4. evre kanser nedir, metastaz ne demektir, kanser neden metastaz yapar ?

Yazı Boyutu:
Küçült
Sıfırla
Büyült

Kanser, çok sayıda basamağı olan bir hastalık sürecidir. Bu süreç hücre çoğalmasının kontrolden çıkması ile başlar ve eğer erken dönemde tanınıp tedavi edilemezse, kanserleşen hücrelerin uzak dokulara yayılması ile devam eder. Kanserin köken aldığı organ dışına çıkarak diğer organlara yayılmasına metastaz denir. Metastaz yapma kan dolaşımı veya lenf sistemi aracılığı ile olur. Kan yoluyla yayılmada, kanser hücreleri yakındaki yeni oluşmuş veya oluşmakta olan kan damarlarına girerek dolaşıma katılır ve vücudun diğer bölgelerine göç eder. Kanser hücrelerinin vücuda yayılmasında rol alan bir diğer mekanizma olan lenfatik yayılmada ise, kanser hücreleri lenfatik sisteme girer ve böylece farklı lenf nodlarına taşınarak ikincil tümörler oluştururlar. Metastatik tümörlerin oluşumu ve yayılmasında rol oynayan bir başka mekanizma da transkoelomik metastazdır. Bu mekanizmada, var olan tümörler vücut boşluklarından bitişik doku veya organlara yayılmaktadır. Transkoelomik metastaz çoğunlukla pankreas, kalın barsak ve rahim kanserlerinde meydana gelir.

Kanser hücreleri, vücudun diğer bölgelerine yayılmak için belirli aşamaları geçmelidir. Bu aşamalar şu şekilde sıralanabilir:

  1. Kanser hücreleri orijinal tümörden ayrılmalı ve kan dolaşımı veya lenf sistemine girmelidir.
  2. Kan veya lenf damarlarının duvarlarına tutunup yeni organların içine taşınmalıdır.
  3. Yeni organlara ulaştıklarında besin ihtiyaçlarını karşılayabilmeleri için yeni kan damarlarının oluşturmalıdırlar (anjiyogenez).
  4. Taşındıkları yeni bölgelerde büyüyebilmeli ve gelişmelidir.
  5. Yeni tümörler geliştirebilmek için immün (bağışıklık) sistem savunmasından kaçabilmelidir.

Kanser hücrelerinin kan veya lenfatik sisteme girmeleri her zaman metastazla sonuçlanmaz. Bunun sebebi, kanserleşen hücrelerin çoğunun dolaşım sistemlerinde taşınırken immün sistem hücreleri tarafından tanınıp öldürülmesidir. Metastaz olayını gerçekleştirebilen hücreler, ölüm mekanizmalarından kaçabilecek yeni özelliklere sahip olmasını sağlayan mutasyonlar (genetik değişim) geçirir. Bu sayede yeni doku ve/veya organlara taşınan kanser hücreleri yeni tümörler oluşturma yeteneğine sahip olurlar.

Kanser hücreleri, genetik değişimler sayesinde sadece ölüm mekanizmalarından kaçmaz, bununla beraber metastazda önemli bir rol oynayan anjiyogenez olayını da tetikleyebilecek yeteneğe sahip olurlar. Normal fizyolojik koşullarda (yaraların iyileşmesi, menstüral döngü, vb.), mevcut kan damarlarından yeni damarların oluşması olarak tanımlanan anjiyogenez sınırlı olmasına rağmen, tümör anjiyogenezi sınırsızdır. Bunun sebebi, kanser hücrelerinin anjiyogenezi hızlandıracak büyüme faktörlerini salgılamalarıdır. Tümör anjiyogenezi sayesinde, metabolik olarak sürekli aktif olan kanser hücrelerinin artan besin ve oksijen gereksinimi karşılanmış olur. Ayrıca, yeni damar oluşumları, kanser hücrelerinin dolaşıma daha kolay katılmasına ve metastatik yayılımının başlamasına olanak sağlar.

Kanser hücrelerinin yeni organlarda tümör oluşturabilmeleri için öncelikle ulaştıkları organlara yerleşmeleri gerekir. Bunu başarabilmelerini sağlayan hücrelerin kimlikleri olarak adlandırılan glikokaliks tabakasıdır. Glikokaliks, hücre zarında bulunan yağ moleküllerine şeker moleküllerinin bağlanması sonucu meydana gelir. Şeker moleküllerinin kombinasyonları, hücrelerin hangi doku veya organa ait olacağını belirleyen kriterdir. Kanser hücreleri ulaştıkları yeni organlara yerleşebilmek için kendi hücre zarı yağlarına organa ait şeker kombinasyonlarını ekleyip sanki yerleştikleri doku veya organın hücresiymiş gibi davranabilme özelliğine sahiptir. Bu sayede organlar kanser hücrelerini kendi dokusunu oluşturan hücreler olarak algılar ve yapılarına katarlar. Böylece kanser hücreleri organların içine yerleşip ürerler ve yeni tümörler oluştururlar.

Kanserin nerede başladığı vücudun hangi bölgelerine yayılacağı konusunda önemli bir rol oynar. Örneğin, meme kanseri genellikle koltukaltı lenf düğümlerine yayılırken, kasık lenf düğümlerine yayıldığı çok nadir görülür. Bu duruma bir başka örnek olarak kalın barsakta oluşan kanser hücrelerinin karaciğere yayılması gösterilebilir. Çünkü bağırsaklardaki kan karaciğere akmaktadır ve böylece kanser hücreleri kalın barsaktan karaciğere kolaylıkla ulaşabilmektedir. Benzer olarak, kalp, kanı vücudun diğer bölgelerine pompalamadan önce kan, akciğerlerden geçtiği için birçok kanser akciğerlere yayılmaktadır.

Oluştukları yerlerden farklı bölgelere göç edebilme yeteneğine sahip olan kanser hücrelerinin köken aldıkları kanser tipine bağlı olarak metastatik hedefleri bulunmaktadır. Farklı kanser türlerinin metastaz yapmayı tercih ettiği hedef organlar aşağıdaki tabloda gösterilmiştir.

 

Kanser türü
Metastaz yapmayı tercih ettikleri başlıca organlar
Akciğer
Diğer akciğer, böbrek üstü bezleri, karaciğer, kemikler, beyin
Baş-boyun
Akciğerler
Beyin
Omurilik (spinal kord)
Böbrek
Akciğerler, kemikler
Karaciğer
Akciğerler, kemikler
Kalın barsak
Karaciğer, akciğerler, kemikler, beyin, leğen kemiği
Lenfoma
Lenf düğümleri, dalak, kemik iliği, beyin, omurilik, mide, bağırsak
Lösemi
Kemik iliği, diş etleri, omurilik ve beyinin dışındaki sıvı
Melanom
Lenf düğümleri, beyin, akciğerler, karaciğer, kemikler, deri
Meme
Lenf düğümleri, kemikler, karaciğer, akciğerler, beyin, akciğer zarı
Mesane
Leğen kemiği, akciğerler, karaciğer, kemikler
Mide kanseri
Periton (karın zarı), karaciğer, lenf nodülleri
Multipl miyelom
Kemikler
Yemek borusu
Göğüs, karın
Pankreas
Periton, karaciğer, akciğerler
Prostat
Kemikler
Rahim
Vajina, periton, karaciğer, akciğerler
Rahim ağzı
Vajina, uterus, rektum, mesane, omurga, karaciğer, akciğerler, kemikler
Yumurtalık
Periton, leğen kemiği, akciğerler, karaciğer

 

Kanser, vücudun başka bölgelerine yayılmış olsa da ilk başladığı organın ismiyle nitelendirilir. Örneğin, prostat kanseri, kemiğe metastaz yapmışsa kemikte tanımlanan kanser kemik kanseri değil hala prostat kanseridir. Hastanın tedavisi kemik kanseri tedavisi olarak değiştirilmez. Tedavi süreci metastatik prostat kanseri tedavisi olarak devam eder. Bazı vakalarda, metastatik tümörler orijinal tümör bulunmadan tanımlanabilir. Eğer bu tür vakalarda kanser vücudun pek çok bölgesine yayılmışsa kanserin nereden köken aldığını bulmak çok zor olmaktadır.

Bir kanserin metastaz yapması her şeyin sonu olduğu, kesinlikle tedavi edilemeyeceği anlamına gelmez. Kanser tıbbındaki gelişmeler sayesinde günümüzde kanser tanısı alan her 3 kişiden 2’si, en az 5 yıl yaşamaktadır.

Sağlıklı ve mutlu kalın...
Prof. Dr. Mustafa Özdoğan