Subat-4-Dunya-Kanser-Gununun-hatirlattiklari

4 Şubat Dünya Kanser Günü'nün hatırlattıkları

Yazı Boyutu:
Küçült
Sıfırla
Büyült

İnsanlığa katkısı olan, yaşamları kurtaran olaylar, tarihin her döneminde "hatırlatıcı" olarak anılmaları için yıl dönümlerinde kutlanagelmiştir. Kanser alanında ise tek bir günden bahsedilemez. Çünkü modern tıbbın gelişmesi ile özellikle son 100 yıldır dünyanın her noktasında hekimler, bilim insanları bu zorlu hastalığı anlamak ve kontrol altına almak için gece-gündüz aralıksız çalışmaktadır. Bununla birlikte kanserin öğrenilmesi ve unutulmaması gereken ön önemli özelliklerinden biri, neredeyse yarısının "önlenebilir" olmasıdır. İşte bu, "kanserin önlenebilir olması" farkındalığını oluşturmak için her yıl 4 Şubat, Dünya Kanser Günü olarak çeşitli etkinliklerle anılmaktadır.

Her yıl yaklaşık 14 milyon kişi kansere yakalanıyor. Bununla birlikte kanser tedavilerinde son 10 yıldaki gelişmeler ile hastaların yaşam süresi ve kalitesi de önemli ölçüde artıyor.

Toplum kanser korkusundan kurtarılmalı

Sigara, dengesiz beslenme ve hareketsiz (sedanter) yaşam ile mücadele, hepatit-B ve HPV’ye karşı aşılama konusunda toplumsal farkındalık yaratma, kanseri önlemede en önemli hedefler olmalıdır.

İleri yaş hastalığı olarak bilinen kanserin görülme yaşının, giderek düşmektedir. Kanser her geçen gün erken yaştaki kişileri de tehdit etmekte ve bilim insanları genç hastalarda kanser görülme sıklığındaki şaşırtıcı artışa ciddi düzeyde efor harcamaktadır.

Kadın ve erkeklerde kanser Check-up’ı gerekli

Kadınlar meme ve rahim ağzı kanseri konusunda 20’li yaşlarda bilinçlendirmeli ve kendi sağlığını nasıl yöneteceklerini öğrenmeli. Cinsel aktif dönemden sonra düzenli rahim ağzı smear kontrolleri yapılmalı, memede değişiklikler algılanmalı ve gerektiğinde doktora başvurmaları alışkanlık haline getirilmelidir.

40 yaşından sonra yılda bir mamografi, 55 yaşından sonra sorun yok ise 2 yılda bir mamografi, 50 yaşından sonra kadın erkek ayırmaksızın kalın bağırsak kanserinde erken tanıya yönelik kolonoskopi veya dışkıda kan araması periyodik yapılmalıdır. 55 yaşından sonra 30 paket yıl ve üzeri (günde bir paket 30 yıl veya günde 2 paket 15 yıl) sigara içmiş erkeklerde yılda bir düşük doz akciğer tomografisinin yaşam kurtarıcı olduğu anlatılmalıdır. Sigara içen bireylerin bilinçlenmesi ve sigarayı bırakmaları konusunda birden çok yöntemin olduğu öğretilmelidir.

Aşılanma ihmal edilmemeli

Malesef aşılama konusunda toplumumuz halen yeterince duyarlı değil. Hepatit B aşısının siroz ve karaciğer kanserinden koruyuculuğu, insan papillom virüs (HPV) aşısının kadınlarımızı rahim ağzı kanserinden, aynı zamanda erkekleri ve kadınları baş boyun kanseri ve makat kanserlerden koruduğu gerçeği topluma sürekli anlatmalı ve kolaylıkla önlenebilir kanserler için geleceğimiz ve çocuklarımız korunmalıdır.

Kanserden korunma çocukluk çağında başlamalı

Kanserle mücadelenin çocukluk çağından itibaren başlaması, geleceğin gençlerini koruma adına son derece önemlidir. Şehir yaşamı çocukları yetişkinlerden çok daha fazla etkilemektedir. Günümüzde pek çok insan anne mutfağından fast food tarzı beslenmeye hızlı bir geçiş yapmış, şehirleşme ve kariyer kaygısının getirdiği olumsuzlukları yaşamaya başlamıştır.

İlkokuldan itibaren mahalle oyunlarından, önü arkası kesilmeyen masa başı sınav hazırlıklarına, televizyon ve dizi bağımlılıklarına doğru yol almıştır. Çocuklar dengeli beslenemedikleri için ilköğretimden itibaren obezite riski ile karşı karşıya kalmakta, lise dönemleri ile birlikte de sigaradan korunamayan, bu süreçte sigarayı deneyimlemiş ve bağımlılığa doğru hızla giden bir nesil haline gelmektedir. Bu nedenle gerekli önlemler, ilköğretim çağından itibaren alınmalıdır.

Doğru kullanılan kimyasallar yaşamın bir parçası

İnsanlığın en önemli dostu, uzun ve sağlıklı yaşamın vazgeçilmezi olan kimyasalların doğru yönetimi konusu önemsenmeli, bilinçsiz ve kötüye kullanımı hedef alınmalıdır.

Kimyasal barındırdığı endişesi ile sebze, meyve ve beyaz et gibi toplumun vazgeçilmezi olan, ulaşılabilir gıdalardan uzaklaştırmaya yönelik yönlendirmeler uygun değildir. Kimyasalların sadece gıdalarda değil tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde tekstil, inşaat malzemeleri ve yaşamın her alanında kötüye kullanımı söz konusu olabilir.

Burada kıymetli olan, gıdanın suçlanması değil, halka güven verir denetimlerin ve standardizasyon kurallarının ülkemizde oluşturulması olmalıdır. Radon gazı, akciğer kanseri için sigaradan sonra ikinci en sık neden olarak karşımıza çıkmaktadır. Çevresel radyasyon olarak bilinen radon gaz ölçümlerinin inşaat alanlarında tanımlanması gerekmektedir.

Sağlıklı ve mutlu kalın...
Prof. Dr. Mustafa Özdoğan