Kanser Haberleri, Serviks (rahim ağzı) kanseri

Bevasizumab ilerlemiş serviks (rahim ağzı) kanserinde etkili

Yazı Boyutu:
Küçült
Sıfırla
Büyült

Değerli hasta ve hasta yakınlarım, bu haberimde sizler ile rahim ağzı kanseri tedavisinde önemli bir gelişmeyi paylaşacağım. Bu haber vesilesi ile de sizlerin bilgi dağarcığını birazcık geliştirmek ve kendinize ya da eşinize yardımcı olabilecek bilgileri sunmak isterim.

Düzenli doktor kontrolü ile artık rahim ağzı kanseri kadınların korkulu rüyası olmaktan çıktı. Kadınlar cinsel aktif olduktan sonra 3 yılda bir yaptıracakları hekim muayenesi ve rahim ağzından alınan smear (patolojik inceleme) ile yaşamlarını koruyabilirler. Pek çok kanser türünde olduğu gibi rahim ağzı kanserinde de sigara kullanımı önemli bir risk faktörüdür. Bunun dışında istatistikler, cinsel yolla bulaşan hastalıklar, erken yaşta cinsel ilişki, kocası çok eşli kadınlar ve genellikle düşük sosyoekonomik durumdaki kadınlar arasında yaygın görüldüğünü gösteriyor. Erken evrede teşhis edildiğinde; anormal lekelenme tarzı vajinal kanamalar, cinsel ilişki sonrası kanamalar, kötü kokulu akıntı, et suyu kıvamında akıntı, genital kaşıntı ve yanma gibi sıklıkla görülen belirtilerle karşılaşıla biliniyor. Rahim ağzı kanseri erken dönemde belirti veren özelliğinin yanında, tanısı jinekolojik muayene ve smear testi ile kolaylıkla konulabilmekte. Erken evrede yakalanıp tedavi edildiğinde başarı oranı %80-85. Günümüzde en korkutucu kanser türleri arasından çıkmış olup bundan böyle ölümcül olmaktan uzaklaşmıştır.

Rahim kanserinde erken tanı konması hastaların yaşamını kurtarmaktadır. Oldukça erken evrede saptanması durumunda hastalar sınırlı bir cerrahi müdahale ile kurtulabilmekteler. İlerlemiş hastalık durumunda ise günümüze değin kemoterapiler ile hastalığı geriletmeye ve yaşamı uzatmaya çalıştık. Bir çok kanser türünde akıllı ilaçlar klasik kemoterapi uygulamalarının etkinliğini artırmış olmasına veya tek başına akıllı ilaçlar ile başarı elde edilmesine rağmen yakın zamana kadar rahim ağzı kanserinde akıllı ilaç uygulamasını destekler bir veri elde edilememişti. Bu konuda yapılan yeni bir çalışmada ilk kez, ilerlemiş vakalarda akıllı ilaç-kemoterapi kombinasyonunun tek başına kemoterapi uygulamasına göre yaşamı uzattığı saptandı.
Roche ve Genentech firmaları tarafından geliştirilen “Bevasizumab” adlı ilaç kanser tedavisinde antikor olarak kullanılmaya başlandı. Nasıl mı? Tümör hücreleri kontrolsüzce ürerken oksijen ve besin madde ihtiyacı artıyor. Bevasizumab tümörün büyümesi için gerekli olan kan damarları oluşum sinyalini tanıyor ve bloke ediyor. Amerika ve Avrupa’da Avastin, ülkemizde Altuzan adıyla piyasaya sürülen ilacın, ilerlemiş rahim ağzı kanseri hastalarının ömrünü 4 ay daha uzattığı, klinik çalışmalar ile saptandı.

Diğer bir çok kanser türünde de araştırmalar devam ediyor olmasına rağmen, Bevasizumab (Altuzan) adlı ilacın özellikle ilerlemiş rahim ağzı kanseri hastalarda ömrü uzattığının tespit edilmesi sonucunda haber uluslararası kamuoyu ile paylaşıldı.

Hastanın toplam kilosu üzerinden her kilogramı için üç haftada bir 15miligram bevasizumab verilerek kemoterapi tedavisine devam edildi. Sonuçlar, kemoterapi tedavisi ile birlikte Bevasizumab kullanan hastaların, kullanmayan hastalara göre ortalama 3.7 ay ömrünün uzadığını gösterdi. İlerlemiş vakalarda, sadece kemoterapi gören hastalar ortalama 13.3 ay gibi bir süre yaşarken, kemoterapi tedavisi ile birlikte Bevasizumab kullanan hastaların ortalama 17 ay yaşadığı tespit edildi. Bu yaşamsal fark istatiksel olarak çok önemli. Ancak bunun yanında Bevasizumab kullanan hastalarda daha fazla yan etki görüldüğü tespit edildi. Fakat bu yan etkiler Bevasizumab adlı ilacın daha önceden bilinen yan etkileriydi.

Bu güne değin Bevasizumabın birçok kanser türünde kemoterapiye ilavesi ile başarıyı artırdığını bilirken rahim ağzı kanseri içinde etkin bulunması hastalarımız adına biz onkologları mutlu etti. Çünkü daha önce rahim ağzı kanseri tedavisinde seçenekler sınırlıydı.

2009 ile 2012 yılları arasında standart tedavi gören ilerlemiş rahim ağzı kanserli toplam 452 Amerikalı ve İspanyol hasta incelendi. Deney iki soruyu cevaplamak içindi: Birincisi, topotecan ve paclitexal kanser ilaçları kombinasyonunun kullanımı, cisplatin ve paclitaxel kombinasyonuna oranla daha mı etkili? Yoksa bu ikili iki kombinasyondan birine bevasizumab eklendiğinde ömrü uzatıyor mu?

Analiz 2012 yılında yapıldı. Hastalar 4 grupta incelendi. İki grup bevasizumab kullandı. Deney sonucunda topotekan ve paklitaksel kombinasyonu kullanımının standart sisplatin ve paklitaksel kombinasyonu tedavisinden daha etkili olmadığı gözlemlendi. Sonuçları hem araştırmacılar hem de hastalar onayladı.

Bevazsizumab adlı ilacın amacı tümörü besleyen kan akışını bloke etmekti. Kemoterapi tedavisi ile birlikte kullanıldığında damar içi dokusu üreme faktörünü engellediği onaylandı. Damar içi üreme faktörü (VEGF), tümörlü kan damarlarının büyümesinde kritik rol oynayan bir protein.
Dünya Sağlık Örgütü, güncel olarak tüm dünyada 2 milyondan fazla kadında rahim ağzı kanseri olduğunu ve her gün 650`den fazla kadının rahim ağzı kanseri nedeniyle hayatını kaybettiğini tahmin etmekte. Her yıl 490 bin yeni rahim ağzı kanseri olgusuna tanı koyuluyor ve bu, günde 1300`den fazla yeni olgu demek anlamına geliyor. Rahim ağzı kanseri en sık 35-55 yaş grubundaki kadınları yakalıyor. Ancak hastalığın görülme yaşı giderek düşmekte ve 20-30 yaş grubundaki kadınlar da bu hastalığa yakalanmakta.

Artık ileri evre rahim ağzı kanseri için daha güçlü bir tedavi seçeneğimiz olduğunu öğrendik. Tabi ki ülkemizde hastalarımızın bu ilacı rahim ağzı kanserinde doğrudan kullanması için bir onay süreci gerekecektir. Ancak gerekli olduğu durumlarda endikasyon dışı Sağlık Bakanlığı başvuruları ile de bu ilaca ulaşımın mümkün olacağını düşünmekteyim. Hastaların kendilerini takip etmekte olan hekimleri ile tedavi seçeneklerini konuşmaları ve hekimlerinin kendileri için seçtiği en doğru tedavi yöntemi ile devam etmeleri son derece önemlidir.

Sağlıklı ve mutlu kalın...
Prof. Dr. Mustafa Özdoğan

Kaynak:

http://www.medscape.com/viewarticle/779002