beyin-tumoru

Beyin tümörü nedir? Nedenleri - risk faktörleri nelerdir?

Yazı Boyutu:
Küçült
Sıfırla
Büyült

Beyin yumuşak, süngerimsi doku kütlesidir.

Beynimizi koruyan üç yapı;

-Kafatası kemikleri

-Üç ince doku beyin zarı katmanı (meninks)

-Beyin-omurilik sıvısı (beyin omurilik sıvısı; beynin içindeki (kabarcıklardan) boşluklardan, beyin zarı arasındaki boşluk boyunca akar) olarak adlandırılır. Beyin yürüme, konuşma gibi seçtiğimiz ve soluk alıp vermek gibi vücudumuzun sorgusuz sualsiz, doğal olarak yaptığı eylemleri yönetir. Bunun yanında görme, işitme, dokunma, koku ve tat alma gibi duyularımız, hafıza, duygu ve kişiliğimizden de sorumludur.

Sinir ağı, beyinden vücudun diğer bölümlerine ileri geri mesaj iletirler. Bazı sinirler, beyinden direk gözlere, kulaklara ve baş kısmının diğer bölümlerine gider. Diğer sinirler, omurilik vasıtasıyla beyin ve vücudun diğer bölümleri arasında çalışırlar.

Beyin ve omurilikte bulunan glial hücreler, sinir hücrelerinin etrafını sarar ve yerlerinde tutar.

Beyindeki üç ayrı bölüm farklı aktiviteleri kontrol eder:

Beyin (Serebrum): Duyularımızdan aldığı bilgileri kullanarak çevremizde olup bitenleri ve vücudun vereceği tepkileri iletir. Serebrum, sağ ve sol (serebral hemisfer – beyin yarımyuvarları) olarak ikiye ayrılır. Sağ yarımyuvar, vücudun sol tarafındaki kasları kontrol eder. Sol yarımyuvar ise, vücudun sağ tarafındaki kasları kontrol eder.

Beyincik (Cerebellum): Beyincik, yürüme, ayakta durma ve diğer komplike hareketlerde dengede durma eylemini kontrol eder.

Beyin Sapı (Brain Stem): Beyin sapı, omurilik vasıtasıyla beyne bağlıdır. Nefes alıp verme, vücut ısısı, kan basıncı ve diğer temel vücut fonksiyonlarını kontrol eder.

Beyinde gelişen anormal hücrelere beyin tümörü denir. Beyin tümörleri kötü huylu (kanser) veya iyi huylu (kanser değil) olabilir.
Şüpheli beyin tümörleri, anormal hareketler veya başka diğer bulgularla kendini belli edebilir. Tanı koymak amacıyla yapılan seri testlerle, bulgular araştırılır. Hücrenin detaylı araştırılması, en doğru tedavinin uygulanması için gereklidir. Tümörü oluşturan farklı türde hücreler, farklı beyin tümörlerini oluşturur. Ayrıca kanserin yayılımını tespit etmek, diğer beyin dokularına yayılıp yayılmadığını yani tümörün ne kadar agresif olup olmadığını belirlemek için önemlidir.

Beyin tümörlerinde risk faktörleri nelerdir?

Farklı kanser türlerinin, farklı risk faktörleri vardır. Sigara içmek gibi risk teşkil eden bazı faktörleri değiştirmek sizin elinizdedir. Ancak, yaş, aile geçmişi gibi bazı faktörler var ki, bunlar değiştirilemez.

Ancak, risk faktörleri bize her şeyi anlatmaz. Risk taşıyor olması, o kişinin hastalığa yakalanacağı anlamına gelmez. Bilinen herhangi bir risk faktörü olmadan, kanser hastalığına yakalanan birçok insan olduğu bir gerçektir. Bazı risk faktörleri vardır ki, beyin tümör riskini arttırır.

Radyasyona Maruz Kalmak ve Beyin Kanseri: En çok bilinen risk faktörlerinin başında yer alır. Beyin tümörü tedavisi için kafaya uygulanan radyasyon, diğer kanser tedavileri içinde kullanılmaktadır. Tedavi edici özelliği, risk faktörü oluşundan daha ön planda olduğu için hastalarda uygulama devam etmektedir.

Beyin Kanserinde Aile Geçmişi: Beyin tümörü tanısı konan birçok hastanın aile geçmişinde, bu hastalığa rastlanılmamaktadır. Ancak, nadiren de olsa omurilik ve beyin kanserleri aile üyelerinde görülmektedir. Genel olarak, ailesel faktörlere dayalı bir tümör tanısı söz konusu olduğunda, hasta genç yaşta olmaktadır.

Bağışıklık Sistemi Bozuklukları ve Beyin Kanseri: Bağışıklık sisteminde bozukluk olan kişilerin, omurilik ve beyinde lenfoma (habis tümör) riski artar. Lenfoma, hastalıklarla savaşan beyaz kan hücreleri lenfositlerde (akyuvarlar)oluşur. Vücudun diğer bölgelerine göre lenfomaya en sık rastlanan bölüm merkezi sinir sistemidir. Bağışıklık sistemindeki eksiklik, doğuştan olabilir veya diğer kanser tedavileri nedeniyle meydana gelebilir.

Net olmayan, tartışmalı veya kanıtlanmamış etkilerden kaynaklı risk faktörleri:

Cep Telefonları: Cep telefonları, tıpkı, radarlar, mikrodalga fırınlar, uydu istasyonları gibi radyo dalgaları yayarak elektromanyetik bir enerji oluşturur. Cep telefonları, hücrelerin DNA’larına zarar vererek kansere yol açacak şekilde iyonlaştırılmış radyasyon yaymazlar. Bunun yanında, cep telefonları için kurulan vericilerin yaydıkları radyasyon ile ilgili endişeler devam etmektedir. Ayrıca, cep telefonlarının kulakla uzun süreli yakın teması beyin tümörü riskini arttırabilir.

Diğer faktörler: Vinilklorür (plastik üretiminde kullanılan bir kimyasal), ham petrol ürünleri ve belli bazı kimyasallara maruz kalmak, beyin tümörü rüskini arttırır. Elektromanyetik alanlara, belli virüslerin enfeksiyonlarına maruz kalmak olası risk faktörünü arttırıcı sebepler arasında yer almaktadır. Ancak araştırmacılar, bu faktörlerin beyin tümörüne yol açtığına dair yeterli delil elde edememişlerdir. Risk faktörleri ile ilgili araştırmalar devam etmektedir.

Sağlıklı ve mutlu kalın...
Prof. Dr. Mustafa Özdoğan