Bilim-insanlari-meme-kanserine-sebep-olabilen-yuksek-oncelikli-kimyasallari-tespit-etti

Bilim insanları meme kanserine sebep olabilen “yüksek öncelikli” kimyasalları tespit etti

Yazı Boyutu:
Küçült
Sıfırla
Büyült

Son günlerde Amerikan’da Çevre Sağlığı kapsamında yapılan yeni bir çalışma, kadınların meme kanseri riskini azaltmak için kaçınılması gereken 17 “yüksek öncelikli” kimyasalı tanımlamıştır.

Bugün ABD’de doğan kadınların yaklaşık %12.4’ü hayatlarının bir noktasında meme kanserine yakalanmaktadır. Geçmiş dönemdeki araştırmalar, bazı kimyasallara maruz kalındığında meme kanseri riskinin arttığını belirtmiştir. Amerika’da Çevre Sağlığı kapsamında yapılan bir çalışma, kadınların meme kanseri riskini azaltmak için kaçınılması gereken 17 “yüksek öncelikli” kimyasalı tanımlamıştır.

Çalışma, kadınların en sık maruz kaldığı yüksek öncelikli kimyasalları ve maruz kalma derecelerini tanımlayarak, meme kanserinden korunmak için bir yol haritası sunmaktadır. Bu bilgi, meme kanseriyle bağlantılı kimyasallara maruz kalmayı azaltmak ve kadınların nasıl etkilendiğini anlamaya yardımcı olmak için rehberlik edecektir.

Meme kanserlerinin sadece % 5-10 kadarı yüksek riskli kalıtsal genlerin bir sonucudur. Ayrıca, meme kanseri teşhisi koyulan kadınların yaklaşık %80’i ailelerinde meme kanserine yakalanan ilk kişilerdir. Ayrıca, ek faktörlerin meme kanserine neden olduğuna dair kanıtlar vardır.

Meme kanseri karsinojenlerinin (kansere neden olan madde) belirlenmesinde alkol, sigara gibi bazı kimyasallara maruz kalma ve bunların hormon replasman tedavisi ile birlikte kullanılmasının kadınlarda meme kanseri riskini arttırdığı daha önce birçok çalışma ile gösterilmiştir.

Ancak araştırmacılar, başka birçok kimyasal maddenin hayvanlarda meme tümörlerine neden olduğuna dikkat çekmek istemişlerdir. Bununla birlikte, bu kimyasalların sadece çok az bir kısmı insan meme kanseri çalışmalarında yer almıştır, çünkü maruziyeti ölçmek için şimdiye kadar uygun teknikler tam olarak var olmamıştır. Bu nedenle çalışma ekibi, kadınlarda en yüksek meme kanseri riskini sunan kimyasalları tanımlamak ve bu kimyasallara maruz kalma derecesinin nasıl ölçülebileceğini göstermek üzere yola çıkmıştır.

Araştırmacılar, kadınların maruz kalma olasılığı en yüksek 102 kimyasalı tanımlamadan önce, kemirgenlerde meme kanseri ile ilişkilendirilmiş 216 kimyasal tanımlamıştır. Aynı araştırmacılar daha sonra kemirgen çalışmalarında bu tür kimyasallara maruziyeti değerlendirmiş ve insan meme kanseri çalışmalarının sonuçları ile karşılaştırmıştır. Böylelikle kemirgen çalışmalarının, insan çalışmalarından elde edilen sonuçları tahmin etmek için kullanılabilir olup olmadığı değerlendirilmiş olmuştur.

İnsanların kan, idrar veya diğer örneklerinde her bir kimyasal ya da metabolitlerin (canlılarda çeşitli tepkimeler sırasında ortaya çıkan ve normal olarak vücutta birikmeyerek başka bileşiklere dönüşen kimyasal bileşikler) ölçüldüğü çalışmalar, araştırmacılar tarafından değerlendirilmiştir. Karsinojenlere maruziyeti ölçmek için en iyi yolun bu olduğu vurgulanmıştır.

Benzin ve yanma ile oluşan kimyasallar, en büyük “meme karsinojen” grubudur. Araştırmacılar, kadınlarda meme kanserine sebep olan 17 yüksek öncelikli grup kimyasalı tanımlamıştır. Çevremizde meme kanserine yol açan en büyük kaynakların, benzen ve bütadien gibi yanma tarafından oluşan kimyasal maddeler olduğu bulunmuştur. Bu tür kimyasallar araç yakıtı, çim ekipmanları, tütün dumanı ve yanmış veya kömürleşmiş gıdalarda mevcuttur.

Genellikle endüstriyel yağ çözücüler, özel temizleme ve leke çıkarıcılarda bulunan, metilen klorür ve diğer halojenli organik çözücü maddeler de dahil olmak üzere bazı çözücülerin, meme kanserine neden olan kimyasal maddeler olduğu bulunmuştur.

Diğer meme karsinojenler alev geciktiricilerde bulunan kimyasalları, leke tutmaz tekstili, hormon replasman tedavisini ve içme suyu dezenfeksiyon yan ürünlerini içerir.

Araştırma ekibi, kadınların maruziyetini ölçmek için tanımlanan 102 yüksek öncelikli meme kanseri karsinojeninden 62 tanesi için idrarda, kanda ve diğer örneklerde biyobelirteçler bulmuştur. Ayrıca, kemirgenlerde kullanılan tekniklerin, insanlarda başka 11 kimyasalı daha tanımlamak için kullanılabileceğini keşfetmiştir.

Uzmanlar, kimyasallar ve meme kanseri arasındaki ilişkinin bugüne kadar “büyük ölçüde görmezden gelindiğini” söylemektedir. Kimyasal maruziyeti azaltmak pek çok kadında meme kanseri riskini azaltabilir. Meme kanserinden korunma ile ilgili bilgiler verilirken çoğu zaman kimyasal maruziyetten bahsedilmez. Toksik kimyasal maruziyeti hedef gösteren çalışmalar, meme kanseri için harcanan paranın içinde kovadaki suyun sadece 1 damlası kadardır.

Ancak, bu son çalışma bunu değiştirebilir. ABD’de yakında başlayacak olan 50 bin kadından daha fazla katılımcının katılacağı kız kardeş çalışmasında, bu bulguların kullanılarak meme kanserinin nedenlerine daha iyi bir bakış sunulması hedeflenmektedir.

Meme karsinojenlerine maruziyeti azaltmak için adımlar

Meme karsinojenlerine maruziyet riskini azaltmak için daha şimdiden yapabileceğiniz bazı şeyler vardır:

-Araçların ve jeneratörlerin kullandığı benzin, motorin gibi fosil yakıt dumanlarına maruz kalmayı sınırlayın,
-Gazla veya elektrikle çalışan çim biçme makinalarını kullanın,
-Yemek pişirirken bir vantilatör kullanın ve kömürleşmiş veya yanmış gıda tüketimini azaltın,
-Leke tutmaz kilim, kumaş ya da mobilyadan kaçının,
-İçme suyu filtresi için katı karbon blok kullanın,
-Ev tozundaki kimyasallara maruziyeti azaltmak için ıslak bez ve paspas ile temizleyin.

Günlük yaşantınızda ufak ama bir o kadar da önemli birkaç noktaya dikkat ederek meme kanseri riskini azaltabileceğiniz yapılan bu çalışmayla desteklenmiştir. Unutmayın, yaşam şeklinize sağlıklı bir yön vererek kanserin sizin kaderiniz olmadığını kanıtlayabilirsiniz. Öyleyse, daha bilinçli ve kontrollü hareket ederek neden sağlıklı bir yaşam sürdürmeyesiniz...

Sağlıklı ve mutlu kalın...
Prof. Dr. Mustafa Özdoğan

Kaynak:

Rudel RA, Ackerman JM, Attfield KR, Brody JG.
New Exposure Biomarkers as Tools For Breast Cancer Epidemiology, Biomonitoring, and Prevention: A Systematic Approach Based on Animal Evidence.
Environ Health Perspect. 2014 May 12.