bobrek-kanserinde-kemoterapi-radyoterapi-ve-hedefe-yonelik-tedaviler

Böbrek kanserinde kemoterapi, radyoterapi ve hedefe yönelik tedaviler

Yazı Boyutu:
Küçült
Sıfırla
Büyült

Kemoterapi

Kanser hücrelerini öldürmek için uygulanan ilaç tedavisidir. Kemoterapi tedavisi ağızdan veya damar yoluyla enjekte edilerek kullanılan kanser ilaçlarını içermektedir. Bu ilaçlar, kan dolaşımı yoluyla tüm vücudu dolaşıp kanserin başladığı yerin ötesinde, vücuda yayılmış tüm tümörlerin tedavisinde etkili olmaktadır.

Ancak ne yazık ki böbrek kanseri hücreleri kemoterapi tedavisine genellikle direnç gösterir. Bu sebeple de, standart tedavi olarak uygulanmaz. Vinblastin, floksuridin, 5-florourasil (5-FU), kapesitabin ve gemsitabin, az sayıda böbrek kanseri hastasına fayda sağlayan kemoterapi ilaçlarıdır.

Radyoterapi

Radyoterapi, yüksek radyasyon enerjisi göndererek kanser hücrelerini öldürmek için kullanılan bir tedavi yöntemidir. Böbrek kanseri tedavisinde radyoterapi zaman zaman dıştan radyoterapi olarak uygulanır. Radyasyon vücudun dışından böbreği hedefler.
Ancak, böbrek kanserleri radyasyona çokta duyarlı değildir. Bu nedenle radyoterapi, kanserin gelişimini yavaşlatmak ve ağrıyı azaltmak için kullanılabilen bir tedavi yöntemidir.
Hedefe yönelik tedaviler – akıllı ilaçlar
Hedefe yönelik tedavi, yaşayan veya büyüyen kanser hücrelerine yönelik uygulanan antikanser ilaçlarla gerçekleşir. Bazı hedefe yönelik tedaviler, büyüme sinyalinin kanser hücresine ulaşmasını engeller; bazıları kan yoluyla kanser hücresinin beslenmesini azaltır, bazıları ise bağışıklık sistemini güçlendirerek kanser hücrelerini tanır ve saldırır. Bu sayede kanserin büyümesi yavaşlatılır veya daha fazla kanser hücresi öldürülür. Hedefe yönelik tedavi, diğer kanser tedavileri ile birlikte uygulanabilir.

Sunitinib (Sutent®)

Sunitinib’de birkaç tirozin kinaz’ı engeller, ancak bu engelleme sorafenib’le aynı değildir. Bu ilaç hem büyüyen kan damarlarına hem de kanser hücrelerinin büyümesine yardım eden diğer hedeflere saldırır.

Pazopanib (Votrient®)

Pazopanib’de sunitinib gibi kanser hücresinin gelişimini yavaşlatan ya da durduran bir başka tirozin kinaz inhibitördür. Ayrıca, kanser hücrelerinin gelişmesine yardımcı olan yeni kan damarlarını oluşturmasını engeller.

Aksitinib (Inlyta®)

Aksitinib’de tıpkı sunitib ve pazopanib gibi yeni kan damarlarının oluşumunu ve kanser hücresinin büyümesini sağlayan tirozin kinaz’ı engelleyen bir ilaçtır. Bu ilaca daha çok uygulanan bir başka tedaviden sonra başvurulur.

Sorafenib (Neksavar®)

Sorafenib, kanseri besleyen yeni kan damarlarını (anjiogenez) ve kanser hücresinin içindeki büyüme uyarısı yapan molekülleri engeller. Bunu, hücre büyümesinde ve yaşamasında önemli bir yer tutan çeşitli tirozin kinazları engelleyerek gerçekleştirir.

Cabozantinib (Cabometyx®)

25 Nisan 2016 tarihinde FDA onayı alan Cabozantinib; öncesinde yeni damar oluşumu engelleyici tedavi alan böbrek kanserli hastalarda kullanılmaktadır. Cabozantinib etkisini kinaz adı verilen yapılar üzerinden göstermektedir. MET, VEGFR 1-2, RET, ROS 1, KIT gibi kinazların çalışmasını engelleyerek uzak dokulara yayılımının (metastaz), yeni damar oluşumunun, ilaçlara karşı direnç oluşumunun önüne geçmektedir. En sık görülen yan etkileri ishal, yorgunluk, mide bulantısı, azalmış iştah, yüksek tansiyon, kusma olarak sıralanabilir.

Temsirolimus (Torisel®)

Temsirolimus, mTOR (normalde hücrelerin büyümesine ve bölünmesine yardımcı olur) olarak bilinen hücre proteinini engeller, kanser hücrelerine zarar verir ve gelişimini önler. Bu ilacın, seyri kötü giden ileri evre böbrek kanserlerinin tedavisinde fayda sağladığı gözlenmiştir.

Everolimus (Afinitor®)

Everolimus’da mTOR proteinin bloke eder. Kanser hücrelerine giden kan akışını azaltarak beslenip gelişmesine engel olur. İleri evre böbrek kanseri tedavisinde, sorafenib ya da sunitinib uygulandıktan sonra kullanılan bir ilaçtır.

Bevasizumab (Altuzan®)

Bevasizumab, yeni kan damarlarının gelişimini durdurur. Böbrek kanseri olan bazı hastalarda interferon-alfa ile birlikte kullanıldığında fayda sağlayabilir.

Sağlıklı ve mutlu kalın...
Prof. Dr. Mustafa Özdoğan