Kanser Haberleri, Osteosarkom (kemik kanseri)

Denosumab dev hücreli kemik kanseri için güvenli ve etkili bir ilaç

Yazı Boyutu:
Küçült
Sıfırla
Büyült

Lancet Onkoloji’de yayınlanan uluslararası klinik araştırma sonuçları, denosumab (Xgeva®) adlı ilacın dev hücreli kemik kanseri tedavisinde güvenli ve etkili olduğunu söylüyor.

Her geçen gün yeni bir ivme kazanan tıp bilimi, insanlık için tedavi edilemeyen bir hastalık olmadığını göstermek adına yoğun bir çaba harcamaktadır. Kanser ise, son yıllarda tıp biliminin büyük mücadeleler verdiği ve çok olumlu sonuçlar elde ettiği bu hastalıklardan biri olarak güncelliğini korumaktadır. Erken teşhis veya tedavi edilmediğinde özellikle bazı türlerinde hayati risk taşıyan kanser hastalığı için çözüm arayışları sürerken, dev hücreli kemik kanserinde etkili olabileceği düşünülen denosumab, yapılan araştırma sonucunda tedaviye olumlu yanıt vermiştir.

Lancet Onkoloji’de yayınlanan ilk araştırma sonuçlarına göre denosumab (Xgeva®), oldukça agresif bir kanser türü olan dev hücreli kemik kanserinde güvenli ve etkili olduğunu kanıtlamıştır. Öyle ki, cerrahi müdahale görmüş hastaların %96’sında yapılan ortalama 13 aylık gözlem sonunda, hastalığın hiç ilerlemediği tespit edilmiştir.

Kemik kütlesi, iskeletin bütünlüğünü ve hareket yeteneğini sağlaması; kaslar için destek ve mineral iyonları için de depo oluşturması bakımından önemlidir. Kemik dokusu, kemik yıkıcılar (osteoklastlar) tarafından yıkılıp, yerine kemik yapıcılar (osteoblastlar) tarafından yenisinin oluşturulması ile hayat boyu yenilenir. Bu yeniden yapılanma, kemik yapımı ve yıkımı ile hücreler arasındaki değişik bağlantılar tarafından sağlanır. Bundan dolayı, hücreler arası gönderilen sinyal ve protein aracılarının yapısı önemlidir.

Daha önceki yıllarda yapılan araştırmalar, RANK ligand olarak bilinen proteinin kemik yıkımında önemli bir rol oynadığını göstermiştir. Dev hücreli kemik kanseri ise, kemik yıkımını sağlayan RANK ligand ile doğrudan ilişkilidir. Bu kanser türü, genellikle yaşları 20 ile 40 arasındaki genç yetişkinleri etkilemektedir. Geçmişte, dev hücreli kemik kanseri hastalar için uygulanan tek tedavi seçeneği olarak uygulanan cerrahi müdahale yöntemi sonrasında, hastalık ya tekrarlamış ya da hastalar ampütasyon (uzvun kesilmesi) gibi tahrip edici sonuçlara katlanmak zorunda kalmışlardır. Hatta bu hastaların %25-30’u, bir sonraki aşama olarak eklem değiştirme (kaybedilen uzvun yerine protez) ameliyatı geçirmişlerdir.

Denosumab, monoklonal antikor olan bir ilaçtır ve hedefe yönelik tedavilerde kullanılır. Bu ilaç, Rank ligand proteinini hedefleyerek kemik yıkımını önler ve potansiyel dev hücreleri elimine eder. Denosumab, kanserden dolayı kemiğe yayılma göstermiş hastalarda, kemikte oluşan komplikasyonların önlenmesi için kullanılır.

Histolojik olarak dev hücreli kemik kanseri olan 282 hasta ile yapılan araştırmada katılımcılar üç gruba ayrılmıştır: I. grup; cerrahi müdahale ile kurtarılabilir dev hücreli kemik kanseri olan hastalardan, II. grup; cerrahi müdahale sonucu eklemli organ kaybı gibi ciddi sonuçlarla karşılaşmış, cerrahi müdahale ile kurtarılabilir dev hücreli kemik kanseri olan hastalardan oluşmuştur. III. grupta ise; bir önceki denosumab araştırmasına katılmış dev hücreli kemik kanseri hastalar bir araya getirilmiştir.

İlk iki gruptaki hastalara, ilk aşamada her ay 8 ve 15 günlük periyotlarda deri altından 120 mg denosumab verilmiştir. Üçüncü grup ise, bir önceki araştırmada verilen denosumab dozajına devam etmiştir. Araştırmanın ilk bitiş noktası, denosumab’ın güvenli profili, ikinci bitiş noktası ise, altı ayda herhangi bir cerrahi müdahale olmaksızın hastaların oranı ve hastalığın ilerleme süresi olmuştur.

Ortalama 13 aylık bir izleme süresi sonunda birinci gruptaki hastaların %96’sında (yani 169 hastada 163 hasta) hastalık hiç ilerlememiştir. İkinci gruptaki hastaların %74’ünde (yani 100 hastada 74 hasta), herhangi bir cerrahi müdahale gerekli olmamış, aynı grupta cerrahi müdahale gören hastaların %62’si (yani 26 hastada 16 hasta) planlandığından daha az zarar görmüştür. Genel olarak, tüm hastaların %72’si, denosumab’a objektif yanıt vermiştir.

Araştırmaya dahil olan hastaların sadece %1’inde çenede kemiklere kan akışının engellenmesi sonucu çöküntü (osteonekroz) oluştuğu, %5’inde ise, kanda kalsiyum miktarının azaldığı (hipokalsemi ) gözlenmiştir. En sık rastlanan yan etkiler; düşük fosfat seviyesi, sırt ağrısı, eller ve ayaklarda ağrı, iskelet kas ağrısı ve anemi olmuştur. Hastaların %9’unda daha ciddi yan etkiler belirlenirken, bu tedavi ile bağlantılı herhangi bir yaşamsal risk tespit edilmemiştir.
Elde edilen ilk sonuçlara baktığımda, denosumab’ın dev hücreli kemik kanserine karşı verdiği olumlu yanıtı ve cerrahi müdahalede oluşan tahrip edici sonuçları azaltmadaki etkisini göz önünde bulundurarak, ilerleyen zamanda yeni bir tedavi seçeneği olacağı ümidini taşımaktayım. Özellikle, yönetmesi güç kanser türlerinde tedavi seçeneklerinin böylesine artması, önümüzdeki bir engelin daha kalkması, bir çözümün daha bulunması demektir. Bunu her zaman hatırlamanız dileğiyle..

Sağlıklı ve mutlu kalın...
Prof. Dr. Mustafa Özdoğan

Kaynak:

http://www.thelancet.com/journals/lanonc/article/PIIS1470-2045(13)70277-8/abstract