En-sik-gorulen-7-sporcu-yaralanmasi-ve-korunma-yollari

En sık görülen 7 sporcu yaralanması ve korunma yolları

Yazı Boyutu:
Küçült
Sıfırla
Büyült

Daha sağlıklı ve zinde bir yaşamın anahtarlarından biri de spordur fakat sağlık için yaptığımız spor bilinçsiz olursa sağlığımızdan olabiliriz. Başarılı bir sporcu olabilmek ve spor hayatımızda performansımızın en üst seviyede olması için sakatlıklardan olabildiğince korunmalıyız. Bu yüzden sakatlıkların ne olduğu, nasıl meydana geldiğini ve korunma yöntemlerini iyi bilmeliyiz.

Sporda sakatlıklar hakkında en fazla duyduğumuz iki kelime muhtemelen burkulma ve kasılmadır.

Burkulma: Vücudumuzda kemikleri birbirine bağlayan ligament dediğimiz lifsel yapılar bulunmaktadır. Bu ligament dediğim
iz yapılar eklemlerin sağlamlığını sağlayan yapılardan biridir ve hareket yeteneğini kısıtlamaktadır. Eklemlerin hareket yeteneğinin aşılması veya ters bir hareket sonucu bu ligamentler fazla gerilmekte hatta kopabilmektedir. Burkulma da ligamentlerin ve etrafındaki bağ dokunun zarar görmesi sonucunda ağrı, şişlik ve morluk oluşmasıdır.

Kasılma (Çekme): Kas liflerinin veya tendonların ( kaslarımızı kemiklere bağlayan yapılardır ) aşırı gerilmesi sonucu meydana gelen ağrı ve şişliktir. Günlük hayatta adele çekmesi olarak da bilinir.

Burkulma ve kasılmayla ilgili sakatlıklar genelde hafif sakatlıkları. İyileşebilirler fakat kas lifi, tendon veya ligamentlerde kopma meydana gelirse cerrahi müdahale gerekir ve iyileşmesi zaman alır.

Spor hayatında sık görülen sakatlıklara değinmek gerekirse;

Ayak bileği burkulması: Ayağımızın içeriye doğru aşırı dönmesi sonucu ayak bileğindeki ligamentlerin fazla gerilme veya yırtılması sonucu oluşmaktadır. İki türü vardır; üst ayak bileği burkulması baldırımızdaki tibia ve fibula kemiklerini birbirine bağlayan ligamentlerin zarar görmesi sonucu oluşmaktadır diğerine oranla daha az görülmekte ve daha zor iyileşmektedir. Farkı olarak da bilekte hassasiyet daha fazla olmaktadır. Alt ayak bileği burkulması bacak ve ayak kemiklerimiz bağlayan ligamentlerin zarar görmesi sonucu oluşmaktadır sık görülen türdür, daha kolay iyileşmektedir.

Kasık çekmesi: Bacak iç bölümünü oluşturan kasların aşırı kullanımı ve zorlanması sonucu oluşmaktadır. Genellikle ağır kamp dönmelerinden sonra veya aktivite öncesi yetersiz ısınma yapıldığı zaman görülmektedir. Buz tedavisi ve dinlenmeyle iyileşmektedir fakat tam aktiviteye hemen dönmek ileri aşamalarda daha büyük sorunlar açabilmektedir.

Arka adele çekmesi: Uyluk arka bölgesinde bulunan üç kasın (hamstring kasları) zorlanması sonucu meydana gelmektedir. Bu sakatlık genelde ani çıkışlar, sıçrama ve hızlı hareketler gerektiren aktivitelerde ortaya çıkmaktadır. Bu kaslar yürüme koşma zıplama gibi günlük hareketlerde rol aldığı için sakatlık ağır derecedeyse yavaş iyileşebilmektedir.

Baldır ağrıları: Genelde alışık olmadığımız yorucu antrenman programı sonrası veya yorucu aktiviteden sonra meydana gelmektedir. Çok ciddi rahatsızlık olmayıp dinlenme, buz tedavisi ve ağrı kesiciler ile geçmektedir. Stres kırıkları da bu ağrıya neden olabilmektedir bu yüzden yeterli dinlenme ve ağrı kesici alımından sonra geçmiyorsa doktora başvurmalıdır.

Diz Sakatlıkları: Anterior ve posterior crusiate ligamentler, çapraz bağlar olarak bildiğimiz bağlardır. Bu bağlar uyluk kemiği ile (femur) baldır kemiğini (tibia,kaval kemiği) birbirine bağlamaktadır. Bu bağlar diz eklemini oluşturan kemiklerimizin birbirinden bağımsız hareket etmesini önlemekte ve diz ekleminin stabilizasyonunu sağlamaktadır. Bu bağlar sıklıkla ayak yerde sabitken vücudun diz merkez olacak şekilde dönmesi sonucunda ya da dize yandan direkt olarak gelen darbeler sonucu yaralanabilmektedir. Kopması sonucu dizden kemik kırılmasına benzer sesle birlikte acı ve şişlik meydana gelmektedir. Tedavisi cerrahi operasyon gerektirmektedir. Ameliyat sonrası tekrar geri dönme yaklaşık 6 ay sürebilmektedir bunun yanında fizik tedavi ve güçlendirme çalışmaları ihmal edilmemelidir. Geri dönme de acele edilmesi, fizik tedavi ve güçlendirme çalışmaları aksatılması sonucu tekrar riski yüksektir.

Patellofemoral sendrom: Diz ekleminin aşırı kullanımı veya dışarıdan darbe sonucu diz kapağı altındaki bağ dokunun zedelenmesiyle oluşmaktadır. Genelde aşırı aktif gençlerde ve sporcularda görülmektedir. Tedavisi için ise düzenli hafif egzersizler yapmalı (bisiklete binme, yumuşak tabanlı ayakkabı ile koşu), diz eklemlerini aşırı zorlamaktan kaçınılmalıdır.

Tenisçi dirseği: El ve el bileğini zorlayan sürekli kullanımı sonucu ortaya çıkmaktadır. Kasların dirsek eklemiyle fazla sürtünmesi sonucu tendon veya kasta aşınma meydana gelmekte bu da ağrıya neden olmaktadır. Tedavisi için buz koyma, gereksiz ağır hareketlerden kaçınma ve basit dirsek egzersizleri önerilmektedir.

Spor hayatında burkulma, kasılma gibi basit sakatlıklar neredeyse kaçınılmazdır. Bu sakatlıkları yaşadığımızda birkaç noktaya dikkat ederek daha kısa süre sağlığımıza kavuşabiliriz:

- Sakatlık tam iyileşmeden aktiviteden kaçınılmalıdır.

- Buz tedavisi uygulanmalıdır. Şişen ağrı yapan sakatlıklarda en kolay ve etkili yöntemdir. İki saatte bir 20 dakika uygulanması önerilmektedir. Buz tedavisi yangıyı hafifleterek şişlik ve kızarıklık gibi yangının etkilerinden korumaktadır.

- Sakatlığın ilerlememesi için sakatlanan bölgeyi korumalıdır. ( bandajla veya yastıkla desteklenmeli, koltuk değneği gibi koruyucu donanım kullanılmalıdır )

- Elastik bandajla bastırmak ve kalp seviyesinin üstünde tutmakta şişliğin inmesine yardımcı olmaktadır.

Uzun süre geçmeyen şişlik, ağrı, morluk ve gözle görülen çarpık görünüm sonucunda mutlaka hekime başvurulmalıdır.

Hafif sakatlıkları belirttiğimiz gibi kendi imkanlarımızla iyileştirebiliriz hatta bazı noktalara dikkat ederek sakatlanma riskimizi en aza indirebiliriz:

- Denge tahtası antrenmanları ve eksantrik kuvvet antrenmanları yapmalıdır. Denge tahtası antrenmanları ani durumlarda dengemizi korumaya yardımcı olmaktadır. Eksantrik kuvvet antrenmanları ise kas çevresindeki bağ dokuyu kuvvetlendirmekte, kasların esnekliğini ve gücünü artırmaktadır.

- Antrenman programımız kondisyon durumumuza uygun olmalıdır, program yükümüzü aniden değil kademeli olarak yavaş yavaş artırılmalıdır. Vücudumuza gereğinden fazla yüklenmek sakatlığın önemli sebeplerindendir.

- Aktivite veya antrenmandan önce ve sonra mutlaka ısınma ve soğuma hareketleri yapılmalıdır. Isınma hareketleri sonucu kaslarımıza kan akışı artmakta, kaslarımızın sertliğini azaltmakta ve bizi aktiviteye hazırlamaktadır. Isınma hareketleri sadece sakatlık açısından değil maksimum performans açısından da önemlidir.

- Beslenme ve uyku düzenine dikkat edilmelidir.

- Sporcunun yaş ve fiziksel durumuna uygun aktiviteler tercih edilmelidir.

- Ergenlik çağındaki sporcular için gelişimlerine uygun, büyümeyi destekleyici sporlar seçmeli, uygun antrenman programı hazırlanmalıdır.

- Sakatlık ardından tekrar yükleme hafiften başlayarak kademeli olarak yapılmalı. Aniden ağır yükleme yapmak tekrar sakatlanma riskini artırmaktadır.

- Sezon başı yüklemelerinde hafif şiddette antrenmanlarla başlanılmalı antrenman şiddeti kademeli olarak artırılmalıdır. Sporcunun geçirmiş olduğu sakatlıklar göz önünde bulundurularak tekrarlayabilecek antrenman yükünden kaçınılmalıdır.

Sağlıklı ve mutlu kalın...
Prof. Dr. Mustafa Özdoğan

Kaynak:

Matthew Hoffman, MD.
The Seven Most Common Sports Injuries.
http://www.webmd.com/