fotoimmunoterapi-kanserde-hedeflenmis-immunoterapi-yontemi-tedavisi

Fotoimmünoterapi: Kanserde hedeflenmiş immünoterapi yöntemi

Yazı Boyutu:
Küçült
Sıfırla
Büyült

Standart onkolojik tedaviler cerrahi, radyoterapi ve kemoterapiyi içermektedir. Ancak kanseri tedavi etme veya kanserden korunma amacıyla her geçen gün daha fazla sayı ve çeşitte tedavi yaklaşımları geliştirilmektedir. Kanser hücrelerinde olan fakat normal hücrelerimizde bulunmayan biyolojik özelliklerin keşfi hedefe yönelik tedavilerin, bağışıklık sistemimizi daha iyi tanımamız ise immün tedavilerin kapısını açmıştır. Daha yeni bir yaklaşım ise hedefe yönelik tedavilerle immünoterapilerin kombine edilmesidir. Bunun en güzel örneklerinden biri fotoimmünoterapidir.

Fotoimmünoterapi, kızılötesi (infrared) ışık kullanarak sadece kanser hücrelerini hızlı bir şekilde ve sağlıklı hücrelere zarar vermeden yok etmeyi hedefleyen bir tedavi türüdür.

Kanser hücreleri yüzeylerinde kendilerine özgü bazı reseptörleri taşır veya bazı reseptörler kanser hücrelerinde normal hücrelere göre çok daha yoğun bulunur. Kanser hücrelerine özgü reseptörlerin keşfedilmesi hedeflenmiş kanser tedavilerinin geliştirilmesinde büyük önem taşımaktadır.

Fotoimmünoterapide araştırmacılar kansere özgü reseptörleri tanıyan monoklonal antikorlara bağlanan ve belli bir dalga boyunda ışığı absorbe eden moleküller geliştirmiştir. Bu moleküllerin özelliği kanser hücresinin yüzeyindeki hedef reseptöre bağlandığında uç kısmındaki ışık absorbe eden molekülün aktif hale gelmesidir. Fotoimmünoterapi tedavisinin detayları aşağıdaki gibidir;

  • Hastaya kanser hücrelerinin yüzeyindeki reseptörleri tanıyan ve ışığa duyarlı molekül içeren monoklonal antikorlar enjekte edilir.
  • Vücuda enjekte edilen monoklonal antikorlar kanser hücrelerinin yüzeyindeki reseptörleri tanıyarak bağlanır. Bu bağlanma sonucunda ışığa duyarlı molekül aktif hale gelir.
  • Lazer ışığı hastaya uygulandığında aktif hale gelen ışığa duyarlı molekül kanser hücrelerinin zar yapısının bozulmasına ve nekroz adı verilen hücre ölümünü geçirmesine sebep olur. Ölmekte olan kanser hücresinden salınan proteinler gibi hücresel materyaller tümör mikroçevresine yayılır. Bağışıklık sistemi hücreleri bu molekülleri “yabancı” olarak tanır ve saldırıya geçer. Böylece kansere karşı sistemik bir bağışıklık da yaratılmış olur.

Fotoimmunoterapi’de Son Gelişmeler

  • 2016 Nisan ayında Amerikan Kanser Araştırmaları Derneği Yıllık Toplantısı’nda yayımlanan çalışmada araştırmacılar geliştirdikleri infrared ışık salan fotoimmünoterapi ile tümöre karşı gösterilen bağışıklık tepkisini fare modeller üzerinde artırmayı başarmışlardır. Araştırmada, tümör mikroçevresine bulunan ve tümöre karşı bağışıklık tepkisinin oluşmasını engelleyen bağışıklık sistemi hücreleri fotoimmünoterapi ile hedef alınmıştır.
  • 2016 Mart ayında Oncotarget adlı dergide yayımlanan çalışmaya göre hücre kültürü ve fare modellerinde kanser hücreleri fotoimmünoterapi ile yüksek doğrulukta hedef alınmıştır. Çalışmada, mezotelyoma, pankreas ve yumurtalık kanseri hücrelerinde aktivitesi yüksek olan mesothelin adlı hücre yüzeyi proteinine karşı ışığı absorbe etme özelliğine monoklonal antikor geliştirilerek fotoimmünoterapi uygulanmıştır. Sonuçlara göre, normal dokulara zarar vermeden hızlı ve seçici bir şekilde kanser hücreleri yok edilmiştir.
  • 2016 Kasım ayında faz 1 klinik çalışmaları başlamıştır. Klinik çalışmalar tekrarlayan baş ve boyun kanserine sahip, EGFR1 reseptör pozitif  hastaları içermektedir.

Fotoimmünoterapinin diğer Fotodinamik Tedavilerden Farkı Nedir?

  • Fotodinamik Tedaviler iki aşamadan oluşur. Öncelikle fotosensitizer (fotoduyarlaştırıcı) adı verilen kanserli dokulara yakın bölgelerde birikmek üzere tasarlanmış moleküller hastaya enjekte edilir. Daha sonra belirli bir dalga boyunda ışık gönderilir. Işığı absorbe eden molekül radikal oksijenler üreterek yakınındaki hücrelerin ölümüne yol açar. Etkili bir yöntem olmasına karşın seçiciliği çok düşüktür. Normal hücrelerde hasar görür ve ciddi yan etkilere sebep olmaktadır.
  • Fotoimmünoterapi de ise monoklonal antikorlar kullanılarak kanserli hücre spesifik olarak (daha yüksek doğrulukla) seçilir. Böylelikle tedavi sonunda normal hücrelerin zararı minimum olur.

Fotoimmünoterapi halen deneysel aşamada olan bir tedavi türüdür. Vücudun her bölgesine infrared ışık kullanmak mümkün değildir. Aynı zamanda lazer dokularda derine inememektir. Bir başka yönden fotoimmünoterapi denemeleri yapılan farelere tümörler deri altına sonradan yerleştirilmiştir ve bu tip farelerin bağışıklık sistemleri baskılanmıştır. Bu nedenle insandaki gerçek tümör mikroçevresini yansıtmamaktadır. Fotoimmünoterapinin etkinliğini tespit etmek için insanlardaki klinik çalışmaların sonuçlarını beklemek gerekmektedir.

Kanseri tamamen tedavi etmek kanser türlerinin çoğu için günümüzde mümkün görünmese de, kanseri yönetilebilir kronik bir hastalığa dönüştürmeye birkaç on yıl içinde ulaşacağımızı umut etmekteyiz.

 

Kaynaklar:

  1. Sato K. et al., Cancer Treatment by near infrared photoimmunotherapy targeting intratumoral regulatory T cells, Proceedings of the 107th Annual Meeting of American Association for Cancer Research, 2016 April 16-20.
  2. Nagaya, T., Nakamura, Y., Sato, K., Zhang, Y., Ni, M., Choyke, P., Ho, M., & Kobayashi, H. (2016). Near infrared photoimmunotherapy with an anti-mesothelin antibody. Oncotarget., 7(17), 23361-23369.
  3. Clinical trial Identifier: NCT02422979,A Phase I Multicenter, Open-Label, Dose-Escalation, Combination Study of RM-1929 and Photoimmunotherapy in Patients With Recurrent Head and Neck Cancer, Who in the Opinion of Their Physician, Cannot Be Satisfactorily Treated With Surgery, Radiation or Platinum Chemotherapy
Sağlıklı ve mutlu kalın...
Prof. Dr. Mustafa Özdoğan