larenks-girtlak-kanseri

Gırtlak - larenks ve alt yutak - hipofarenks kanserleri nelerdir?

Yazı Boyutu:
Küçült
Sıfırla
Büyült

Solunuma ve konuşmamıza yardımcı olan gırtlak (larenks), soluk borusunun üst kısmında yer alan ses tellerinin bulunduğu kıkırdak, zar ve bağlardan oluşan bir yapıdır.

Gırtlağın üst deliği solunum yolunun kontrolünü sağlar ve yeme, içme sırasında bu alanı kapatarak yiyecek ve içeceklerin solunum borusuna kaçmasını önler.

Gırtlak 3 bölüme ayrılır:

  • Glottis üstü alan (Supraglotis); ses tellerinin üstündeki alandır. Besinlerin ve sıvıların yutarken akciğerlere gitmesini önlemek için gırtlağı kapatan epiglotis bu alanda yer alır.

  • Glottis; ses tellerinin bulunduğu alandır.

  • Glottis altı alan (Subglotis), ses tellerinin altındaki alandır.

Her bir alanda gelişen kanser ve buna bağlı tedavi diğerinden farklılık gösterdiği için gırtlak kanserinin tedavisini planlarken kendi içinde ayrı işlevleri olan alanları ayrı ayrı tanımak ve bu doğrultuda hareket etmek son derece önemlidir.

Yutak ve alt yutak (hipofarenks) nedir?

Yutak, geniz veya farenks sindirim kanalının, ağız ve burun boşluğunun arkasında yer alan bölümüdür. Ağızda bulunan besinin yemek borusuna geçmesini sağlar. Solunum sisteminde de etkin rol oynayan yutak (farenks) 5 cm uzunluğunda, tüp biçiminde, kas ve mukozadan yapılmış bir organdır. Üst sınırı kafatasının altında, alt sınırı ise 6. boyun omuru hizasındadır. Yutağın en üst bölümü hemen önündeki burun boşluğu ile bağlantı halindeyken, alt ucu yemek borusu (özefagus) ile devam eder. Yutağın yemek borusuna tutunduğu bölümü sindirim kanalının en dar bölgesidir. Yutağın arka duvarı omurganın boyun bölümüyle komşudur. Yutak yukarıdan aşağı doğru “Nazofarenks”, “Orofarenks” ve “Hipofarenks” olmak üzere üç bölümden oluşmuştur. Nazofarenks bölümü hemen önündeki burun boşluğu ile burun arka delikleri aracılığıyla bağlantı halindedir. Bu alanın kanserleri yani nazofarenks kanserleri baş boyun kanserlerinden oldukça farklıdır.

Alt yutak (hipofarenks), gırtlağın (larenks) yanında ve arkasında uzanan boğazın (farenks) bir parçasıdır. Alt yutak, özefagusun (boğazla mideyi bağlayan tüp) girişidir. Besinler ve sıvılar yutulduğunda, ağızdan ve boğazdan sonrada alt yutak ve özefagustan geçerek mideye ulaşır. Alt yutağın yapısı, besinin gırtlağın etrafından özefagusa girmesine yardımcı olur.

Gırtlak (larenks) ve alt yutak (hipofarenks) kanserleri

Baş boyun bölgesi birbirine çok yakın organlardan oluşur. Anatomik yapı olarak hepside birbirinin özelliklerine benzer bir yapıda olmasına rağmen kanserleri şaşırtıcı düzeyde farklılıklar gösterir. Yerleşim yeri olarak da bazı kısıtlılıklara neden olur. Örneğin hipofarenks ve nazofarinks dediğimiz alanların cerrahi tedavisi çoğunlukla mümkün olamazken larenks kanserinde cerrahi tedaviler oldukça önemli seçeneklerdendir. Gırtlakta başlayan kanserlere, gırtlak (larenks) kanseri denir. Alt yutakta (hipofariks) başlayan kanserler de, alt yutak kanserleri olarak bilinmektedir. Her iki kanser türü de, yapısal olarak birbirine çok yakın olduğu için bu bölümde birlikte incelenmiştir.

Yassı Hücreli Kanser (Skuamöz Hücreli Karsinom)

Baş boyun bölgesinde görülen hemen hemen tüm kanserler, epitelyumda yer alan hücrelerde ortaya çıkan düzensizlikler yani prekanseröz (kanser öncüsü) durumlardan gelişir ve yassı hücreli kanser veya skuamöz hücreli kanser olarak adlandırılır. Söz konusu prekanseröz lezyonlar her zaman kansere dönüşmez. Bu tür lezyonlar, bazı maddeler tarafınca uyarılarak ve kronik tahrişe maruz kalarak ortaya çıkarlar. Bu tahrişler kimi zaman virüsler ile oluşurken çoğunlukla da sigara ve alkolden kaynaklanır. Baş boyun bölgesinde ortaya çıkan prekanseröz yani displaziye (olumsuz yönde değişime uğramış) uğramış hücre alanları, lezyonlar bir aşama daha kaydederek kanser öncü hücre gruplarına yani karsinoma in situ’ya dönüşebilirler. Bu tür karsinoma in sutu’ya dönüşen lezyonlar tedavi edilmez ise, bir sonraki aşama olan vücudumuza yayılma özelliği gösteren gerçek kanserlere dönüşebilir. Bu nedenle, özellikle uzun süreli sigara ve alkol kullanan kişilerin periyodik olarak baş boyun muayenesi olması önemlidir.

Lezyonlar ses tellerinde ortaya çıkmaz ise bulgu vermezler. Ancak ses tellerinde ortaya çıkan anormal yapılar, ses kısıklığı bulgusu verebilir. Bu erken bulgu son derece önemlidir. Rutin pratiğimde çok sayıda baş boyun kanserli hastanın bu önemli bulguyu dikkate almadığını ve neredeyse yıllarca ses kısıklığı ile yaşamaya devam ettiğini ve doktora gitmediğini gözlemekteyim. Oysa yukarıda tanımladığım gibi riskli bireylerin yani uzun yıllar sigara ve alkole maruz kalan bireylerin düzenli kontrolleri ve ortaya çıkan ses kısıklığı gibi bulgularda doktor muayeneleri hayat kurtarıcı olacaktır.

Baş Boyun Bölgesinde Gelişen Diğer Kanser Türleri

Baş boyun bölgesinde yassı hücreli kanser dışında gelişen diğer kanser türleri nadiren görülmektedir. Bunlar özellikle tükürük bezi kanserleri olabileceği gibi bu alanda yer alan bağ doku kaynaklı (sarkomlar) kanserlerde olabilir.

Minör tükürük bezi kanserleri: Gırtlak ve yutak alanlarında yer alan küçük tükürük bezleri yer alır. Bu alanların kanseri, klasik baş boyun kanserlerinden farklılık gösterir. Bu kanserlerin tanınması da tedavi stratejisi açısından son derece önemlidir. Minör tükürük bezleri olarak bilinen küçük bezlerin tümörleri nadiren gelişir. Bu tümör türleri geliştikleri hücrelerin yapılarına bağlı olarak farklılıklar gösterir. Bunlar:

  • Adenokarsinom

  • Adenoid kistik karsinom

  • Mukoepidermoid karsinom

Sarkom: Gırtlak ve alt yutağın şekli, bağ dokuları ve kıkırdağın yapısına bağlıdır. Oldukça nadir de olsa kondrosarkom veya sinovyal sarkom gibi kanserler, gırtlak veya alt yutak bağ dokularında gelişebilir.

Ancak, biz bu bölümde gırtlak ve alt yutakta daha sık rastlanan skuamöz hücreli kanserleri inceleyeceğiz.

Sağlıklı ve mutlu kalın...
Prof. Dr. Mustafa Özdoğan