Ileri-evre-prostat-kanserinde-hormonal-tedavinin-aralikli-uygulanmasi-surekli-uygulanmasi-kadar-etkili-olur-mu

İleri evre prostat kanserinde hormonal tedavinin aralıklı uygulanması sürekli uygulanması kadar etkili olur mu?

Yazı Boyutu:
Küçült
Sıfırla
Büyült

Saygın tıp dergisi New England Journal of Medicine’da yayınlanan bir çalışmanın sonuçlarına göre, ileri evre prostat kanseri tedavisinde aralıklı uygulanan hormonal tedavinin, sürekli uygulanan hormonal tedavi kadar etkili olmadığı, yaşam süresini kısalttığı belirtilmiştir.

Hormonal tedavi (androjen baskılama tedavisi), metastatik prostat kanserinin tedavisinde yıllardır en çok kullanılan yöntemdir. Ancak bu yöntemin ideal prosedürleri halen aydınlatılmış değildir. Bunlar; hormonal tedavinin dozu, uygulanma periyotları ve süreleri gibi konulardır.

Erkeklik hormonu olan androjenlerin, metastatik prostat kanserinin gelişmesinde ve ilerlemesinde en büyük etkenlerden olduğu yıllardır bilinmektedir. Bu nedenle, bu hastalığın tedavisinde androjenleri azaltmaya yönelik tedavi yaklaşımları benimsenmiştir. Bu yaklaşımlar; orşiektomi ( en büyük androjen kaynağı olan testisin cerrahi yolla çıkarılması) ve androjen baskılama tedavisidir (hormonal ilaç tedavisi).

Cerrahi tedavi (kastrasyon - testislerin alınması) önceleri sıklıkla kullanılan bir yöntem olmasına karşın, olası cerrahi riskleri ve hastalarda bıraktığı olumsuz psikolojik etkilerinin yanı sıra hormonal tedaviye karşı ciddi bir avantaj sağlamaması nedeniyle günümüzde artık tercih edilmemektedir. Bu nedenle, metastatik prostat kanserinin tedavisinde hormonal tedavi yaklaşımı benimsenmiştir. Ancak hormonal tedavi ile de; başlangıçta çok iyi yanıtlar alınmasına ve hastalığın ilerlemesinin birkaç yıl engellenmesine karşın bir süre sonra bu tedaviye direnç gelişmektedir. Bu dönemde hastalar ortalama 5 yıl içinde yaşamını yitirir. Bu nedenle hormona direnç gelişene kadar ki süreyi uzatmak, tedavinin yan etkilerini azaltmak ve hayat kalitesini artırmak hedefiyle farklı hormonal tedavi prosedürleri üzerine araştırmalar halen devam etmektedir. Bu araştırmalardan biri de; sürekli uygulanan hormonal tedaviye karşılık aralıklı hormonal tedavi uygulamasıdır.

Aralıklı tedaviyle amaçlanan; sürekli tedavide hormonun baskılanmasına bağlı psikolojik değişiklikler, cinsel problemler ve ateş basması gibi oluşan bazı yan etkileri azaltmak, direnç gelişene kadarki süreyi uzatmak, hastaların yaşam kalitesini artırmak ve maliyeti düşürmektir. Daha önceleri yapılan bazı çalışmalarda; aralıklı hormonal tedavinin, sürekli hormonal tedavi kadar etkili ve güvenli olduğu, bunun yanı sıra yan etki, direnç süresi ve maliyet açısında da avantaj sağladığı belirtilmiştir. Ancak bu konu halen tartışmalıdır; çünkü bunun aksini söyleyen çalışmalar da mevcuttur. İşte bu çalışma da bunlardan biridir.

Bu çalışma esasında aralıklı tedavinin daha avantajlı olduğu düşünülerek ve sonuçların da bu yönde çıkacağı öngörülerek yapılmış bir çalışmadır. Ancak bu anlamda istenilen sonuçlar alınamamıştır. Bu çalışmada; metastatik hormona duyarlı prostat kanseri 1535 erkek; 765’i sürekli hormonal tedavi, 770’i aralıklı hormonal tedavi uygulanmak üzere 2 gruba ayrılmış ve gruplar yaklaşık 10 yıl takip edilmiştir. Bu takibin sonuçları analiz edildiğinde; aralıklı tedavinin sürekli tedavi kadar etkili olmadığı, yan etkiler ve yaşam kalitesi yönünden de anlamlı bir fark oluşturmadığı görülmüştür. Sadece ilk 3 ay için cinsel fonksiyon ve ruhsal sağlık yönünden az bir avantajı olduğu belirtilmiştir.

Sonuç olarak; şu an için metastatik prostat kanserinin tedavisinde temel yaklaşım hormonal tedavidir. Ancak bu tedavinin dozu, uygulanma periyotları ve süreleri gibi prosedürleri halen tartışmalıdır. Aralıklı hormonal tedavinin daha avantajlı olduğunu belirten araştırmalar olduğu gibi sürekli tedavi kadar etkili olmadığını belirten araştırmalar da mevcuttur. Bu nedenle bu konunun netleşmesi ve ideal prosedürlerin belirlenebilmesi için daha fazla çalışmaya ihtiyaç vardır. Şu an için aralıklı hormonal tedavinin daha avantajlı olduğu net bir şekilde gösterilene dek, sürekli hormonal tedavi yaklaşımına devam edilmesi daha uygun görünmektedir.

Sağlıklı ve mutlu kalın...
Prof. Dr. Mustafa Özdoğan

Kaynak:

http://www.nejm.org/doi/full/10.1056/NEJMoa1212299