Kadinlarda-tekrarlayan-yumurtalik-kanserinde-umut-vadeden-gelisme

Kadınlarda tekrarlayan yumurtalık kanserinde umut vadeden gelişme

Yazı Boyutu:
Küçült
Sıfırla
Büyült

Geçtiğimiz günlerde “The Lancet Oncology” dergisinde yayınlanan bir çalışmada, kemoterapi ile birlikte verilen trebananib adlı ilacın, tekrarlayan epitelyal yumurtalık kanserli hastalar üzerindeki etkisi araştırılmış, elde edilen veriler doğrultusunda bu ilacın hastaların yaşam süresinin uzamasına katkı sağladığı ve ciddi dereceli yan etkiler yönünden anlamlı bir fark göstermediği belirlenmiştir.

Yumurtalık kanseri, kadınlarda meme kanserinden sonra en sık görülen jinekolojik kanserlerden biridir. Genellikle diğer organlara yayılım gösterdikten sonra belirti verdiği için ileri evrelerde teşhis edilir ve bu yüzden de en fazla yaşam kaybına yol açan jinekolojik kanser türüdür. Yumurtalık kanserleri, köken aldığı hücre tiplerine göre çeşitli türlere ayrılmakla beraber, bunlardan en sık görüleni epitelyal yumurtalık kanserleridir.

Epitelyal yumurtalık kanserlerinin tedavisinde sıklıkla kullanılan yöntemler; hastalığın evresine göre cerrahi müdahale ve kemoterapidir. Ayrıca, son dönemlerde yumurtalık kanseri ve diğer bazı kanserlerde hedefe yönelik tedavilerden antianjiogenik tedavi ile de güzel sonuçlar alınmaktadır. Bu tedavide, kanser gelişiminde önemli bir etken olan anjiogenezi (kanser hücrelerinin yeni damarlar oluşturması) engelleyen ilaçlar kullanılır. Bunlardan biri de, anjiogenez mekanizmasındaki uyarıcı faktörlerden anjiopoetin üzerinde etkili olan trebananib denilen ilaçtır. Geçtiğimiz günlerde yapılan bir çalışmada, tekrarlayan epitelyal yumurtalık kanseri tedavisinde klasik kemoterapi olarak uygulanan paklitaksel’e ek olarak trebananib kullanıldığında yarar sağlayıp sağlamayacağı araştırılmıştır.

“The Lancet Oncology” dergisinde yayınlanan bu çalışmada; 32 farklı ülkeden, tekrarlayan epitelyal yumurtalık kanserli 919 kadın hasta değerlendirilmiş ve bu hastalar 2 gruba ayrılarak 458’ine sadece paklitaksel; 461’ine paklitaksel ve ek olarak trebananib uygulanmıştır. Her iki gruba da ilaçlar haftalık düzenli olarak verilmiş ve yaklaşık 10 ay takip edilmiştir. Elde edilen verilerde; trebananib uygulanan grupta hastalık ilerlemeden yaşam süresinin 7.2 ay olduğu tespit edilirken, sadece kemoterapi uygulanan hastalarda bu süre 5.4 ay olarak belirlenmiştir. Bunun yanında trebananib, her iki grupta yer alan hastalarda ciddi dereceli yan etkiler yönünden anlamlı bir fark göstermemiştir.

Sonuç olarak; bu çalışma tekrarlayan epitelyal yumurtalık kanserli hastalarda, trebananib’in hastalıkta ilerleme olmadan yaşam süresini artırdığını göstermektedir. Her ne kadar bir ilacın faydasının değerlendirilmesinde bu süre, genel yaşam süreleri kadar değerli olmasa da, yan etkiler yönünden ciddi bir fark oluşturmadan hastalığın ilerlemesini bir süre durduruyor olması nedeniyle bu ilacı üzerinde çalışılabilir kılmaktadır.

Sağlıklı ve mutlu kalın...
Prof. Dr. Mustafa Özdoğan

Kaynak:

http://www.thelancet.com/journals/lanonc/article/PIIS1470-2045(14)70244-X/fulltext#article_upsell