Kalin-bagirsak-kanserinden-korunmada-kolonoskopiyi-yapan-doktor-ne-derece-etkilidir

Kalın bağırsak kanserinden korunmada kolonoskopiyi yapan doktor ne derece etkilidir?

Yazı Boyutu:
Küçült
Sıfırla
Büyült

Geçtiğimiz günlerde İngiliz Tıp Dergisinde yayınlanan bir çalışmada; kalın barsak kanserinden daha etkin korunmak için kolonoskopiyi yapan doktorun ne derece etkili olduğunu gösteren sonuçlar kamuoyu ile paylaşılmıştır.

Sağlık bakanlığının yayınladığı istatistiklere göre kalın barsak kanseri (kolorektal kanser), en sık görülen ve yaşam kaybına yol açan ilk 5 kanser türünden biridir. Dünyada her yıl yaklaşık 1 milyon yeni vaka teşhis edilmekte ve her yıl kalın barsak kanserine bağlı yaşam kaybı oranı yaklaşık 500.000 olarak bildirilmektedir. Ancak, yaklaşık son 20 yıldır teşhis ve tedavi yöntemlerindeki gelişmeler ve tarama programlarının uygulanması, kalın barsak kanserinin daha erken evrelerde teşhis edilmesine ve bu hastalığa bağlı yaşam kaybı oranının azalmasına olanak sağlamıştır.

Tarama testleri; sağlıklı kişilere uygulanan testlerdir. Eğer bir hastalık varsa, bunu erken evrede teşhis etmeyi amaçlar. Zamanında yapılan tarama testleriyle kansere dönüşme potansiyeli olan dokular tespit edilmekte, kansere dönüşmeden ortadan kaldırılabilmektedir. Tarama testleri, kalın barsak kanserine erken teşhis koyulması ve önlenmesi açısından da son derece önemlidir. 50 yaşından sonra kalın barsakta polip görülme sıklığı artar. Polipler (adenomlar); sonradan kanserleşme potansiyeli taşıyan iyi huylu tümörlerdir. Bu tümörlerin kanserleşmeden tespit edilip çıkarılması gerekir. Bunun için de poliplerin görülme sıklığının arttığı 50 yaşından sonra her 10 yılda bir mutlaka tarama testlerini yaptırmak önemlidir.

Kalın barsak kanseri (kolorektal kanser) için yapılan tarama testlerinin başında kolonoskopi gelmektedir. Kolonoskopi; kıvrılabilen, ucunda kamera olan ince hortum şeklinde bir cihazla makattan girilerek kalın barsağın incelenmesi işlemidir. Bu işlem sırasında, görüntülemenin yanı sıra, ileride büyük sorunlara yol açabilecek polipler, küçük tümörler çıkarılabilir veya inceleme için örnek alınabilir. Bu işlemler hayli kolay ve ağrısızdır. Ayrıca, bu işlemle sadece kanser ve polipler değil, başka pek çok barsak problemleri de tespit edilebilir. Kolonoskopi; kalın barsak kanserine yakalanma ve bu kansere bağlı yaşam kaybı oranlarını ciddi derecede azaltan bir işlemdir. Ancak buna karşın, işlem sırasında gözden kaçan ufak bir polip dahi ileride çok ciddi problemlere hatta yaşam kaybına dahi yol açabilir. Bu noktada, kolonoskopinin etkinliğinde en önemli faktör, hiç şüphesiz ki işlemi uygulayan doktorun bilgi ve tecrübesidir. Barsaktaki anormal bir lezyonun, kanserleşme potansiyeli taşıyan bir tümörün gözden kaçırılmaması adına, işlemin bu konuda en fazla bilgi ve tecrübeye sahip doktorlarca yapılması önemlidir. İşte bu sebeple, geçtiğimiz günlerde İngiliz Tıp Dergisinde yayınlanan bir çalışmada; kalın barsak kanserinden daha etkin korunmak için kolonoskopiyi yapan doktorun ne derece etkili olduğunu gösteren sonuçlar kamuoyu ile paylaşılmıştır.
Araştırmada 136 gastroenteroloji uzmanı tarafından yapılmış olan polip tespit etme oranları %7 ile %52 arasında değişen 300.000’in üzerinde kolonoskopi uygulaması incelenmiş ve yaklaşık 10 yıl süreyle kolonoskopi yapılan hastalarda kanser gelişimi takip edilmiştir. Sonuçlar incelendiğinde; işlemi yapan doktorun polip tespit edebilme oranındaki her %1’lik artışın, hastanın kalın barsak kanserine yakalanma riskini %3 azalttığı görülmüştür.

Sonuç olarak; kolonoskopiyi yapan doktorun polipleri tespit edebilme oranı, hastanın kalın barsak kanserinden korunmasında ciddi derecede etkilidir. Bu çalışma da, her şeyde olduğu gibi kolonoskopinin de işinin ehli doktorlarca yapılmasının önemli olduğunu göstermiştir. Kansere yakalanma oranlarını böylesine etkileyen bir işlemi yapacak doktorun, bu konuda kendisini olabildiğince geliştirmesi gereklidir.

Sağlıklı ve mutlu kalın...
Prof. Dr. Mustafa Özdoğan

Kaynak:

http://www.nejm.org/doi/full/10.1056/NEJMoa1309086