Kanser Haberleri, Genel Kanser Haberleri

Kanser nedir ve neden olmaktadır ?

Yazı Boyutu:
Küçült
Sıfırla
Büyült

Kanser nedir?

Organlarımızı oluşturan hücreler programlı bir otokontrol içinde yenilenir, çoğalır ve yok olur. Bu otokontrolün hücrelerde ortaya çıkan bazı değişiklikler sonucu bozulması hücrelerin aşırı miktarda çoğalması ile sonuçlanabilir. Otokontrolden çıkmış ve kendi içinde genetik veya epigenetik değişikliğe uğramış hücreler kendi kendine büyüme ve hatta etrafa ve uzak organlara (metastaz) yayılma becerisi elde edebilirler. Kontrolsüz bir şekilde büyüyen, bulunduğu bölgede yayılan veya metastaz yapabilen hücre guruplarına kanser diyoruz. Kaynaklandığı organa göre genel adlandırmalar, hücre tipine ve moleküler özelliklerine göre ise alt tip adlandırmaları yaparız. Örneğin; akciğerden kaynaklandığını bildiğimiz bir kansere akciğer kanseri, hücresel özelliklerine göre ise küçük hücreli alttipi gibi.

Kanser oluşumunda epigenetik değişikliğin rolü nedir?

Epigenetik: DNA çift sarmalındaki bazların metilasyonu ile ortaya çıkan değişikliğe epigenetik değişiklik adı verilir. Bu değişiklik birçok genin işlevinin kaybolmasına neden olur ve özellikle tümör baskılayıcı genlerin etkisizleştirilmesi ile sonuçlanır. Dokulardaki bu tür epigenetik değişiklikler genlerin sessizliğine neden olarak kanser oluşumunda rol oynamaktadır. Epigenetik değişimler geri dönüşümlü oluşları ve DNA’nın baz dizisinde bir değişime neden olmamaları gibi özellikleriyle genetik değişimlerden ayrılırlar. Epigenetik mutasyonlar, genetik mutasyonların aksine geri dönüşlüdür ve promotor bölge metilasyonu normal hücrelerde gözlenmediği için kullanılacak kemoterapi ilacı, sadece kanser hücrelerine etki edecek seçicilikte olacaktır. Kanser hücrelerinde gözlenen epigenetik değişikliklerin saptanması, konuyla ilgili bilgilerin artması hem kanserin önlenmesi, hem prognozunun (hastalık gidişatı) belirlenmesi, hem de farklı ve etkin tedavi yaklaşımlarının geliştirilmesi açısından giderek önem kazanmaktadır.

Hücrelerin hiç durmadan bölünmesini engelleyen mekanizma biliniyor mu?

Hücrenin genetik yapısının değişikliğe uğraması sonucu özellikle tümör baskılayıcı genlerde ortaya çıkan inaktivasyon başlıca kontrolsüz bölünmeden (hiç durmadan bölünmeden) sorumludur. Her tümör tipinde bunlara neden olan genetik ve epigenetik değişiklikler farklılık gösterir. Bu durumda kanser hastalığını tek bir hastalıktan ziyade yüzlerce, hatta daha da fazla alt tiplere ayırmamıza neden olur. Bir kanser hücresinde genetik ve epigenetik değişiklikler çoğunlukla tek bir noktada gelişmemektedir. Hatta bu bir aktif ve canlı süreç olup tedavi sırasında kanser hücresinde değişiklikler devam etmektedir ki bu durumda tedavilere karşı gelişen dirençten sorumludur.

Kanser neden olmaktadır?

Başta sigara ve alkol olmak üzere kötü alışkanlıklarımız, dengesiz beslenme ve aşırı kilo, çevresel faktörler (radyasyon maruziyeti, mor ötesi ışınlar vs.) başlıca kansere neden olan etkenlerdendir. Halk arasında bilindiğinin aksine kalıtımsal kanser türleri nadirdir. Örneğin meme kanserinde bu oran %10’lar düzeyindedir, diğer kanser türlerinde ise bu oran çok daha düşük düzeylerdedir. Kanserojen olarak adlandırdığımız maddeler çoğunlukla hücrelerde yer alan DNA bazlarına saldırır, onlara bağlanır ve kod diziliminde değişikliklere neden olur. Kod diziliminde meydana gelen değişiklik onarılamaz ise bu durum hücrenin kontrolden çıkmasına ve önlenemez çoğalmasına ve yayılmasına neden olabilir. Örneğin, mor ötesi ışınlar ve cilt kanseri arasında böyle bir ilişki vardır. Sigarada var olan çok sayıda kanserejen madde, alkolün hücreler üzerinde doğrudan zarar verici etkisi, gıdalarda bulunan aşırı miktarda insektisid (böcek ilacı), aşırı kilo sonucu vücudumuzda ortaya çıkan inflamatuar sitokinler (iltihabi süreci tetikleyen vücudumuzda üretilen maddeler) kanser oluşumunda sorumlu faktörlerdir. Alışkanlıklarımızda yapacağımız değişiklikler; sebze ve meyve ağırlıklı beslenme ve düzenli egzersiz ile kilo alımının önüne geçilmesi, sigara ve alkol kullanmama, güneş ışığına maruziyetin azaltılması son derece önemlidir. Tüm bu önlemler ile kanser görülme sıklığında neredeyse %50’den fazla oranda azalmaya neden olacaktır.

Sağlıklı ve mutlu kalın...
Prof. Dr. Mustafa Özdoğan