Kanser-teshisi-konduktan-sonra-ikinci-bir-gorus-almak-neden-onemlidir

Kanser teşhisi konduktan sonra ikinci bir görüş almak neden önemlidir?

Yazı Boyutu:
Küçült
Sıfırla
Büyült

Kanser teşhisi koyulan bir hastanın kendisini bekleyen karmaşık tanı ve tedavi süreçlerini bir anda ayrıntıları ile anlaması oldukça zordur. Bunun neden kendi başına geldiğini algılaması ve aklında beliren milyonlarca soruya cevap bulması zaman alacaktır. Bu süreçte iş, biz onkologlara düşer. Hasta ve yakınının kendini rahat hissetmesi, hastalığı hakkında daha fazla bilgi edinerek aklındaki sorulara yanıt bulması onları biraz olsun rahatlatır. İşte böyle bir durumda, ikinci bir uzman görüşü alma ihtiyacı ortaya çıkmaktadır.

Kanser tedavisi son yıllarda en çok gelişim ve değişim gösteren alanlardan birisidir. Günümüzde, hekim tarafından sunulan farklı tedavi seçenekleri için verilen karara, hasta ve yakınlarının katılımı da istenmektedir. Bu durum zaman zaman kafa karışıklığına neden olabilir. Bu karmaşayı önlemenin en önemli yolu, kanser hastalığı ve tedavi seçenekleri konusunda hastanın ve yakınının yeterince bilgilendirilmesidir. Çünkü tedavi seçenekleri konusunda ne kadar çok bilgi sunulursa, tedavi kararına katılım o denli güçlü ve tatminkar olacaktır. Bu sebeple kanser hastası, uzman olan başka bir tıbbi onkolog veya hematologdan ikinci bir görüş almak isteyebilir. Bu yaklaşım, ilk teşhisi koyan hekimi rahatsız etmez aksine bu girişimi destekleyecektir. Uzman bir tıbbi onkolog veya hematologdan alınan ikinci görüşte patoloji raporu, kanserin yayılım durumu ve önerilen tedavi incelenir ve hastanın genel sağlık durumu kontrol edilir.

Kanserli hasta, ne tür durumlarda ikinci bir uzman görüşüne ihtiyaç duyar gelin birlikte inceleyelim..

Kanserin türünü ve seyrini ayrıntılı olarak bilmek, hastanın tedavi kararına katılımını ve uyumunu kolaylaştıracaktır. Tam bu noktada, kanserin türünü ve seyrini yeterince kavramamış bir hasta ve yakını için ikinci bir görüş almak yarar sağlayacaktır.

Tedavi yararı ve yan etkileri nedeniyle zaman zaman biz onkologlar, hastalarımıza birden çok tedavi seçeneği sunabiliriz. Nadir görülen tümörlerde tedavi kararı, yanıt oranları düşük olan kanserlerde tedavi planlaması, yan etki oranı yüksek tedavi protokollerinin önerilmesi, hasta ve yakınında en çok kafa karışıklıklarına neden olan ve ikinci bir uzman görüşü ihtiyacını doğuran durumlardır.

Kimi zaman cerrahi tedavi öncesi uygulanacak tıbbi tedaviler ve/veya radyoterapi cerrahi başarıyı arttırabilmektedir. Bu gibi durumlarda, cerrahi tedavi öncesi ikinci bir görüş alınması hastaya yarar sağlayabilir.

Sevgili okurlar, hastalığı henüz başlangıç aşamasında olan bir kanser hastası ve yakını, karşılaşacağı süreçler ve hastalığının seyri ile ilgili yeterince bilgi sahibi olduğunda kendini emin ellerde hissedecektir. Böylece, hem tedavide daha olumlu sonuçlar elde edilir hem de hasta ve yakını bu süreci daha kolay atlatabilir.

Sağlıklı ve mutlu kalın...
Prof. Dr. Mustafa Özdoğan