karaciger-kanseri-ameliyati

Karaciğer kanseri ameliyatı

Yazı Boyutu:
Küçült
Sıfırla
Büyült

Karaciğer kanserini tedavi etmek için sunulan en makul seçenek, cerrahi müdahale (tümörün alınması) veya karaciğer naklidir.
Karaciğerde tespit edilen tüm kanserin alınması, yaşamsal riski azaltacaktır.

Karaciğer kanserinde kısmi hepatektomi

Karaciğerin bir kısmının cerrahi müdahale ile alınması işlemine, kısmi hepatektomi denir. Bu operasyon, hasta sağlık açısından yeterince güçlüyse ve tümör alındıktan sonra geride yeterli miktarda sağlıklı karaciğer kalacaksa gerçekleştirilir. Kanser karaciğer dışına yayıldığından, çok büyüdüğünden ve karaciğerin birçok kısmında konumlandığından, ne yazık ki, çoğu karaciğer kanserinin tamamı alınamamaktadır.

Karaciğer kanseri olan 5 kişiden 4’ü siroz hastasıdır. Ağır siroz hastalığınız varsa, küçükte olsa karaciğerde alınacak bir kanser dokusu bile geride yeterli fonksiyonu sağlayacak karaciğer bırakmayabilir. Siroz hastalarının cerrahi müdahaleye uygun olabilmesi için tümörün küçük boyutlarda olması ve karaciğerin yeterli kısmının sağlıklı fonksiyonlarına devam etmesi gerekir. Doktorlar, bu fonksiyonları ölçmek için Child-Pugh sınıflandırmasına bakarlar. Bu test, belli laboratuvar testlerine ve belirtilere bağlı olarak var olan sirozu ölçer. A sınıfı hastalar, cerrahi müdahaleye uygun olan hastalardır. B sınıfı hastalar, cerrahi müdahaleye çok yatkın olmayan hastalardır. C sınıfı hastalar içinse, cerrahi müdahale bir seçenek değildir.

Olası riskler ve yan etkiler: Karaciğerden parça almak, ciddi bir operasyondur ve deneyimli ve becerikli bir cerrah tarafından gerçekleştirilmesi gerekir. Bunun sebebi, hastanın karaciğerinin diğer bölümleri de genellikle zarar gördüğünden cerrahlar mümkün olduğu kadar çok kanserli bölgeyi alırken, aynı zamanda da fonksiyonlarını devam ettirecek yeterli karaciğeri bırakması gerekir.

Karaciğerden her zaman çok miktarda kan geçer. Bu sebeple, ameliyat sonrası kanamadan endişe edilir. Bunların ötesinde, karaciğer normalde kanı pıhtılaştıran maddeleri üretir. Bu yüzden karaciğere verilen zarar (ameliyat öncesi ve ameliyat sırasında) kanama problemini ikiye katlayabilir.

Olası diğer problemler, başka cerrahi müdahaleler sonrası oluşabilecek problemlerle aynıdır; Anesteziden kaynaklı komplikasyonlar, enfeksiyon, kanda pıhtılaşma ve zatürre.

Başka bir endişe ise, kalan karaciğerin altında yatan hastalık nedeniyle kanserin bazen tekrar gelişmesidir.

Karaciğer kanserinde karaciğer nakli

Karaciğer nakli, uygun olan bazı karaciğer kanseri hastalar için en iyi seçenek olabilir. Karaciğer nakli; damar yakınlarına yayılmamış, 5 cm’den küçük veya 3 cm’den büyük olmayan 2-3 tümörde uygulanır. Genellikle, tümör konumu itibarıyla alınamadığında ya da fazla yayılım gösterdiğinde karaciğer nakline başvurulmaktadır.

Yapılan araştırma sonuçlarına göre, yapılan 1,100 karaciğer nakli sonucunda hastaların yaklaşık %70’inin yaşam süresi 5 yıl daha uzamıştır.

Ancak, ne yazık ki karaciğer nakil şansı sınırlıdır. Her yıl sadece ortalama 6,000 karaciğer nakle uygun görülmüş ve bu nakiller kanserden çok diğer karaciğer hastalıkları sebebiyle gerçekleştirilmiştir. Organ bağışı konusunda halk arasında bilincin artması, halk sağlığı için atılan önemli bir adımdır. Bu sayede, karaciğer kanseri ve diğer ciddi karaciğer hastalıkları için tedavi imkanı sağlanabilir.

Nakil ihtiyacı olan hastalar, karaciğer uygun hale gelene kadar beklemelidir. Birçok vakada, karaciğer nakli bekleyen hastalara ablasyon veya embolizasyon gibi tümöre yönelik bölgesel tedavi yöntemleri uygulanabilir. Doktorunuz nakil yapılması yerine önce tümörün bir bölümünün alınmasını veya diğer tedavi yöntemlerini önerebilir. Eğer bu yöntemler sonrasında kanser tekrarlarsa ancak o zaman karaciğer nakline başvurulabilir.

Olası Riskler ve Yan Etkiler: Kısmi hepatektomide olduğu gibi, karaciğer naklinde de potansiyel ciddi riskler söz konudur. Bunlar; kanama, enfeksiyon, kanda pıhtılaşma, anestezi kaynaklı komplikasyonlar olabilir. Ancak, karaciğer nakli sonrası bazı ilave riskler söz konusu olabilir.

Karaciğer nakli olan bir hastaya, bağışıklık sistemini baskılayacak bazı ilaçlar verilir. Amaç, vücudun yeni organı reddetmesini önlemektir. Bu ilaçların, özellikle enfeksiyon gibi kendine has riskleri ve yan etkileri vardır. Bağışıklık sistemini baskılayan ilaçlar, kalan kanserin öncesinden daha hızlı gelişmesini de sağlayabilir. Bu ilaçların bazıları; yüksek tansiyon, yüksek kolestrol ve şekere yol açarken kemikleri ve böbrekleri zayıflatabilir.

Karaciğer nakli sonrasında, vücudun yeni karaciğeri kabul etmesi önemlidir. Bu sebeple, düzenli kan testleri yapılarak, karaciğer adaptasyonu kontrol edilir. Zaman zaman karaciğer biyopsisi de, bu kontrolün bir parçası olarak uygulanabilir. Vücudun nakil yapılan karaciğeri reddetmesi söz konusu olduğunda, bunu engelleyen ilaçlar kullanılmaktadır.

Sağlıklı ve mutlu kalın...
Prof. Dr. Mustafa Özdoğan