Kola-gazoz-aromali-soda-gibi-gazli-ve-hazir-meyve-sulari-gibi-sekerli-hatta-tatlandirilmis-diyet-icecekler-bizlere-tahminimizden-cok-daha-fazla-zarar-veriyor

Kola, gazoz, aromalı soda gibi gazlı ve hazır meyve suları gibi şekerli, hatta tatlandırılmış diyet içecekler bizlere tahminimizden çok daha fazla zarar veriyor

Yazı Boyutu:
Küçült
Sıfırla
Büyült

Başta gazlı içecekler olmak üzere şekerli içecekler, Türkiye’de ve Dünya’da yoğun bir şekilde tüketilmektedir. Öyle ki, geçtiğimiz yıl Türkiye’de 3,3 milyar litre gazlı içecek, 1,1 milyar litre hazır meyve suyu tüketilmiştir. Oysa en sağlıklı içeceklerden ayran ise, yalnızca 600 bin litre tüketilmiştir. Yani Türkiye’de gazlı içecekler ayranın yaklaşık 5.500 katı fazla tüketilmektedir. Hazır suların da 4,2 milyar litre tüketildiğini göz önünde bulundurduğumuzda, gazlı içeceklerin neredeyse su gibi tüketildiğini söylemek yanlış olmayacaktır. Ancak bu içeceklerin obezite, diyabet, kalp hastalıkları ve kanser riskinde artışla yakından ilişkili olduğu ve sağlığımızı doğrudan tehdit ettiği çalışmalarla gösterilmiştir. Şimdi ise yapılan bir çalışma, bu şekerli içeceklerin her yıl Dünyada yüzbinlerce yaşam kaybından doğrudan sorumlu olduğunu ortaya koymuştur. Bu yazımızda sizlerle şekerli içeceklerin sağlığımızı ne denli tehdit ettiğini ve neler yapmamız gerektiğini paylaşacağız.

Şekerli içecekler; başta kola, gazoz gibi gazlı içecekler olmak üzere; buzlu çay, meyveli içecekler, aromalı maden suları, sporcu içecekleri, enerji içecekleri, ev yapımı şekerli içecekler olarak tanımlanabilir. Bu içeceklerin yüksek oranda içerdiği glukoz ve türevleri, obezite salgınının ana nedenlerinden birini oluşturmakta; diyabet, kalp hastalıkları ve kanser riskini artırmaktadır. Ayrıca ocak ayında yayınlanan çarpıcı bir araştırmaya göre; şekerli içeceklerin sık tüketimi, kızların ilk adet görme yaşını öne çekmekte ve ilerleyen yaşlarda meme kanserine yakalanma riskini artırmaktadır. Yine geçtiğimiz yıl yayınlanan bir çalışmada da; yüksek oranda şekerli içecek tüketiminin, beyaz kan hücrelerinin erken yaşlanmasına neden olduğu ve kronik hastalıklara yakalanma riskini artırdığı gösterilmiştir. Ayrıca içeriğinde barındırdığı diğer birçok zararlı madde (kanseri tetiklediği düşünülen 4- metilimidazol gibi), tespit edilmiş/edilmemiş daha birçok sağlık problemine de davetiye çıkarmaktadır. Şimdi ise, geçtiğimiz günlerde yayınlanan bir çalışmada; bu içeceklerin dünyada her yıl yaklaşık 184 bin yaşam kaybından doğrudan sorumlu olduğu ortaya koyulmuştur.

Çalışmada; 51 ülkeden yaklaşık 610 bin kişinin 1980-2010 yılları arasında şekerli içecek tüketim verilerini analiz eden araştırmacılar, bu içeceklerin diyabet, kalp hastalıkları ve kansere bağlı yaşam kayıplarını ne kadar etkilediğini değerlendirmiştir. Sonuçta; şekerli içeceklerin 1 yılda diyabete bağlı yaşam kayıplarının 133 bininden, kalp hastalıklarına bağlı yaşam kayıplarının 45 bininden, kansere bağlı yaşam kayıplarının yaklaşık 6500’ünden sorumlu olduğu sonucuna varılmıştır. Yani sonuçta şekerli içeceklerin her yıl 184 binden fazla yaşam kaybından sorumlu olduğu tahmin edilmiştir. Bunun yanında yaşlılara kıyasla genç erişkinlerde; yüksek gelirli ülkelere kıyasla düşük ve orta gelirli ülkelerde şekerli içeceklere bağlı kronik hastalıkların daha fazla olduğu görülmüştür.

Gazlı içecekler, şekerli içecekler içerisinde zararları en fazla olan ve en sık tüketilen gruptur. Ancak diğerleri de kesinlikle masum değildir. Tatlandırılmış diyet içecekler, masum gibi gösterilse de; bu içeceklerde kullanılan suni tatlandırıcıların iştah kontrol merkezini bozduğu, diyabet riskini artırdığı çalışmalarla gösterilmiştir. Vitaminler, mineraller, antioksidanlar gibi sağlıklı içeriklerle dolu olduğu iddia edilen içecekler de çoğunlukla yüksek oranda şeker ihtiva etmektedir. Bu yüzden yararlı olduğu iddia edilen bu gibi ürünleri alırken de mutlaka içerik etiketi okunmalıdır.

Sonuç olarak; şekerli içeceklerin sağlığınızı doğrudan tehdit ettiği, birçok kronik hastalığı tetikleyerek yaşam kaybı riskinizi artırdığı artık çok nettir. Bu yüzden gerek kişi düzeyinde gerekse devlet düzeyinde bu içeceklerin tüketiminin azaltılması için adımlar atılmalıdır. Sofralarda bu içeceklerin yerini su, taze sıkılmış meyve suları, maden suları, ayran, bitki çayları gibi daha sağlıklı içecekler almalı; eğer bu içecekler illa tüketilecekse de günlük beslenmenin bir parçası olarak değil, arada bir nadiren tüketilmelidir. Yaşamınızda yapacağınız bu küçük değişimle bile, hastalıklara yakalanma riskinizi ciddi derecede azaltabilir, daha sağlıklı bir yaşam adına güzel bir adım atabilirsiniz. Gelin, bugün hep birlikte akşam soframıza içecek olarak yalnızca bir sürahi su koyalım. Göreceksiniz, zamanla bunu alışkanlık haline getirmemiz hiç de zor olmayacak.

Unutmayın! Sağlıklı bir yaşam, büyük ölçüde size ve seçimlerinize bağlı...

Önceki yazılarımızdan birinde de “kola ve diğer gazlı içeceklerin kanseri tetikleyebileceğini; günde 1 kutu ve daha fazla tüketilen kolanın, her 100.000 kişiden birinde kansere neden olabileceğini” belirtmiştik. O yazımıza ulaşmak için tıklayabilirsiniz

Sağlıklı ve mutlu kalın...
Prof. Dr. Mustafa Özdoğan

Kaynak:

1) Gitanjali M. Singh et al. Estimated Global, Regional, and National Disease Burdens Related to Sugar-Sweetened Beverage Consumption in 2010. Circulation. 2015;132:639-66.
http://circ.ahajournals.org/content/early/2015/06/25/CIRCULATIONAHA.114.010636.abstract

2) Carwile JL. et al. Sugar-sweetened beverage consumption and age at menarche in a prospective study of US girls. Hum Reprod. 2015;30:675-83.
http://humrep.oxfordjournals.org/content/30/3/675.long

3) Cindy W. Leung et al. Soda and Cell Aging: Associations Between Sugar-Sweetened Beverage Consumption and Leukocyte Telomere Length in Healthy Adults From the National Health and Nutrition Examination Surveys. American Journal of Public Health. 2014;104:2425-2431.
http://ajph.aphapublications.org/doi/abs/10.2105/AJPH.2014.302151