Meme-kanseri-tedavisinde-Kollateral---Paralel-Hasar

Meme kanseri tedavisinde “Kollateral / Paralel Hasar”

Yazı Boyutu:
Küçült
Sıfırla
Büyült

Kanser tedavisinde “kollateral hasar” Dr. Susan Love’ın yabancı olmadığı, fakat birçok kişinin henüz adını duymadığı bir konu. Meme kanseri alanında uzman bir cerrah ve kendi adını taşıyan bir araştırma vakfının başkanı olan Dr. Love, kanser tedavisinin sonuçları hakkında çok şey öğrendi. Amerikan Meme Cerrahları Derneği’nin 2016 yıllık toplantısında katılımcılara ‘‘kanser tedavisindeki ‘kollateral hasar’a bakmaya beni iten şey edindiğim tecrübeydi’’ dedi.

‘‘Üç buçuk yıl önce akut miyeloid lösemi tanısı aldım. Bu dönem benim cerrahla hasta (tedavi eden ile edilen) arasındaki farkı anladığım dönemdi. Doktor olduğunuzda olaylara karşı belli bir bakış açınız var. Sahnenin diğer tarafına geçtiğinizde ise görüntü tamamen farklı’’ diyor Dr. Love.

Kız kardeşinden alınan kemik iliği naklinden sonra Dr. Love’ın sağlık durumu gayet iyi. Ancak bu deneyim ona yeni bir bakış açısı kazandırmış. “Bu deneyimle öğrendiğim en önemli şey doktorların ve hastaların olaylara farklı açılardan baktığı ve açıkçası doktor olmanın daha iyi olduğu”.

Dr. Love “Doktor olduğunuzda hastanızı, yaşamını kaybeden diğer hastalarla kıyaslıyorsunuz ve hastanızın durumu iyiye gittiği için kendi kendinizi takdir ediyorsunuz” diyor. “Ancak hasta iseniz kendinizi, daha önce nasıl olduğunuzla kıyaslıyorsunuz ve ödediğiniz bir bedel olarak burada olduğunuz düşünüyorsunuz. Referans çerçeveniz tamamen farklı”.

Dr. Love hastalığı döneminde doktorunun kemo-beyin (kanser tedavisi sonrası ortaya çıkabilen düşünme ve hafıza sorunları) ve nöropati (özellikle el ve ayak ucu sinirlerinde oluşan hasar) gibi “kollateral hasarlarla” ilgilenmediğini farketti. Doktoru, tedavisini bilmedikleri durumlarla ilgilenmemeyi tercih ettiklerini belirtmişti.

Kollateral hasar nedir?

Dr. Love meslektaşlarına yönelik sunumunda kalıcı olabilen bazı yan etkileri vurguladı. Kollateral (yandaş, paralel) hasarın, klasik yan etkilerden çok daha ciddi olabildiğini belirterek “Sanki bir araba kazası geçirmişsiniz. Arabanızı tamir ettirebiliyorsunuz, ancak kapısı eskisi gibi düzgün kapanmıyor. Kanser olduğunuzda da yaşamaya devam ediyorsunuz, ama bu yaşam hiçbir zaman eskisi gibi olmayabiliyor” diyor.

Dr. Love, “Bu, hastaların tekrar aynı tedavi seçimini yapamayacakları anlamına gelmiyor. Ama karşılaşacakları potansiyel sonuçları, tedavinin yaşamlarını nasıl etkileyeceğini bilmeleri gerekiyor. Doktorların bu etkileri örtbas etmemeleri ve olduğundan daha hafif seyredecekmiş gibi davranmamaları gerekiyor” diye vurguluyor.

“Sağlık sistemi kısmen bu konuda suçlu” diye de ekliyor. Sistem kendi içinde yapılandırılmış. Hastalar birbiriyle tam uyumlu olmayan birden fazla uzmanla görüşüyor ve zaten durumu kavramakta zorlandıkları bir dönemde birtakım bilgiler alıyorlar. Zaten çok korkuyor ve her şeye ‘evet’ diyorlar” diyerek kendi deneyimlerine dayanan tabloyu gözler önüne seriyor.

Kollateral hasar projesi

2013 yılının Ağustos ayında Dr. Susan Love Araştırma Vakfı, meme kanseri tedavisinde karşılaştıkları yan etkilerle ilgili açık uçlu soruları sormak için vakfın “kadın ordusunu” oluşturan binlerce katılımcıya e-mail gönderdi. Sonuç 24 saat içinde 1100 yanıttan fazla olmuştu. Dr. Love “Kesinlikle kanayan bir yaraya parmak basmıştık. Bu takip etmeye değer bir durumdu” diye yorumluyor.

Katılımcıların yoğun ilgisi araştırmacıları daha geniş kapsamlı çalışmalar yapmaya itti. Çok sayıda meme kanseri destek kuruluşu kendi üyelerinde incelemeler yaptı. Bundan sonrasında kollateral hasar projesi meme kanseri geçmişi olan 3200 kişiden 9000’den fazla soru aldı.

Dr. Love, elde edilen bulgular meme kanserinden kurtulanların: kronik yorgunluk (%19), hafıza sorunları / kemo-beyin (%18), el ve ayaklarda uyuşma (%13), endişe / depresyon (%14), cinsel problemler (%14), lenfödem (%8), eklem / kemik ve diğer bölgelerde ağrı (%5), kalıcı saç dökülmesi (%2) ve diğer problemler (%2) ile mücadele ettiklerini gösterdi. Bunlar beklenen sonuçlardı. Ancak dikkat çeken nokta katılımcıların çoğunun söz konusu oluşabilecek bu durumlarla ilgili uyarıldıklarını hatırlamadıklarını söylemeleri oldu. Dr. Love “çoğu zaman tedavinin yan etkilerini ve sonuçlarını açıklıyoruz, ancak bunu kadınların duyamadıkları zamanda yapıyoruz, sonrasında hastalar şaşırıyorlar” diye sözlerini ekliyor.

Mesele çoğu zaman iletişim

Dr. Love ve ekibi kollateral hasarı daha iyi ölçmek için daha büyük çaplı bir araştırmaya geçti ve vakfın devam eden “Kadın Sağlığı Çalışması”nın bir parçası olarak bir yaşam kalitesi anketi geliştirdi. Anket sağlıkla ilgili şikayetleri ölçmek için hazırlanan bir dizi sorudan oluşmuştu. Bu anket hem meme kanseri geçmişi olan hem de olmayan kadınlara yöneltildi.

Bu zamana kadar 12,171’i daha önce meme kanseri olmuş toplam 42,694 kadının deneyimlerinden düzenlenen 10 veri seti üretilmiştir. Yaşam kalitesi verisi 11,943 katılımcı için mevcuttur.

Dr. Love “bahsi geçen konuların çoğu iletişimle alakalı” diye belirtiyor. Örneğin, “beni tedavi edecek hekimlerle tanıştım ve bana bir şeyler söylediler, ancak gerçekten ne dediklerini anlamadım ve sormaya korktum.”

Yapılan çalışmaya göre meme kanseri cerrahisi (lumpektomi, mastektomi, bilateral/iki taraflı mastektomi) uygulanan 1000 kadının operasyon sonra şikayetleri şunlar olarak tespit edilmiştir: Şişlik veya ödem (13%–16%), lokal fiziksel halsizlik (8%–12%), sırt ağrısı (19%–24%), lenfödem (13%–17%), cinsel istekte değişiklik (35%–48%), ruh halinde değişkenlik (17%–21%), depresyon (35%–41%), ve endişe-kaygı (30%–44%).

Dr. Love, geçirilen operasyona bakılmaksızın birçok şikayetin benzer oranda görüldüğünü fark etmiş. “Bu bana ilginç geldi. Endişe ve kaygının azalacağını düşünerek bilateral mastektomi isteyen kadınların diğer operasyonları tercih eden kadınlara nazaran daha fazla kaygı ve endişe duydukları görüldü. Depresyon ve cinsel istekte değişikliğin bilateral mastektomi grubunda daha fazla olduğu tespit edildi.’’

Dr. Love “İş ve finansal endişeler de birçok kadın için önemliydi. Örneğin, katılımcıların %32’si masrafı karşılamakta güçlük çektiğini bildirdi” diyerek, bu konuların nadiren konuşulduğunu vurguladı.

Bir sonraki adım

Bir sonraki adım verileri düzgün hale getirmek, incelemek ve metastatik (4. evre) hastalığa odaklanmak olacak. Dr. Love nöropati gibi belli başlı bazı hasarlara yatkın olabilecek hastaların belirlenmesi için doğru tedavi yaklaşımlarını kullanma konusuyla da ilgilenecek.

Sonuç olarak, Dr. Susan Love’ın da vurguladığı gibi, şimdiye kadar kanser tıbbının hedefi çoğunlukla hastaları hayatta tutmaktı. Ancak kanser tedavisindeki gelişmeler, bilgisi ve deneyimi artan uzmanlar sayesinde günümüzde hastalarımız çok daha fazla yaşıyor ve tedavi sonrası yaşanan hasar şimdi daha fazla dikkate alınması gereken bir konudur. Sadece “iyileştirmek” yeterli değildir. Hastaları iyileştirdikten sonra yaşamlarının nasıl olduğuyla da ilgilenmemiz gerekiyor. Tedavi sonrası yaşanan kollateral hasar da bunun önemli bir parçasıdır.

Sağlıklı ve mutlu kalın...
Prof. Dr. Mustafa Özdoğan

Kaynak:

Caroline Helwick’in http://www.ascopost.com/’da yayımlanan "Dr. Susan Love: Time to Address ‘Collateral Damage’ of Breast Cancer Treatment" başlıklı yazısı,

Ayrıca: Love S. Collateral damage of breast cancer treatment. 2016 American Society of Breast Surgeons Annual Meeting. General Session. Presented April 15, 2016.