Meme-kanserli-hastalar-kemoterapi-donemini-rahat-ve-mutlu-gecirebilirsiniz

Meme kanserli hastalar; kemoterapi dönemini rahat ve mutlu geçirebilirsiniz!

Yazı Boyutu:
Küçült
Sıfırla
Büyült

Meme kanseri olan hastaların kemoterapi dönemini de huzurlu geçirmeleri mümkün. İlaçların yan etkilerini ortadan kaldıran ek tedavilerin yanı sıra; aşırı ölçüye kaçmamak koşulu ile tatlı ve et yemek, evcil havyan beslemek, vücudu çok fazla yormayan sporlar yapmak ve tüm soruları not ederek doktora danışmak hastaya tedavi sürecinde mutluluk veriyor... Gelin nelere dikkat etmeliyiz birlikte inceleyelim:

Cinselliği yaşamaya devam edin

Meme kanseri olan hastaların tedavi süreçlerinde ilaçların da yan etkisi ve kan değerlerinde yol açtığı düşüklüğe bağlı olarak cinsel isteksizlik ortaya çıkabilir. Ancak hasta kendini iyi hissediyorsa ve herhangi bir engel yoksa cinsel ilişkiden uzaklaşmak doğru değildir. Bu süreçte hastanın kendine olan güvenini kaybetmemesi ve eşinden uzaklaşmaması tedaviye olumlu etki sağlar. Hastanın hayattan kopmaması için aile yaşantısına devam etmesi çok önemlidir.

Kendinizi sağlıklı beslenme stresine sokmayın

Kanserde beslenme veya kanser tedavisi sırasında beslenme eş, dostun en çok yorum yaptığı ve kulaktan dolma bilgiler ile hastalarımızın en çok yıpratıldığı konular arasında yer almaktadır. Meme kanserli hastaların beslenme konusunda stres yaşamasına neden olabilecek sıkı kurallar ile kısıtlamalar gereksizdir. Kemoterapi sırasında hastanın kilo almaması için mümkün olduğunca kalorili besinlerden kaçınmasını öneriyoruz. Bunun için de en ideal olan Akdeniz mutfağı beslenmesidir. Zeytinyağı ağırlıklı, sebzenin ve meyvenin ön planda olduğu, proteinin de tamamen sıfırlanmadığı bir diyetten bahsetmek mümkündür.

Kanserim diye şeker yemekten vazgeçmeyin

Kanser tedavisi gören hasta diyabetik değilse ve canı istiyorsa abartmamak koşulu ile tatlı da yiyebilir. Şekerin kanseri tetiklediğini gösteren hiçbir bilgi bulunmamaktadır. Eğer hasta o gün tatlı yiyecekse, daha sonraki yemeklerinin kalorisini ona göre ayarlamalıdır. Yemek yeme sistemini buna göre belirler ve kalori hesaplamalarına uyarsa sevdiği besinleri terk etmek zorunda değildir. Ancak haftada bir tartılması önerilir. Bu sayede kilosunun durumunu görerek beslenme şeklini buna göre belirleme şansı olur.

Kanser hastaları için bile mangal zehir değil

Et de kanser hastalarına sanki kısıtlanması gereken bir besin gibi değerlendirilmektedir. Oysa tedavi döneminde beslenmeyle ilgili ciddi yasaklar, hastanın yaşam kalitesini düşürmektedir. Hastaları Akdeniz mutfağı ile buluşturmanın yanı sıra kırmızı etin tamamen kesilmeden azaltılması önerilmektedir. Mangal pişerken hastaya bir zehirmiş gibi algılatmak sağlıklı bir davranış değildir. Ancak yine de mangalın daha az tüketilmesi sağlanmalıdır. Çünkü mangal türü etle sık olarak beslenmek yalnızca meme kanserli hastalar için değil genel vücut sağlığı için de zararlıdır.

Yürüyün, yüzün, bisiklete binin…

Hastaların günde en az yarım saat yürüyüş yapmaları önerilmektedir. Sabah ve akşam kısa aralıklarla yürümek, hastaların vücuduna zindelik katar. Vücut için yeterli düzeyde yapılan egzersiz vücudun pozitif yöndeki bir takım salgılarını artırır, hastaya güç verir ve direnç kazandırır. Egzersiz, mutluluk hormonu olarak adlandırılan “Endorfin” salınımını artırır. Hastaların, kemoterapinin yan etkilerini daha kolay atlatmasına yardımcı olur. Bunun yanında nefes egzersizleri, meditasyon, bedensel egzersizler ve yoga gibi alışkanlıklar kişinin hastalığı nedeniyle toplumdan kopmasını engellemektedir. Zorlayıcı olan sporlar kemoterapi döneminde önerilmez. Hastaların yanında mutlaka biri olmak koşuluyla hekimlerine de danışarak, bisiklete binmeleri ve yüzmeleri vücut direnci kazandırmaktadır.

Evcil hayvan besleyin

Evcil hayvan besleyen hastaların, hematolojik kanserlerde lösemi ve ağır kemoterapi alan grupların dışında, evcil hayvan beslemelerinde bir sakınca yoktur. Ancak hayvanlarla yakın temas ve onlarla aynı yatağı paylaşmak uygun değildir. Hayvanlar ile vakit geçirdikten sonra hastaların ellerini yıkamaları enfeksiyon açısından önemlidir. Hayvanların aşılarının tam ve eksiksiz olarak yaptırılması, bakımlarına özen gösterilmesi de dikkat edilmesi gereken noktalardır. Tüm bunların yanında ailenin bireyi olan bir evcil hayvanın stres alıcı özellikleri ve hayvan sevgisinin hastalar üzerinde yaptığı meditasyon etkisi unutulmamalıdır. Batıda, insanlar ile hayvanların arasındaki iletişimi artıran çalışmalar yapılmaktadır.

Kemoterapinin yan etkilerinin ilaçla yok edileceğini bilin

Bundan 5 yıl öncesine kadar meme kanseri tedavisi en çok bulantıya neden olan tedavi türüydü. Artık hastalar mide bulantısı ile ilgili şikayette bulunmuyor. Güçlü ilaçlar sayesinde alternatif tedavilere gerek kalmadan ilaçlar ile yan etki sorunları çözülebilmektedir. Hastadaki yan etkilerden özellikle bulantının nedeni bazen ilaç değil psikolojik durum olabilir. Bu durumda kişinin mutlaka doktoru ile iletişimle geçmesi gerekir. Hastalar en küçük bir yan etki özellikle de bulantı durumunda mutlaka doktoruna bilgi vermeli ve bunun basit ilaç tedavileri ile çözülecek bir sorun olduğun bilmelidir.

Doktorunuzla ayaküstü değil, randevu alarak görüşün

Kanser tedavisinde zaman zaman sıkıntılar da yaşansa yeni tedaviler, teknikler ve ilaçlar sayesinde artık onkolojinin bir adım önde olduğu söylenebilir. Kanser öğrenildiği için yönetimi de geçmişe göre daha kolay sağlanmaktadır. Hasta, doktorundan maksimum bilgi almak ve tedavi sürecini en iyi şekilde atlatmak için hekim görüşmelerini iyi planlamalıdır. Uygun olmayan bir zamanda doktorun karşısına çıkması derdine çare olmayacaktır. Yaşadığı sıkıntıları not alarak detaylı bir şekilde doktoru ile paylaşmalıdır. Doktor kadar hasta da bazı kurallara uymalı, planlı olmalı ve doktorun söylediklerin not alarak harfiyen uygulamalıdır. Bu şekilde bir iletişim tedavi sürecine olumlu destek sağlayacaktır.

Sağlıklı ve mutlu kalın...
Prof. Dr. Mustafa Özdoğan