mesane-kanseri-ameliyati

Mesane kanseri ameliyatı

Yazı Boyutu:
Küçült
Sıfırla
Büyült

Cerrahi, mesane kanserinde sık kullanılan bir tedavi yöntemidir. Uygulanacak cerrahinin türü, çoğunlukla tümörün derecesine ve türüne bağlıdır.

Transüretral rezeksiyon: Erken evre (yüzeysel) mesane kanserinde en sık kullanılan tedavi yöntemi transüretral rezeksiyondur. İlk teşhis edildiğinde hastaların çoğunda kanser erken evrededir. Bu nedenle de, genellikle ilk tedavi olarak uygulanır.

Bu işlem sırasında, sistoskop idrar yolundan mesaneye sokulur. Ucundaki küçük bir kablo bağlantısı kullanılarak kanserli bölge temizlenir, ardından kalan olası kanser hücrelerine karşı elektrik akımı verilerek bölge yakılır.

Ancak ne yazık ki, en başarılı ameliyattan sonra bile, mesane kanserinin çoğunlukla başka bölgelerinde tekrarladığı görülmektedir. Transüretral rezeksiyon işleminin birkaç kez tekrarlanması gerekirse mesane zarar görebilir ve dolayısıyla idrarı normal kapasitesinde tutamayabilir. Bu yüzden bazı hastalarda, sık idrara çıkma hatta idrar kaçırma gibi sorunlarla karşılaşılabilir.

Noninvaziv, düşük dereceli tümörü olan ancak kanserin sık tekrarladığı görülen hastalarda, sistoskopi sırasında belirlenen küçük tümörlerin alınması yerine elektrik akımı ile yakılması tercih edilebilir. Bu işlem, güvenlidir ve hastaya lokal anestezi altında yapılabilir.

Radikal sistektomi: Yayılım gösteren mesane kanseri (mesanenin geniş bir kısmına yayılan yüzeysel kanser) için en sık uygulanan cerrahi yöntemi, radikal sistektomidir. Bu yöntemde mesane, kanserli tüm lenf bezleri ve yakın organlar cerrahi ile alınır. Bu yöntem kanser mesane duvarına ilerlediğinde veya yüzeysel olduğu halde mesanenin büyük bir bölümüne yayıldığında uygulanabilir. Kanser mesanenin dışına yayılmışsa ve tamamen alınamıyorsa, hastalığa bağlı belirtileri azaltmak için cerrahi uygulanabilir. Mesane tamamen alındığında idrarı depolayacak ve vücuttan atacak bir sistem geliştirilmesi gerekecektir.

Kısmi sistektomi: Kanser, kasa yayılmış ve bu yayılım sadece tek bir bölgede küçük bir yayılımsa, mesanenin tamamı yerine mesane duvarının bir kısmı alınabilir. Ardından mesane duvarındaki delik kapatılır. Kanserin yayılımını incelemek için yakınındaki lenf bezleri de alınarak laboratuvar ortamında incelenir. Bu işlem kas tabakasına yayılım göstermiş mesane kanseri olan az sayıdaki hastaya uygulanabilir.

Bu cerrahi işlemin asıl avantajı, mesanenin korunması ve sonrasında estetik bir ameliyatın yapılmasına gerek kalmamasıdır. Ancak, cerrahi sonrası kalan mesane fazla miktarda idrar tutamayabilir. Bu durumda, hastanın daha sık idrara çıkması söz konudur. Asıl dikkat edilmesi gereken nokta ise; kanserin mesanenin başka bir bölgesinde tekrarlama olasılığının mümkün olduğudur.

Genişletilmiş lenf bezi diseksiyonu ile radikal sistektomi: Kanser mesanede geniş bir alana yayılmışsa veya mesanenin birkaç yerinde görülmüşse, o zaman genişletilmiş lenf bezi diseksiyonu ile radikal sistektomi gerekebilir. Bu işlemde tüm mesane ve yakınındaki lenf bezleri alınır. Yayılım daha geniş çaplı olduğu için çoğunlukla erkeklerde prostat; kadınlarda yumurtalıklar, fallop tüpleri (yumurtalıklarla rahimi birbirine bağlana tüpler), rahim ve vajinanın küçük bir kısmı mesane ile birlikte alınır.

Hem kısmi hem de genişletilmiş lenf bezi diseksiyonu ile radikal sistektomi uygulanırken hasta genel anestezi altına alınır. Genellikle sistektomi karından açılan bir kesiden girilerek gerçekleştirilir. Buda, cerrahi sonrası hastanın yaklaşık 1 hafta hastanede kalmasını gerektirecektir. Ancak, 4-6 hafta gibi bir sürede hastanın tekrar normal yaşantısına dönmesi mümkündür.

Bu cerrahi, zaman zaman ucunda kamerası olan uzun ve ince aletlerin küçük birkaç kesiden sokularak pelvis içinin görüntülenmesi için de uygulanabilir. Bu işleme, laparoskopik cerrahi denir. Küçük kesilerle yapılan bu cerrahi yöntem, hastanın daha az ağrı duymasına ve çabuk iyileşmesine yardımcı olur. Ancak bu yöntemin, standart cerrahi yöntemleri kadar etkili bir tedavi şekli olduğu konusunda henüz net bir kanıya varılmadığı için sık kullanılan bir cerrahi yöntem olarak tercih edilmemektedir.

Ne olursa olsun, sistektominin mesane kanseri tedavisinde uzman bir cerrah tarafından yapılması gereklidir. Bu sayede kanserin tekrarlama riski minimuma indirilebilir.

Radikal sistektomi sonrası estetik cerrahi: Hastanın tüm mesanesi alınmışsa, idrarı depolayacak ve dışarı atılmasını sağlayacak yeni bir yol bulunması gerekir. Hastanın tıbbi durumuna ve tercihlerine göre birkaç farklı türde estetik cerrahi yapılmaktadır.

İdrar yapma fonksiyonun korunamadığı cerrahi: Barsaktan kısa bir parça alarak idrar yollarına bağlamak, bir seçenek olabilir. Bu sayede idrar için bir geçiş yolu oluşturularak böbreklerden dışarı atılması sağlanır. İdrar, böbreklerden akarak idrar yollarından oluşturulan kanala oradan da karnın ön tarafında açılan delikten (stoma) dışarı atılır. Bu işlem, ürostomi olarak da bilinir.

Bu işlemden sonra idrarı biriktirmek için deliğin çıkış noktasına küçük bir torba yerleştirilir. Torba idrarla doldukça boşaltılması gerekecektir.

İdrar yapma fonksiyonunun korunduğu cerrahi: Barsağın bir parçasından yapılan kapağı olan torba idrar yollarına bağlanır. Kapak, idrarın torbada birikmesini sağlayacaktır. Hastaya, torbanın yerine sonda takılması öğretilerek belirli aralıklarla biriken idrar torbasının boşaltılması sağlanır. İdrar torbası dışarıda olmadığı için bazı hastalar bu yöntemin uygulanmasını tercih etmektedir.

Yeni mesane cerrahisi: Bu yeni yöntemle idrarın, idrar yoluna yönlendirilerek biriktirilmesi sağlanır. Temelde, yeni mesane barsağın bir parçasından yapılır. İdrar yapma fonksiyonunun korunduğu veya korunamadığı cerrahiye nazaran yeni mesane idrar yollarına bağlanabilir. En büyük fark, yeni mesanenin idrar yollarına dikilmiş olmasıdır. Bu sayede hasta, normal olarak idrara çıkabilir. Birkaç aylık bir süreçten sonra hastaların çoğu idrara çıkma alışkanlıklarını geri kazanırken, bazı hastalarda geceleri idrar kaçırma problemleri görülebilmektedir.

Kanser yayılmışsa ya da cerrahi ile alınamıyorsa, amaç kanserin tedavi edilmesinden ziyade idrar akışındaki tıkanmayı hafifletmek veya önlemek olacaktır.

Mesane içi tedavi (İntravesikal tedavi): Yayılım göstermemiş ya da minimal düzeyde yayılım göstermiş mesane kanserinde uygulanan mesane içi tedavisinde ilaç, ağızdan ya da damardan değil sonda yoluyla doğrudan mesane içine sıvı olarak koyulur. Bu yöntem, vücudun bağışıklık sistemini tetikleyerek kanser hücrelerine saldırmasını sağlayan immunoterapi ya da kemoterapi amaçlı bir tedavi olarak uygulanabilir. Bu yolla verilen ilaç, sadece doğrudan mesane iç yüzeyindeki hücreleri etkiler. Buda, bu bölge dışında kalan kanser hücrelerini tedavi etmeyeceği anlamına gelir.

Sağlıklı ve mutlu kalın...
Prof. Dr. Mustafa Özdoğan