mesane-kanseri-cesitleri-nelerdir

Mesane kanseri çeşitleri nelerdir?

Yazı Boyutu:
Küçült
Sıfırla
Büyült

Bakıldığında birkaç çeşit kötü huylu mesane kanseri türü vardır. Şüphesiz, diğer kanser türlerinde olduğu gibi her bir mesane kanserlerinin tedaviye verdiği yanıt farklıdır. Şimdi gelin sık ve nadir rastlanan mesane kanseri türlerini birlikte inceleyelim.

Değişici epitel hücreli karsinom (ürotelyal)

Değişici epitel hücreli karsinom, mesane kanserlerinin en sık rastlanan türüdür. Yaklaşık %90’ı mesane içini kaplayan epitel hücrelerde gelişir. İdrar yolları (üretra), böbrekler, sidik borusu (üreter) gibi idrar yolunun diğer bölümleri de aynı tür hücrelere sahip olduğu için kanser bu bölgelerde de görülebilir.

Mesane kanserleri, hastalığın mesane duvarına ne oranda yayıldığına bağlı olarak tanımlanır diyebiliriz. Hücrelerin iç tabakalarında kalan ve daha derin katmanlara ilerlememiş olan mesane kanserleri, yayılım göstermemiş demektir. Bununla birlikte, kanser ürotelyumun hemen altında bağ dokusu, damarlar ve sinirlerin ince tabakasında ya da daha derinlerde kas tabakasında geliştiğinde hastalığın yayılım göstermiş olduğunu işaret eder.

Skuamöz hücreli karsinom (yassı epitel hücreli karsinom)

Tüm mesane kanserlerinin yaklaşık %4’ünde görülen skuamöz hücreli karsinom, oluşan uzun süreli iritasyon ve enfeksiyon sonucu mesanede gelişen yassı epitel hücrelerden (skuamöz hücreli karsinom) meydana gelir.

Adenokarsinom

Adenokarsinom, mesane kanserlerinin %2’sinde görülür. Bu kanser türü, mesanede salgı yapan glandüler hücrelerden kaynaklanmaktadır. Glandüler hücreler mesane duvarı döşer ve mukus yapımını sağlar.

Sarkom

Nadiren görülen sarkom, mesanenin kas hücrelerinde başlar. Nadiren rastlanan bu mesane kanseri, vücudun başka bölgelerine yayılım gösterme eğilimindedir.

Küçük hücreli karsinom

Nöroendokrin hücrelerde başlayan küçük hücreli karsinom, mesane kanserlerinin en az rastlanan türüdür. Bu kanserler çoğunlukla hızlı geliştiği için küçük hücreli akciğer kanserinde uygulanan kemoterapi rejimleri ile tedavi edilmesi gerekir.

Mesane kanserinde erken tanı ve tarama mümkün müdür? Nasıl teşhis edilir?

İdrarda kan (idrarın rengi kızıldan koyu kırmızıya kadar dönüşebilir), idrara çıkıldığında ağrı hissi ve sık idrara çıkma hissi gibi yaşanan bazı belirtilere mesane kanserlerinde sıkça rastlanmaktadır. Ancak, bu belirtilerin doğrudan mesane kanseri ile ilişkilendirilmesi doğru değildir. Yaşanan enfeksiyon, iyi huylu tümörler ve mesanede bulunan taşlar da bu tür belirtilere sebep olabilir. Bu durumda size düşen, vakit kaybetmeden uzman bir doktora başvurmanızdır. Bu sayede, erken tespit edilen sağlık sorununa, hızlıca çözüm bulunması mümkün olacaktır.

Genel olarak bakılacak olursa, mesane kanseri riski genetik faktörlerinden çok, 20 yıl veya daha uzun süre sigara içmiş, 50-60 yaşından büyük olan kişilerde tespit edilmiştir. Bu durumda en büyük risk faktörlerinin uzun süreli sigara kullanımı ve ileri yaş etkeni olduğu söylenebilir. Bununla birlikte mesane kanseri için rutin bir kanser tarama testi uygulamada yoktur. Erken tanı için şüphe durumunda testler yapılmaktadır.

Bu tür vakalarda, görüntüleme testleri [BT (bilgisayarlı tomografi), MRI (manyetik rezonans görüntüleme), sonogram, IVP (intravenöz piyelogram), kemik taraması veya göğüs röntgeni gibi] ve etkilenen bölgenin belirlenmesi için doğrudan mesane içine uygulanan sistoskopi yöntemlerinin birlikte uygulanması gerekir. İdrar sitolojisi olarak da bilinen idrar Pap testi, yapılacak değerlendirmenin önemli bir parçasıdır. Tüm bu testler negatif olursa mesane kanseri olasılığı %1’in altına inecektir.

Mesane kanseri, sadece sürekli devam eden idrar problemleri ve idrarda kan tespit edildiğinde görüntülenebilir. Eğer hasta mesane kanseri belirtisi gösteriyorsa, doktor tarafından geniş kapsamlı bir muayeneden geçirilecek, ayrıca laboratuvar testleri istenecektir.

Fiziksel muayene: Karın ve pelvis bölgesi muayene edilerek tümör araştırması yapılır. Fiziksel muayenede, rektal veya vajinal muayenede gerekebilir.

Kan testi: Kan testi ile kişinin genel sağlık durumu kontrol edilir, kan hücrelerinin sayımı incelenir ve böbreklerin ne kadar düzenli çalıştığına bakılır.

İdrar testi: Bu test ile idrarda kan, kanser hücresi ve hastalıkla ilgili diğer belirtiler kontrol edilir. İdrarda kanın belirlenmesi genellikle enfeksiyon gibi birtakım başka sağlık problemlerinden kaynaklanabilir. Ancak öte yandan, mesane kanserinin ilk belirtisi de olabilir. Bu nedenle de erken teşhiste yardımcı bir rol oynar, ancak tek başına yeterli bir test değildir.

Sistoskopi: Mesane kanseri teşhisi için en sık kullanılan yöntem sistoskopidir. Bu işlemde, sistoskop adı verilen ince ışıklı bir tüp ile doğrudan mesanenin içine bakılır. Sistoskop, idrar yolundan içeri sokularak mesane tabakası incelenir. Bu işlem sırasında tümör şüphesi olan alanlardan biyopsi örneği alınabilmektedir. Doku örneği, sistoskop ile alınarak patolojik inceleme için laboratuvara gönderilir. Yapılan biyopsi, kanserin varlığını kesinleştiren tek yoldur. Bazı hastalarda zaman zaman biyopsi sırasında kanserli bölgenin tamamı alınmaktadır.

İmmonusit testi: Sistoskopi sonrası yaşanan bazı yan etkiler (idrar yapmada güçlük gibi) nedeniyle bu işlemi yaptırmak istemeyen hastalar için son yıllarda yeni bir teşhis yöntemi kullanılmaya başlanmıştır. İmmunosit adı verilen bu test, idrar yoluyla mesane kanseri antijenlerini tespit eden ağrısız bir yöntemdir. Özellikle erken teşhis ve tedavi sonrası her 6 ayda bir uygulanması önerilir.

Fotodinamik teşhis: Standart sistoskopi sırasında mesane içinin görülmesi için beyaz bir ışık kullanılır. Fotodinamik teşhis olarak adlandırılan bu yeni teknikte, ışığa duyarlı bir ilaç sistoskopi öncesi mesane içine yerleştirilir. Bu ilaç, kanser hücreleri tarafından emilir. Sistoskopi sırasında kullanılan mavi ışık ile kanserli bölgeler belirgin hale getirilir ve küçük mesane tümörlerinin alınması kolaylaşır.

Mesane kanseri teşhisinde kullanılan fotodinamik tekniğinin, standart sistoskopiye nazaran faydaları halen araştırma konusudur.

Ultrasonografi: Mesane kanseri teşhisinde sık kullanılan ve ilk başvurulan görüntüleme yöntemlerinden biridir. Boşaltım sistemindeki anormallikleri göstermeye yarayan bu test, ses dalgaları kullanarak vücudun kesit görüntülerini oluşturur ve mesane içindeki tümör oluşumlarını belirleyebilir.

Bilgisayarlı tomografi (BT) urogram: Hastanın sağlık koşulları elverdiğinde (iyota karşı allerji veya astım hastalığı olmadığı durumlarda) damardan kontrast madde verilerek elde edilen böbrek ve mesane görüntülerine göre kanserin varlığı ve yayılımı değerlendirilir.

İntravenöz urogram (IVU): Damardan verilen kontrast madde ile böbrekler, idrar kanalları ve mesane doldurularak elde edilen görüntülerin değerlendirmesi yapılır. Bu test, BT urogram ile birlikte de uygulanabilir.

Manyetik Rezonans Görüntüleme: MR görüntüleme, X ışınları yerine radyo dalgaları ve güçlü mıknatıslar kullanarak vücudun yumuşak doku görüntülerini alır. Radyo dalgalarından gelen enerji emilir ve şüpheli bölgeye gönderilir. Bilgisayar elde edilen görüntüyü detaylı kesit resimler haline getirir.

Bu görüntüleme testi, mesane kanseri teşhisinde BT yöntemine göre daha fazla bir avantaj sağlamaz. Ancak, yeni geliştirilen demir-oksid bağlamlı ve difüzyon MRI teknikleri ile mesane kanserinde lenf bezlerinin yayılımı daha detaylı değerlendirilerek evrelemede fayda sağlayabilir.

Kemik sintigrafisi: Kanser hücrelerinin kemiklere yayılımı kontrol edilir. Damardan verilen az miktarda radyoaktif madde kan yoluyla kemikte toplanır. Kanserin bulunduğu yerde daha fazla toplanan radyoaktif madde ile tümörün varlığı tespit edilmiş olur.

Sağlıklı ve mutlu kalın...
Prof. Dr. Mustafa Özdoğan