Mesane-kanseri-hakkinda-bilmeniz-gerekenler

Mesane kanseri hakkında bilmeniz gerekenler

Yazı Boyutu:
Küçült
Sıfırla
Büyült

Mesane karın bölgesinin altında yerleşmiş olan böbreklerin ürettiği idrarı depolayan bir organdır. İdrar yollarının bir parçası olan mesane, üreter olarak adlandırılan uzun tüplerle böbreklere bağlıdır. Bu uzun tüpler aracılığıyla böbreklerden gelen idrar, gene mesaneye bağlı üretra olarak adlandırılan kısa tüplerden geçerek mesaneden ayrılır. Mesane duvarı iç tabaka, orta tabaka ve dış tabaka olarak adlandırılan üç tabakadan oluşmaktadır. İç tabaka, mesanenin yüzeyini kaplar. İdrarla dolduğunda yüzeyindeki epitel hücreler gerilir, idrar boşaldığında ise bu hücreler büzülür. Bunun yanında orta tabaka, kas dokusundan oluşmuştur. Mesane kası idrarın dışarı atılmasını sağlar. Dış tabaka ise, mesaneyi kaplayan yağ, kan damarları ve fibröz tabakadan oluşmaktadır.

Mesane kanseri oluşumunda tümör baskılayıcı birçok genin etkisiz kalmasının önemli bir rol oynadığı düşünülmektedir. Ülkemizde mesane kanseri erkeklerde akciğer, prostat ve kalın barsak kanserlerinden sonra en sık görülen dördüncü kanser türü olarak nitelendirilebilir. Kadınlarda ise, mesane kanseri görülme oranı daha alt sıralardadır.

Böylesine sık görülen bir kanser türü ile ilgili ne kadar bilgi elde edilirse, kişinin o kadar bilinçli hareket etmesi sağlanacaktır. O halde gelin mesane kanseri nedir? Etken rol oynayan faktörler nelerdir? Nasıl belirtiler gösterir? Ne tür tedavi yöntemleri kullanılır? Birlikte inceleyelim.

Mesane kanseri ile ilgili neler bilmelisiniz?

  • Öncelikle sizin başınıza da gelebileceğini bilmelisiniz.
  • Mesane kanserinin en sık görülen belirtileri idrarda kandır. Ancak, sık idrara çıkma, idrara çıkıldığında yanma ve ağrı gibi diğer belirtilerde bu hastalığın işareti olarak nitelendirilebilir.
  • Mesane kanseri, kadınlarda erkeklere nazaran daha nadir görülse de, hastalığın seyri daha kötü ve yaşam kaybı riski daha yüksektir. Bunun sebebi, jinekologların çoğu zaman mesane kanseri olasılığını göz önünde bulundurmak yerine, daha sık görülen sistit ve idrar yolları enfeksiyonu için aylar süren antibiyotik tedavisi uygulamalarıdır.
  • Sigara kullanımı ve sürekli saçların boyatılması, en bilinen risk faktörleri arasında yer almaktadır.
  • İleri evre mesane kanseri teşhisi koyulduğunda, tamamen mesanenin alınması sonrasında, üreme organları korunarak yeni bir iç kesecik veya mesane yapılandırmasını sağlayan cerrahi seçenekler mevcuttur.
  • Mesane kanseri, sigara kullanmayan 40 yaş altı kadınlarda oldukça nadir görülür.

Mesane kanseri görüntüleme testleri ile tespit edilebilir mi?

Mesane kanseri, sadece sürekli devam eden idrar problemleri ve idrarda kan tespit edildiğinde görüntülenebilir. Mesane kanseri, aile içinde görüldüğünde az da olsa risk oranını arttırır. Ancak, yapılan araştırmalar, bu kanser türünde birçok hastanın genetik risk faktörlerini taşımadığını, bu risk faktörlerini taşıyan birçok kişinin de mesane kanseri olmadığını göstermiştir. Bu hastalıkta en yüksek risk grubu, 20 yıl veya daha uzun süre sigara içmiş, 50 yaşından büyük olan idrarında görünür ağrısız kan olduğu tespit edilen kadınlardan oluşmaktadır. Bu tür vakalarda, görüntüleme testleri (bilgisayarlı tomografi [BT] veya intravenöz piyelogram [IVP]) ve etkilenen bölgenin belirlenmesi için direk mesane içine uygulanan sistoskopi yöntemlerinin birlikte uygulanması uygun olacaktır. İdrar sitolojisi olarak da bilinen idrar Pap testi, yapılacak değerlendirmenin önemli bir parçasıdır. Tüm bu testler, negatif olursa mesane kanseri oranını %1’in altına indirecektir.

Mesane kanseri nasıl gelişir?

Mesane kanserlerinin neredeyse %80’i mesane veya mukoza içinde kalır. Bu tür mesane kanserleri, yüzeysel mesane kanseri veya karsinoma in situ olarak adlandırılır ve tedavi sonrası çoğunlukla tekrarlar.

Hastalığın yayılmış olduğu durumlarda, kanser mesane duvarına kadar genişler ve kemiklere, lenf bezleri, üreme organları, akciğerler, karaciğer ve pelvise metastaz gösterebilir.

Mesane kanserinin belirtileri nelerdir?

  • İdrarda kan (idrarın rengi kızıldan koyu kırmızıya kadar dönüşebilir)
  • İdrara çıkıldığında ağrı hissi
  • Sık idrara çıkma veya sık idrara çıkma hissi

Ancak, bu belirtilere sahip olmanız, mesane kanseri olduğunuz anlamına gelmez. Enfeksiyon, iyi huylu tümörler, mesane taşı ve bunun gibi birtakım başka problemler de, bu belirtilere neden olabilmektedir. Bu tür belirtileri olan kişilerin vakit kaybetmeden doktora başvurmaları, problemin erken tespit edilmesini sağlayacaktır.

Mesane kanseri nasıl teşhis edilir?

Eğer hasta mesane kanseri belirtisi gösteriyorsa, doktor tarafından geniş kapsamlı bir muayeneden geçirilecek, ayrıca laboratuvar testleri istenecektir. Mesane kanseri teşhisi için uygulanan yöntemler aşağıda belirtilmiştir.

Fiziksel muayene: Doktor, karın ve pelvis bölgesini muayene ederek tümör araştırması yapar. Fiziksel muayene, rektal veya vajinal muayenede gerektirebilir.

İdrar testi: Laboratuvar idrarda kan, kanser hücresi ve hastalıkla ilgili diğer belirtileri kontrol eder. Mesane kanseri için en sık kullanılan idrar testi, Pap testine benzeyen idrar sitolojisidir.

İntravenöz piyelogram: Bu işlem sırasında, kan damarlarına boya enjekte edilir. Boya, idrarda toplanarak röntgende mesane ve böbreklerin görüntülenmesini sağlar.

Sistoskopi: Bu işlemde, sistoskop adı verilen ince ışıklı bir tüp ile doğrudan mesanenin içine bakılır. Sistoskop, idrar yolundan içeri sokularak mesane tabakası incelenir. Bu işlem sırasında, hastaya genel anestezi verilmesi mümkündür.

Doku örneği: sistoskop ile alınarak patolojik inceleme için laboratuvara gönderilir. Kanser hücrelerinin incelenmesi için doku örneği alınmasına biyopsi adı verilir. Birçok vakada biyopsi, kanserin varlığını kesinleştiren tek yoldur. Zaman zaman hastaların bazılarında biyopsi sırasında kanserli bölgenin tamamı alınmaktadır. Bu hastalarda mesane kanseri tek bir yöntem uygulanarak teşhis ve tedavi edilebilir.

Mesane kanseri nasıl evrelenir?

Mesane kanseri teşhis edildiğinde, evrelenmesi veya yayılım durumunun belirlenmesi gerekir. Bu sayede, uygulanacak tedavi planı şekillenir. Evreleme, kanserin mesane duvarına veya vücudun diğer bölgelerine yayılım durumuna ve yayılım söz konusu olduysa, vücudun hangi bölgelerine yayıldığına göre belirlenir. Bir başka deyişle, buna hastalığın derinlik ve genişlik ölçümü de denilebilir. Bazen doktor teşhis sırasında kanserin evresini belirleyebilir veya emin olmak için diğer testlerin uygulanması gerekebilir. BT (bilgisayarlı tomografi), MRI (manyetik rezonans görüntüleme), sonogram, IVP (intravenöz piyelogram), kemik taraması veya göğüs röntgeni gibi görüntüleme testleri de uygulanabilir. Bazen evreleme, hasta cerrahi müdahale görene kadar tamamlanmayabilir.

Mesane kanserinde her evrenin ifade ettiği özellikler aşağıda belirtilmiştir.

Evre 0: Kanser hücreleri, sadece mesanenin iç tabakasındadır. Bu evre, yüzeysel kanser olarak da bilinir. Agresif formu, yüzeye yayılım gösteren yüksek derece kanser yani karsinom in situ olarak adlandırılır.

Evre 1: Kanser hücreleri, mesane iç tabakasında derinlerde bulunur ancak mesane kasında görülmez. Yayılım gösterdiği halde bu evrede kanser sistoskopi ameliyatı ile alınabileceği için yine de yüzeysel mesane kanseri olarak adlandırılmaktadır.

Evre 2: Kanser hücreleri, mesane kasına yayılmıştır.

Evre 3: Kanser hücreleri, mesanenin kaslı tabakasından mesaneyi kaplayan doku tabakasına yayılmıştır. Bu evrede kanser, üreme organlarına da yayılmış olabilir.

Evre 4: Kanser, karın ve pelviste yayılım göstermiştir. Bu evrede, kanser lenf bezlerine hatta daha uzaktaki akciğerlere kadar yayılım gösterebilir.

Uzmanlar mesane kanserinin agresifliğini nasıl derecelendiriyorlar?

Hastalığın yayılım alanına ek olarak ne kadar agresif olduğunu bilmekte önemlidir. Patolog, hastaya ait kanser hücrelerini mikroskop altında inceleyerek kanserin ne kadar agresif olduğunu belirler. Mesane kanserinde, en az agresif olan (düşük derece) 1.derece, orta 2. derece, en agresif olan kanser (yüksek derece) 3 ve 4. derece olarak evrelendirilir. Kanserin derecesi, yüzeysel mesane kanserlerinin ilerlemesinde en önemli belirleyicidir. İleri evrelerde kanserin derecesi de yükselir.

Mesane kanseri nasıl tedavi edilir?

Mesane kanseri tedavisinde cerrahi müdahale, radyoterapi, kemoterapi ve immünolojik tedavi yöntemleri uygulanır.

Cerrahi müdahale: Cerrahi, mesane kanserinde sık kullanılan bir tedavi yöntemidir. Uygulanacak cerrahinin türü, çoğunlukla tümörün derecesine ve türüne bağlıdır.

  • Transüretral rezeksiyon: Erken evre (yüzeysel) mesane kanseri transüretral rezeksiyon ile tedavi edilebilir. Bu işlem sırasında, sistoskop idrar yolundan mesaneye sokulur. Ucundaki küçük bir kablo bağlantısı kullanılarak kanserli bölge temizlenir, ardından kalan olası kanser hücrelerine karşı elektrik akımı verilerek bölge yakılır.
  • Radikal sistektomi: Yayılım gösteren mesane kanseri (mesanenin geniş bir kısmına yayılan yüzeysel kanser) için en sık uygulanan cerrahi yöntemi, radikal sistektomidir. Bu işlemde mesanenin tümü, yakınındaki lenf bezleri, idrar yollarının bir kısmı ve kanser hücresi taşıyan yakın organlar alınır. Erkeklerde prostat, sperma kesesi ve sperm kanalının bir kısmı alınır. Kadınlarda ise rahim, yumurtalıklar, fallop tüpleri ve vajinanın bir kısmı alınır. Mesanenin tamamı alınmışsa, hastanın idrarını tutacak yeni bir torba için bir diğer cerrahi müdahale yapılır. Bunun yanında, kısmi sistektomi ile mesane korunarak küçük, bölgesel, kas tabakasına yayılım göstermiş mesane kanserleri alınabilir.

Kanser, mesane dışına yayıldığında cerrahinin amacı, kanseri almaktan çok hastalığın belirtilerini hafifletmek içindir. Sonrasında ilave tedavi yöntemleri kullanılarak kanser tedavi edilir.

Radyoterapi: Radyoterapi, yüksek enerji ışınları kullanılarak belli bir bölgedeki kanser hücrelerinin öldürülme işlemidir. Ayrıca, cerrahi öncesi uygulanan radyoterapide tümörün küçültülmesi hedeflenir. Bu sayede kanser cerrahi müdahale sırasında daha kolay alınır. Bunun yanında cerrahi sonrası uygulanan radyoterapi, cerrahi müdahalenin ardından kalan olası kanser hücrelerinin öldürülmesi için kullanılabilir.

İki çeşit radyoterapi yöntemi uygulanır:

  • Dıştan radyoterapi: Bu işlem birkaç hafta boyunca haftada birkaç gün hasta ayakta tedavi edilerek uygulanır. Yüksek enerji ışınları, vücudun dışından kanserli bölgeye odaklanır.
  • İçten radyoterapi: Hastanede yatış gerektiren bu işlem, karından kesi açılarak yada idrar yolundan mesaneye radyoaktif madde yerleştirilerek gerçekleştirilir. Yerleştirilen implant çıkarıldıktan sonra vücutta radyoaktivite kalmaz.

Kemoterapi: Kemoterapi, kanser hücrelerini öldürmek için ilaç kullanımıdır. Tek veya birden fazla ilaç kombinasyonu kullanılabilir.

Yüzeysel mesane kanseri olan hastalarda, transüretral rezeksiyon sonrası mesane içine kemoterapi uygulanabilir. Kateter (tüp), idrar yolundan mesaneye yerleştirilir. Mesaneye sıvı olarak gönderilen ilaç, birkaç saat içerde kalır. Bu tedavi, genellikle birkaç hafta boyunca haftada bir kere gerçekleştirilir. Sonrasında, bu uygulama 1 yıl boyunca ayda bir veya birkaç kez devam edebilir.

Vücudun diğer bölgelerine yayılım söz konusu olduğunda, kemoterapi ilaçları intravenöz yolla (damardan verilen ilacın tüm vücudu dolaşması sağlanır) verilebilir. İlaçlar, genellikle kürler halinde uygulanarak her tedavi boyunca iyileşme süreci takip edilir. Zaman zaman da, ameliyatın tedavi etkisini arttırmak için kemoterapi ile tümörün küçültülmesi sağlanabilir. Bu tedavi şekli, neoadjuvan tedavi olarak bilinmektedir ve radikal sistektomi gereken birçok hastada yaşam süresinde fayda sağlamıştır.

İmmünolojik tedavi: Aynı zamanda immünoterapi ve biyolojik tedavi olarak da bilinen bu yöntemde vücudun doğal yeteneği yani bağışıklık sistemi kullanılarak kanserle mücadele hedeflenir ve çoğu zaman yüzeysel mesane kanserinde (erken evre) transüretral rezeksiyon sonrası kanserin tekrarlamasını önlemek için kullanılır. İmmünolojik tedavi, genellikle yüzeysel yani erken evredeki tümör transüretral rezeksiyon ile alındıktan sonra birkaç hafta içinde başlar.

Söz konusu tedavide iki yöntem kullanılır. Bunlardan biri; tüberküloz aşısı (Bacillus Calmette-Guerin-BCG) diğer ise interferondur (bağışıklık sistemi yanıtını artıran bir madde).

  • Tüberküloz aşısı (Bacillus Calmette-Guerin-BCG), en sık kullanılan immünoterapi yöntemidir. Tüberküloz aşısı, mesanede kanser hücrelerini öldürmek için bağışıklık sistemini harekete geçiren inek tüberkülozu ile ilgili canlı ve zayıf bir bakteri içerir. Kateter yoluyla gönderilen aşı, 2 saat kadar mesanede kalır. Bu tedavi, genellikle hastalara yaklaşık 6 hafta boyunca haftada bir olarak verilir.
  • İnterferon, diğer bir biyolojik tedavi yöntemidir. Bu tedavide bağışıklık sistemini canlandırmak ve vücudu harekete geçirmek için çok miktarda sentetik protein verilir. Geçmişte yapılan araştırmalar, birlikte uygulanan tüberküloz aşısı(BCG) ve interferon kombinasyonunun, agresif veya tedaviye direnç gösteren yüzeysel (erken evre) mesane kanserine karşı etkili olabileceğini öne sürmüştür.
  • Kanser alanında önemli bir gelişme olarak bağışıklık sistemi kontrol noktası düzenleyicileri olarak adlandırılan yeni nesil immünoterapiler mesane kanserinde etkili bulunmuştur. Bu ilaçlardan Atezolizumab, 18 Mayıs 2016'da FDA onayı almıştır.

Sevgili okurlarım, mesane kanserinde en önemli nokta, birçok kanser türünde olduğu gibi erken teşhistir. Bu nedenle, yılda 1-2 kere doktor kontrolü yaptırmanız ve/veya yukarıda bahsi geçen belirtilerle karşı karşıya kaldığınızda vakit kaybetmeden doktorunuza başvurmanız, tedaviye erken başlama imkanı yaratacak, buda iyileşme şansını arttıracaktır.

Sağlıklı ve mutlu kalın...
Prof. Dr. Mustafa Özdoğan