mesane-kanseri

Mesane kanseri nedir? Nedenleri - risk faktörleri nelerdir?

Yazı Boyutu:
Küçült
Sıfırla
Büyült

Mesane, karın bölgesinin altında yerleşmiş olan böbreklerin ürettiği idrarı depolayan bir organdır. İdrar yollarının bir parçası olan mesane, üreter olarak adlandırılan uzun tüplerle böbreklere bağlıdır. Bu uzun tüpler aracılığıyla böbreklerden gelen idrar, gene mesaneye bağlı üretra olarak adlandırılan kısa tüplerden geçerek mesaneden ayrılır. Mesane duvarı iç tabaka (ürotelyum), ürotelyumun hemen altında ince tabaka, orta tabaka ve dış tabaka olarak adlandırılan dört tabakadan oluşmaktadır. İç tabaka (ürotelyum), mesanenin yüzeyini kaplar. İdrarla dolduğunda yüzeyindeki epitel hücreler gerilir, idrar boşaldığında ise bu hücreler büzülür. Yaklaşık 40-50 ml hacminde olan mesanenin tamamı idrarla dolarsa, 400-500 ml hacime ulaşabilir. Ürotelyumun hemen altında bağ dokusu, damarlar ve sinirlerin ince tabakası yer alır. Bunun yanında orta tabaka, kas dokusundan oluşmuştur. Mesane kası idrarın dışarı atılmasını sağlar. Dış tabaka ise, mesaneyi kaplayan yağ, kan damarları ve fibröz tabakadan oluşmaktadır.

Mesane kanserlerinin çoğu ürotelyumda (mesane duvarının en iç tabakası) başlar. Kanser, diğer tabakalarda geliştikçe hastalık daha da ilerler, kanser mesane duvarına kadar genişler ve kemiklere, lenf bezleri, üreme organları, akciğer, karaciğer ve pelvise yayılım gösterebilir.

Mesane kanserinin nedenleri - risk faktörleri nelerdir?

Hastalığa yakalanma şansını değiştiren her şey bizler için risk faktörüdür. Bu nedenle yaşam tarzımıza, edindiğimiz alışkanlıklarımıza, maruz kaldığımız tüm çevresel etkenlere dikkat ederek kanser hastalığında etkisi olan risk faktörlerini azaltmamız mümkündür.

Sigara içmek, alkol kullanmak gibi bazı risk faktörleri, yaşamın içinde edindiğimiz alışkanlıklardandır ve değiştirilebilir. Kişinin yaşı ve ailesel geçmişi gibi bazı risk faktörleri de vardır ki değiştirilemez. Öte yandan, riske sahip olmanız kansere yakalanacağınız anlamına gelmez. Ya da herhangi bir risk faktörü yokken kanser olmanız mümkündür denilebilir.

Bu sebeple, mesane kanserinde etken risk faktörlerini bilmek önemlidir. Bu sayede, hayatınızda yapacağınız ufak değişikliklerle riski azaltabilirsiniz. Mesane kanseri ile ilgili bazı risk faktörlerine sahipseniz, kontrollerinizi ihmal etmemelisiniz. Böylece, kanserde erken tanı ve etkin bir tedavi olanağına sahip olabilirsiniz.

Bazı risk faktörleri var ki, mesane kanserinin gelişmesinde etkin rol oynamaktadır.

Sigara

Sigara, mesane kanserinde en önemli risk faktörlerinden biridir. Mesane kanserine yakalanma oranı, sigara içen kişilerde içmeyenlere nazaran 3 kat daha fazladır. Sigara içen kişi, dumanı içine çektiğinde içinde bulunan kanserojen maddeler akciğerler tarafından emilir ve oradan da kana karışır. Vücudumuzda filtreleme görevi gören böbrekler tarafından süzülen bu kanserojen maddeler, idrara karışır. İdrar içindeki kimyasal maddeler, mesane duvarındaki hücrelere zarar verebilir. Buda, kanserin gelişme riskinin artması anlamına gelir.

İşyerinde kimyasallara maruz kalmak

Çalıştığınız ortamda bazı kimyasallara maruz kalmanın mesane kanseri riskini artıran bir faktör olduğu bilinmektedir. Örneğin; boya fabrikalarında zaman zaman kullanılan benzidin, beta-naftilamin gibi kimyasal maddeler mesane kanserine neden olabilir. Özellikle kauçuk, deri, tekstil ve her türlü boya üretiminde kullanılan çeşitli kimyasalların kansere neden olduğu bilinmektedir. Bu yüzden, çalıştığınız iş yerinin gerekli sağlık önlemlerini aldığından emin olmanız gerekir.

Yaş ve Cinsiyet

Aslına bakarsanız yaş büyüdükçe mesane kanserinde de riskin artığı görülmüştür. Yapılan istatistikler, her 10 mesane kanserinden 9’unun 55 yaş üstü kişilerde meydana geldiğini göstermiştir. Bu kanser türünün kadınlara nazaran erkeklerde daha sık görüldüğü söylenebilir.

Kronik mesane iritasyonu (tahriş) ve enfeksiyon

Böbrek ve mesane taşları, idrar enfeksiyonu, mesanede uzun süre kalan sonda mesanede iritasyona neden olan bazı sebeplerdir. Henüz netlik kazanmamış olsa da bu tür iritasyonların ve enfeksiyonların mesane kanseriyle (özellikle mesanede skuamöz hücreli karsinom) bağlantılı olabileceği düşünülmektedir.

İçme suyunda arsenik

Tarım ilaçları, fare zehiri, boya gibi çeşitli ürünlerin imalatında kullanılan arsenik, mesane kanseri riskini artıran bir zehirdir. Dünyanın bazı bölgelerinde içme suyundaki arsenik seviyesi yüksektir. Bu nedenle, içme suyunu nereden tedarik ettiğinize dikkat etmeniz önemlidir.

Kemoterapi ve radyoterapi

Siklofosfamid adlı kemoterapi ilacının uzun süreli kullanımı, mesanede tahrişe yol açarak bu alanda kanser riskini artırır. Bu kemoterapi ilacını kullanan hastalara bol bol sıvı tüketilmesi öğütlenir. Bu sayede, mesanenin tahrişten korunması ve kanser riskinin azaltılması hedeflenir.

Bunun yanında, mesane pelviste yer aldığından bu bölgeye uygulanan radyoterapi tedavisi, mesane kanserinin gelişme riskini arttırmaktadır.

Ailesel Geçmiş

Diğer birçok kanser türünde olduğu gibi mesane kanserinde de ailesel geçmiş önemlidir. Ailesinde mesane kanseri teşhisi koyulmuş ve tedavi görmüş yakınları olan kişilerde risk artar. Bazı durumlarda, mesane kanseri olan aile üyelerinin kansere neden olan aynı kimyasallara maruz kaldığı görülmektedir ya da mesane kanserinin gelişmesinde etken olabilecek bazı toksinleri yok etmek için bulunan bazı genlerde (GST; glutatyon-s-transferaz ve NAT) değişiklik olabilir.

Mesane kanserinde kişisel geçmiş

Kanser böbrekler, idrar kanalı ve idrar yolu gibi ürotelyumun bulunduğu diğer bölgelerde gelişebilir. Bu bölgelerde gelişen kanserin sonradan tekrarlama riski vardır. Bu sebeple, mesane kanseri olan kişiler, rutin sağlık kontrollerini aksatmamalıdır.

Mesanede doğuştan kaynaklı bozukluk

Doğum öncesi göbek deliği ile mesane arasında bir bağlantı vardır. Urakus olarak adlandırılan bu bağlantı normal şartlarda doğum öncesi yok olur. Ancak, doğum sonrası bu bağlantının bir kısmı vücutta kalırsa kansere dönüşebilir. Urakus’da başlayan bu kanserler genellikle kötü huylu gland hücrelerden oluşan adenokarsinomlardır. Ancak doğuştan gelen bu bozukluk, tüm mesane kanserlerinin %1’inin yarısından azında görülen oldukça nadir bir durumdur.

Bir diğer nadir rastlanan doğumsal anomali ise ekstrofi olarak adlandırılan doğuştan mesanenin dışarıda olması durumudur. Mesane ön duvarının ve karnın meydana gelmemesi sonucu, mesanenin arka ve alt yüzünün karın ön duvarından kabarık bir halde görülmesidir. Mesane dışarıya doğru açıktır. Dokunulduğunda ağrıye neden olur ve idrar sürekli dışarıya akar. Doğumdan hemen sonra uygulanan cerrahi ile mesane ve karın duvarı kapatılabilir. Ancak yinede, kişinin idrar yolu enfeksiyonlarına ve mesane kanserine yakalanma riski yüksektir.

Nadir de olsa, bu tür doğuştan gelen bozukluklar nedeni ile yüksek kanser riski taşıyan kişilerin rutin sağlık kontrollerini aksatmaması gerekir.

Sağlıklı ve mutlu kalın...
Prof. Dr. Mustafa Özdoğan