mesane-kanserinde-kemoterapi-ile-tedavi

Mesane kanserinde kemoterapi ile tedavi

Yazı Boyutu:
Küçült
Sıfırla
Büyült

Kemoterapi, kanser hücrelerini öldürmek için uygulanan ilaç tedavisidir. Yayılım göstermiş mesane kanserlerinde ana tedavi olarak kullanılan kemoterapide birlikte uygulanan 4 ilaçlı kemoterapi tedavisi; metotreksat, vinblastin, adriamisin ve sisplatindir (MVAS). Bu dörtlü ilaç kombinasyonu uzun yıllardır tedavide fayda sağlamaktadır. Bunun yanında, ikili olarak kullanılan diğer bir kemoterapi kombinasyonu; gemsitabin ve sisplatindir. Ayrıca, böbrek fonksiyonları zayıf olan mesane kanseri hastalarda, karboplatin ile birlikte ya paklitaksel ya da dosetaksel tedavisi uygulanmaktadır.

Diğer bir yandan, sağlık durumu elveren hastalarda kemoterapi tedavisi radyoterapi ile birlikte uygulanabilir. Bu durumda kullanılan ilaçlar; tek başına sisplatin, sisplatin ve florourosil (5-FU) kombinasyonu veya mitomisin ve 5-FU’dur.

Kemoterapi tedavisi hastaya farklı şekillerde uygulanabilir. İlaç doğrudan tedavi edilmesi istenen bölgeye veriliyorsa, buna bölgesel kemoterapi denir. Mesane içi tedavisi, doğrudan mesanenin içine koyulan ilaç tedavisidir ve bölgesel bir kemoterapi şeklidir. Erken evre mesane kanseri olan hastalarda, transüretral rezeksiyon sonrası mesane içine kemoterapi uygulanabilir. Sonda idrar yolundan mesaneye yerleştirilir. Mesaneye sıvı olarak gönderilen ilaç, birkaç saat içeride kalır. Bu tedavi, genellikle birkaç hafta boyunca haftada bir kere gerçekleştirilir. Sonrasında bu uygulama, 1 yıl boyunca ayda bir veya birkaç kez devam edebilir.

Mesane içi tedavisinde çoğunlukla kullanılan ilaçlar mitomisin ve tiyotepadır. Bunların yanında valrubisin, doksurubisin ve gemsitabinde uygulanan kemoterapi ilaçları arasında yer almaktadır. Mitomisin tedavisinde, ilaç gönderilirken mesane içi ısıtılarak ilacın etkisinin artırılması hedeflenir. Bu tedavi yöntemine, elektromotif mitomisin tedavisi denir.

Kemoterapinin damardan verilmesi yerine doğrudan mesane içine uygulanmasındaki en önemli avantaj, ilacın vücudun diğer bölgelerine ulaşmamasıdır. Bu sayede hasta, sistemik kemoterapide yaşanan birçok yan etkilerden korunmuş olur. Mesane içi tedavisinin en sık görülen yan etkileri; mesanede tahriş ve yanma hissidir.

Bunun yanında, vücudun diğer bölgelerine yayılım söz konusu olduğunda, kemoterapi ilaçları damardan (intravenöz yolla) verilebilir. Hedeflenen, ilacın tüm vücudu dolaşmasını sağlamaktır. Buna, sistemik kemoterapi denir. Sistemik kemoterapi, ana tümörden çok uzaktaki kanser hücrelerini etkileme gücüne sahiptir. Bu kemoterapi şekli farklı sebeplerle uygulanabilir.

  • Cerrahi öncesi tümörü küçültmek için kullanılabilir. Burada hedef, ameliyatla tümörün daha kolay alınmasını sağlamak ve kanserin tekrarlama riskini azaltmaktır. Neoadjuvan tedavi tedavi olarak bilinen bu yöntem, radikal sistektomi gereken birçok hastada yaşam süresine fayda sağlamıştır.

  • Bunun yanında, cerrahi sonrası (veya bazen radyoterapi sonrası) verilebilir. Buradaki amaç ise, cerrahi tedavi sonrası kalan ve çok küçük olduğu için görülemeyen olası tüm kanser hücrelerini yok etmektir. Bu sayede kanserin tekrarlama riski azaltılır. Bu tedavi şekline de adjuvan tedavi denir.

  • Bir başka sistemik kemoterapi şekli, radyoterapi ile birlikte verilen şeklidir. Burada amaç, radyoterapinin daha faydalı olmasını sağlamaktır.

Özellikle yaşlı ve ciddi başka sağlık sorunları olan mesane kanseri hastaların kemoterapi tedavisini tolere etmesi zor olabilir. Ancak ileri yaşta olmak kemoterapi tedavisi alınamayacağı anlamına gelmez. Uzman bir doktor tarafından genel sağlık durumuna bakılarak hastaya uygun tedavilerin verilmesi pekala mümkündür.

Uygulanan birden fazla kemoterapi ilacı, bazı hastaların kaldırabileceğinden fazla gelebilir. Gemsitabin veya sisplatin gibi tek kemoterapi ilacı ile tedavi uygun bir seçenek olabilir. Mesane kanserinde karboplatin, dosetaksel, paklitaksel, doksurubisin, 5-FU, metotreksat, vinblastin, ifosfamid ve pemetreksed gibi kemoterapi ilaçları da zaman zaman tek başına uygulanabilir. Kemoterapi birkaç haftalık kürler halinde verilir ve sonrasında bir süre vücudun kendini toparlaması için tedaviye ara verilir.

Sağlıklı ve mutlu kalın...
Prof. Dr. Mustafa Özdoğan