mide-kanseri

Mide kanseri nedir? Nedenleri - risk faktörleri nelerdir?

Yazı Boyutu:
Küçült
Sıfırla
Büyült

Mide nedir?


Mide, yemek borusu ile onikiparmak bağırsağı arasında bulunan sindirim sistemi organıdır. Özofagustan geçen besinler, karnı göğüsten ayıran solunum kası olan diyafram seviyesindeki mideye iner. Mide, sindirim işleminin başlaması için besinleri mide suyu ile tutan ve karıştıran torbaya benzer bir organdır.

Mide duvarının 5 katmanı vardır. Bu katmanlarda kanser ne kadar derinde oluşursa, hastalığın iyileşmesi de o kadar zorlaşmaktadır. Bu sebeple, mide duvarındaki katmanlar hakkında bilgi sahibi olmak önemlidir. Mide duvarının 5 katmanı, içeriden dışarıya doğru çalışır.

 

  • En içteki katman, mukoza olarak adlandırılır. Burası, mide özsuyu ve mide asitinin yapıldığı ve mide kanserlerinin en sık başladığı yerdir.
  • Bir sonraki katman submukoza-alt mukoza tabakasıdır.
  • Kalın kas katmanı olan muskülaris propiya, mide özlerini hareket ettirir ve karıştırır.
  • Dış 2 katman subseroz ve seroz zar, mide için sarmalama görevi görür.

 

Mide veya Karın?

Birçok söylemde mide kalça ve göğüs arasında bulunan bir organ olarak ifade edilir. Örneğin; apandisit, ince bağırsak, kolon veya safra kesesinde oluşan bir ağrı, mide ağrısı olarak adlandırılabilir. Bu bölgenin tıbbi terimi karındır, ve bu bölgede oluşan ağrı abdominal ağrı olarak adlandırılır.
Aradaki farkın anlaşılması önemlidir. Çünkü mide, kanserin başlayabileceği abdominal bölgede bulunan birçok organdan sadece biridir. Bu sebeple, mide kanseri aynı bölgede bulunan diğer organlarda oluşmuş kanserlerle karıştırılmamalıdır. Diğer kanserler farklı belirtiler gösterebilir, farklı şekilde tedavi edilir ve hastalığın seyri farklı ilerler.

 

Mide Kanseri Nedir?

 

Kanser, midenin herhangi bir yerinde başlayabilir. Belirtiler, tedavi seçenekleri ve hastalığın seyri, midenin neresinde kanserin başladığına bağlıdır. Mide adenokarsinom mide kanserlerinin en sık rastlanan türüdür ve mide yüzeyinde bulunan (silindrik epitel) hücrelerden oluşur. Mide kanseri ile ilgili öncelikli risk faktörü, bakteriye bağlı enfeksiyondur. Antibiyotik tedavisi, midede ülser, gastrit hatta kanser riskini arttıran spiral tip bakteriye bağlı (Helikobakter pilori), mide kanseri riskini minimize edebilir.

Çoğu zaman mukozada başlayan mide kanserleri, yavaş yavaş dışa doğru diğer katmanlarda gelişir. Yıllardır yavaş gelişim gösterme eğiliminde olan mide kanseri, hastalık aktif olarak başlamadan önce, mide (mukoza) iç yüzeyinde değişiklikler meydana getirir. Oluşan bu ilk değişiklikler, nadiren belirti verir ve çoğunlukla fark edilmez.

Mide kanserinin farklı katmanlarında başlayan kanserler, farklı belirtilere neden olabilirler. Hastalığın seyrindeki değişiklikler, tedavi seçeneklerini etkileyecektir.

Mide kanseri, farklı yollarla yayılabilir. Kanser, mide duvarı boyunca ve yakın organlarda gelişebilir. Ayrıca, yakın lenf bezlerine ve sonrasında lenf sistemine yayılabilir. İleri evrede ise, kan dolaşımı yoluyla karaciğer, akciğer ve kemiklere yayılım gösterebilir. Bu durumda, hastalığın seyri çokta umut vadedici olmaz.

 

Mide kanseri sıklığı ve önemi

 

Mide kanseri, en sık Japonya ve Çin’de görülürken avrupa’da 100.000’de 12-15 civarındadır. Amerika’da 2013 yılında 21.600 yeni mide kanseri vakası ve yaklaşık 10.990 mide kanserine bağlı yaşam kaybı tahmin edilmektedir.

Ülkemizde ise; mide kanseri en sık görülen kanserler arasındandır (erkeklerde 5. sırada, kadınlarda 6. sırada). Türkiye’de yapılan bir çalışmada mide kanseri teşhis konma yaşı ortalama 57 ve kadın erkek hastaların oranı yarı yarıya olarak tespit edilmiştir. Bölgelerin karşılaştırılması ile ülkemizin doğu bölgesinde kanser teşhisi konan hastaların sosyoekonomik durumu, batı bölgesine göre daha düşük bulunmuştur. Ayrıca Helikobakter Pilori gastriti ve intestinal metaplazi oranı doğu bölgemizde batı bölgesine göre daha fazladır. Son 50 yılda tüm dünyada mide kanseri oluşumu ve kansere bağlı yaşam kaybı oranları azalmıştır. Bu azalmanın sebebi; tedavideki gelişmelerden ziyade, yaşam koşullarının iyileştirilmesi ve beslenmedeki taze meyve, sebze tüketiminin artması olarak açıklanmaktadır.

Çalışmalara göre; mide kanseri ve yaş arasında kuvvetli bir ilişki bulunmaktadır. Mide kanserinin görülme sıklığı 30 yaşından sonra artar ve 70 yaşında pik yapar. Mide kanseri olan erkek/kadın oranı yaklaşık yarı yarıyadır. Ülkemizde yapılan bir çalışmanın verilerine göre Türkiye’de sıklıkta görülen kanser türlerinden biri olmakla birlikte; Sağlık Bakanlığı’nın kanser istatistiklerine göre; Türkiye’de en sık görülen beşinci kanser türüdür. Mide kanseri görülme oranlarına göre erkeklerde 100.000’de 13 ile beşinci sırada, kadınlarda 100.000’de 7 ile yine beşinci sırada yer alan kanser türüdür. Bir insanın tüm yaşamı boyunca mide kanserine yakalanma riski yaklaşık 116’da 1’dir.

Önceleri oldukça sık rastlanan ve yaşam kaybı riski taşıyan mide kanseri, son yıllarda nadiren görülmeye başlamıştır. Mide kanserinin azalmasındaki etkenler hakkında net bir karara varılmamış olsa da, yiyecekleri buzdolabında saklama ve daha az tuzlu ve tütsülenmiş gıda tüketmenin bağlantılı olabileceği düşüncesi üzerinde durulmaktadır. Bazı doktorlar da, enfeksiyonları tedavi etmek için kullanılan antibiyotiğin, mide kanseri gelişiminde ana sebeplerden biri olan H.pylori bakterisini öldürmesinin önemli bir etken olduğu düşüncesindedirler.

 

Mide kanserinin nedenleri - risk faktörleri nelerdir?

 

Uzmanlar, mide kanseri geliştiren bazı risk faktörlerini tespit etmişlerdir:

Cinsiyet: Mide kanseri, kadınlardan çok erkeklerde yaygındır.

Yaş: Mide kanserinde 50 yaşından sonra ciddi bir artış söz konusudur. Teşhis konan hastaların çoğu 60 ile 80 yaşları arasındadır.

Etnik Yapı: Mide kanseri, İspanyol, Afrikalı ve Pasifik Ada Asyalı yerlilerde daha sık görülmektedir.

Kişinin Yaşadığı Yerin Etkisi: Tüm dünyada mide kanserine en sık rastlanan yerler; Japonya, Çin, Güney ve Doğu Avrupa, Güney ve Orta Amerika’dır. Bu hastalık, Kuzey ve Batı Afrika, Güney Orta Asya ve Kuzey Amerika’da daha nadir görülmektedir.

Bakteriyel Enfeksiyon: Helicobacter pylori (H. pylori) olarak adlandırılan bakteriye bağlı enfeksiyon, mide kanserinin ana sebeplerinden biridir. Bu bakteriyle oluşan uzun süreli enfeksiyon, midenin iç tabakasında kanser öncesi değişikliklere ve iltihaplanmaya neden olabilir, ülser ve bazı lenfoma türleri ile bağlantılıdır.

Mide Lenfoması: MALT lenfoma olarak bilinen mide lenfoma türü için tedavi gören kişilerde, midede adenokarsinom riski artar. Bunun sebebi, büyük ihtimalle H. Pylori adlı bakterinin sebep olduğu enfeksiyondur.

Beslenme şekli: Mide kanserindeki risk artışının salamura edilmiş sebze, tuzlanmış balık ve et ürünleri, tütsülenmiş yiyeceklerin çok tüketilmesi ile doğru orantılı olduğu gözlenmiştir. Diğer yandan, bolca tüketilen taze meyve ve sebze mide kanseri riskini azaltır.

Tütün Kullanımı: Sigara içmek, mide kanseri riskini ikiye katlar.

Aşırı Kilolu veya Obez Olmak: Aşırı kilolu veya obez olmak, midenin üst kısmında kanser oluşumunun olası nedenidir.

Daha Önceki Mide Ameliyatı: Mide kanseri, ülser gibi diğer başka problemlerin tedavisi için midesinin bir kısmı alınmış kişilerde görülmesi olasıdır. Bu tür mide kanserleri, ameliyattan yıllar sonra da ortaya çıkabilir.

Pernisiyöz Anemi (kötücül kansızlık): Bu hastalık, midenin yiyeceklerden B12 vitamininin emilmesini sağlayan proteini yeteri kadar üretmemesi sonucu oluşur. Bu durum, kırmızı kan hücrelerinin eksikliğine (anemi) ve diğer problemlere kadar uzanabilir. Pernisiyöz anemisi olan kişilerde, mide kanseri riski yüksektir.

Menetrier Hastalığı: Nadir görülen bu hastalık, midede kanser oluşturacak değişikliklere yol açabilir.

Kan Grubunun Etkisi: Bilinmeyen bir sebeple, A grubu kana sahip olan kişilerde mide kanseri riski daha yüksektir.

Kalıtsal Kanser Sendromu: Bu sendrom, hastalığı veya durumu işaret eden belirtilerin bir araya gelmesidir. Aileden gelen kalıtsal gen değişiklikleri (mutasyon) ile oluşan bir dizi sendrom, mide kanseri riskini arttırabilir. Bu sendromlar:

  • Kalıtsal diffüz mide kanseri
  • Kalıtsal polip dışı kolorektal kanser (HNPCC)
  • Aileden genel adenomatöz polipozis (FAP)
  • Kalıtsal meme ve yumurtalık kanser sendromu
  • Li-Fraumeni sendromu
  • Peutz-Jeghers sendromu

 

Aile Geçmişi: Aile fertlerinde (anne, baba, kardeşler ve çocuklar) mide kanseri görülmüş kişilerin bu hastalığa yakalanma olasılığı daha yüksektir.

Mide Poliplerinin Bazı Türleri: Polipler, mide çeperinde gelişir ve iyi huyludur. Poliplerin çoğu, mide kanseri riskini arttırmaz. Ancak, adenomatöz polipler veya adenomlar zaman zaman mide kanserine dönüşür.

Epstein-Barr Virüsü Etkisi: Bu virüs, “mono” infeksiyöz mononükleozis yani beze hummasına sebep olur. Yaşamlarının bir döneminde hemen hemen tüm yetişkinlerde varolan bu virüsün mide kanserine neden olup olmadığı henüz netlik kazanmamıştır. Ancak, virüs mide kanser hücrelerinde bulunmuştur.

Yapılan Bazı İşlerin Etkisi: Kömür, metal, kauçuk endüstrilerinde çalışan kişilerde mide kanseri gelişme riski yüksektir.

Bağışıklığın Zayıf Düşmesi: Genel değişken immün yetersizliği (CVID) olarak adlandırılan bağışıklık problemine sahip kişilerde, mide kanseri riski yüksektir. Bu durum kişilerin bağışıklık sisteminde mikroplara etki edecek yeterli miktarda antikor üretilemez. Buda, vücudu enfeksiyonlara ve diğer problemlere açık hale getirir. Böylece, mide kanseri ve lenfoma riski yükselir.

Mide kanseri için birçok risk faktörü mevcut iken, bu faktörlerin mide hücrelerini nasıl kansere dönüştürdüğü henüz netlik kazanmamıştır. Bilim insanları, midede oluşan belli değişikliklerin nasıl ve neden olduğunu ve H. pylori adlı bakterinin mide kanserinde oynadığı rolü araştırmaya devam etmektedir. Ayrıca, gen değişliklerinin (mutasyon), normal mide hücrelerini nasıl değiştirerek kansere dönüştürdüğü de incelenmektedir. Mide kanseri ile bağlantılı gen değişikliklerinin çoğu, doğum sonrası meydana gelmektedir. Çok azı kalıtsaldır.

Aspirin Kullanımı Mide Kanseri Riskini Azaltır mı?

 

Aspirin veya aspirin gibi başka ilaçların kullanımı, kolon ve mide kanseri riskini azaltabilir. Ancak, bu ilaçlar aynı zamanda bazı kişilerde iç kanama ve başka problemlere yol açabilir. Doktorların çoğu, bu ilaçları kireçlenme gibi başka sağlık problemleri için kullanan hastalarda kanser riskini azaltmada ek bir fayda sağladığı görüşündedirler. Ancak, sadece mide kanseri riskini azaltmak için tavsiye edilmez.

Mide Kanserinde Yüksek Risk Altında Olan Kişiler

 

Mide kanserlerinin sadece az bir yüzdesi, kalıtsal diffüz mide kanseri sendromu ile oluşur. Ancak, kalıtsal durumu olan hastaların çoğu, bir şekilde mide kanserine yakalanmaktadır. Bu tür bir gen mutasyonuna sahip kişiler, çoğu zaman mide kanserine yakalanmadan önce cerrahi müdahale ile midelerini aldırmaktadır. Ailede güçlü bir mide kanseri geçmişi varsa, doktorunuzla konuşmanız önemlidir. Eğer bu genin belirtileri mevcutsa, ilgili tetkik ve testlerin yapılması yerinde olacaktır. Genin varlığı yapılan testlerle onaylanırsa, cerrahi müdahale yöntemini doktorunuzla konuşmanız gereklidir.

 

Mide kanseri önlenebilir mi?

 

Mide kanserinin önlenebilen kesin bir yolu yoktur. Ancak, yaşam şekliniz ve beslenmenizle ilgili uygulayacağınız bazı yöntemlerle, kanser riskini düşürmeniz mümkündür.

Mide Kanserinin Önlenmesinde Beslenme, Vücut Ağırlığı ve Egzersiz Etkisi

 

Besin maddelerinin salamura edilmesi, tuzlanması ve tütsülenmesi yerine buzdolabında saklanması, mide kanseri riskinin azalmasına yardımcı olmuştur. Risk oranını azaltmak için tütsülenmiş, salamura edilmiş ve tuzlanmış et ve balık ürünlerinden uzak durunuz.

Bol tüketilen taze meyve ve sebzeler, mide kanseri riskini azaltabilir. Turunçgiller (portakal, limon ve greyfrut gibi), ayrıca yardımcı yiyecekler olarak bilinmektedir. Geryfrut ve greyfrut suyu, aldığınız bazı ilaçların miktarını değiştirebileceği için beslenme alışkanlıklarınıza greyfrutu dahil etmeden önce doktorunuzla görüşmelisiniz. Sağlıklı olan sebze ve meyve ağırlıklı beslenmeniz, günde en az 2½ tabak sebze ve meyve tüketmenizdir. Tam tahıllı ekmek, makarna ve mısır gevreğini tercih ederek; balık, kümes hayvanları veya fasülye tüketerek, işlenmiş et ve kırmızı etten uzak durarak kanser riskini azaltabilirsiniz.

Vitamin ve mineral kullanmanın mide kanseri riskini azaltıp azaltmadığını sorgulayan araştırma sonuçları bu zamana kadar netlik kazanmamıştır. Bazı vitaminlerin karışımı (A,C ve E vitaminleri ve mineral selenyum), sağlıklı beslenmeyen kişilerde mide kanseri riskini azaltabilir. Ancak, sağlıklı beslenen kişilerde yapılan araştırmalarda fayda görüldüğü gözlenmemiştir. Bu alanda daha fazla araştırma yapılması gerekmektedir.

Aşırı kilolu veya obez olmak, mide kanseri riskini etkileyebilir. Diğer yandan, fiziksel olarak aktif olmak ve spor yapmak, kanser riskinin azalmasında yardımcı etkenlerdir. Doğru olan yaşamınız boyunca sağlıklı kiloda kalmanız için sağlıklı beslenmek ve yeterli derecede egzersiz yapmaktır. Mide kanseri riski üzerindeki olası etkileri bir yana, kilo vermek diğer birçok kanser türünde ve sağlık problemlerinde etkili olacaktır.

Mide Kanseri Olmamak İçin Sigaradan Uzak Durun

 

Sigara kullanımı, diğer kanser türlerinde olduğu gibi mide kanseri riskini de arttırabilir. Eğer sigara kullanmıyorsanız, lütfen başlamayın..

Mide Kanserinde H. Pylori Enfeksiyonunun Etkisi

 

H. pylori bakterisi ile devam eden (kronik) enfeksiyonun, mide kanserini önlemek için tedavi edilmesi gerekliliği henüz netlik kazanmamıştır. Daha önce yapılan bazı araştırmalar, H.pylori enfeksiyonu olan kişilere antibiyotik verilmesinin, mide kanseri gelişme oranını azaltabileceğini öne sürmüştür. Ancak, bu konuda daha fazla araştırma yapılması gerekmektedir.

H.pylori enfeksiyonunuz olduğunu düşünüyorsanız veya doktorunuz öngördüyse, bazı testler yapılması mümkündür. En kolay yol, kan testidir. Bu yolla, H.pylori için antikorlara bakılır. Uygulanan başka testlerde mevcuttur.

Sağlıklı ve mutlu kalın...
Prof. Dr. Mustafa Özdoğan