Neden-kanser-tamamen-tedavi-edilemedi

Neden kanser tamamen tedavi edilemedi?

Yazı Boyutu:
Küçült
Sıfırla
Büyült

Tıp birçok alanda ciddi ilerleme kaydederken, kanser alanında yavaş kaldığına dair birçok söylem mevcuttur. Bu hastalığı tedavi etmeye ve anlamaya yönelik özellikle son 40 yılda olağanüstü çabalar ve yüz milyarlarca doları aşan para harcanmasına rağmen, her yıl kanser nedeni ile 8 milyonu aşkın yaşam kaybı gerçekleşmektedir. Peki, kanser neden hala tamamıyla tedavi edilememektedir?

Bunun ana nedeni, kanserin altında yatan moleküler mekanizmaların anlaşılmasının oldukça zor bir problem olmasıdır.

Kanseri tedavi etmek için kullanılan ilk ilaçlar olan kemoterapilerin keşfi 2. Dünya Savaşı’na dayanmaktadır. Hardal gazına maruz kalan insanların beyaz kan hücre sayılarının belirgin bir şekilde azalması, bu kimyasalların kanser hücreleri gibi hızlıca çoğalan hücreler üzerine kullanılabileceği fikrini doğurmuştur. Böylelikle farklı kimyasallar tümörler üzerinde denenmeye başlanmış ve bulunan yeni ilaçlar (kemoterapi) kısmen tümörleri yok etmiştir. Fakat kemoterapilerin tümörü küçültücü ya da yok edici etkileri de sınırlı olmuş ve kanserler sıklıkla nüks (yinelenme) etmiştir. Bu durum ortaya enteresan bir tablo da çıkarmıştır: kanserin nedenleri ve oluşum mekanizmaları anlaşılmadan tedavi edici ilaçlar geliştirilmeye çalışılmıştır.

Dünya Sağlık Örgütü istatistiklerine göre;

- her yıl 8,2 milyon insan kansere bağlı yaşamını kaybetmektedir (tüm yaşam kayıplarının %13’ü)
- 20 yıl sonra yeni tanı kanser vakalarında %70 artış beklenmektedir
- kanser tek bir hastalık değildir; 100’den fazla sayıda kanser çeşidi mevcuttur ve her birinin tanı ve tedavisi kendine özgüdür

1970’lerden itibaren bilimdeki büyük ivmelenme ile birlikte kanserin nedenleri ciddi şekilde araştırılmaya ve anlaşılmaya başlanmıştır. Hücre biyolojisi ve genetik bilgimizi geliştirenlere büyük teşekkür borçluyuz. Bu sayede günümüzde, moleküler düzeyde kanser hücrelerini belli özelliklerini tanıyarak hedef alan akıllı ilaçlar geliştirilmektedir.

Çocukluk çağı kanserleri ve meme kanserleri eskisine göre çok daha fazla oranda, hatta birçoğu tamamen tedavi edilmektedir. Fakat daha yapılması gereken çok çalışma ve atılması gereken önemli adımlar var: örneğin “kanser hücreleri vücudun bağışıklık sisteminden kaçmak için bilinenler dışından başka hangi yolları kullanıyorlar” gibi.

Yine son yılların önemli bir gelişmesi olarak kanser artık organlara özgü bir hastalık olmaktan ziyade, bazı özgül gen mutasyonlarının neden olduğu moleküler mekanizmaların tetiklediği hastalıklar grubudur anlayışı yaygınlaşmaktadır.

Bunu bir örnekle anlatmak daha doğru olacaktır:

Hücrelerin yüzeyinde EGFR adlı bir protein bulunur. Bu protein normalde hücre büyümesi ve çoğalmasına yardımcıdır. Bazı akciğer kanseri hücreleri genetik bir mutasyon nedeni ile hücre zarlarından çok fazla EGFR barındırırlar, bu da onların daha hızlı çoğalması ile sonuçlanır. EGFR baskılayıcı olarak adlandırılan yeni nesil hedefe yönelik akıllı ilaçlar (Erlotinib = Tarceva gibi), EGFR proteininin hücreyi sürekli bölünmeye sürükleyen sinyallerini kesebilir. Böylelikle kanserin büyümesi ve yayılmasının önüne geçilebilir. Yapılan araştırmalarda görülmüştür ki sadece bazı akciğer kanserleri değil, pankreas, kolon, beyin gibi başka organların kanserlerinde de EGFR pozitifliği görülebilmektedir. Bu durumda hastalığın adı “… organının kanseri” değil “EGFR pozitif kanser” olarak adlandırılabilmektedir. Buna benzer örnekler Her2 (meme kanseri için geliştirilen ilacın mide kanserinde kullanılması örneği) mutasyonu için de mevcuttur.

Bunula birlikte, aynı EGFR proteinin farklı bölgelerinde de mutasyonlar görülebilmektedir. Bilindiği üzere proteinler amino asitlerden oluşur. Tek bir amino asidin değişmesi proteinin işlevinin kaybolmasına neden olur. Bu sebeple EGFR pozitif kanserlerin dahi alt grupları vardır. Bu da hedeflenmiş tedavilerin etkinliğini azaltmaktadır. Bir başka deyişle EGFR proteinin tek bir bölgesindeki mutasyonu hedef alan ilaçlar, diğer mutasyonları hedef almamaktadır. Özetle demek istediğimiz kanser, altında çok sayıda moleküler mekanizmayı barındıran oldukça kompleks bir hastalık grubudur. Bu nedenle tek bir ilacın, tek bir yaklaşımın yaklaşımın, hele ki son zamanlarda çok tartışılan alternatif ürünlerin (bitkisel özler gibi) özellikle ileri evre kanserleri tamamen tedavi edeceğini düşünmek hayal sınırlarını zorlamakla eşdeğerdir.

Umut veren yeni bir kanser tedavi şekli ise vücudun bağışıklık sistemini kanserle savaşmak için adeta yeniden programlayan immünoterapilerdir. Aslında fikir olarak oldukça eskidir bağışıklık sistemini kanseri tedavi etmek için harekete geçirmek (örn. Coley toksinleri). Fakat kanser ve bağışıklık sistemi hücrelerinin etkileşimi moleküler düzeyde henüz anlaşılabilmiş ve bu ilişkiye müdahale edebilecek ilaçlar yeni geliştirilebilmiştir. İmmünoterapiler birçok ileri evre kanserde etkinlik göstermiş ve bir grup hastada özellikle uzun süreli olarak hastalığı kontrol altında tutmayı başarmışlardır. İmmünoterapi ilaçlarını kullanan hastaların yarıya yakını, hali hazırda klinik çalışmalarda yer almaktadır. Hangi hastaların immünoterapilerden ve yeni nesil hedefe yönelik ilaçlardan fayda göreceğini tahmin etmeyi sağlayan testler geliştirmek kanser alanındaki bilimsel çalışmaların bir diğer konusudur.

Şimdiye kadar geliştirilen kanser ilaçları (kemoterapiler, hormon tedavileri, akıllı ilaçlar ve immünoterapiler) ile birlikte cerrahi ve radyoterapinin, hastalarımızın yaşam sürelerini yavaş ama kararlı bir şekilde artırdığı su götürmez bir gerçektir. Dünya henüz birçok kanser çeşidini tamamen tedavi edemiyor olsa da, önümüzdeki birkaç on yılda özellikle kişiselleştirilmiş tıbbın olgunlaşması ile kanserin hayatta kalınabilir bir hastalık olması yönündeki umudumuz tarihin herhangi bir döneminde olduğundan çok kadar güçlüdür.

Sağlıklı ve mutlu kalın...
Prof. Dr. Mustafa Özdoğan

Kaynak:

1. The Economist explains Why cancer has not been cured.
Jul 7th 2016, 4:14 BY N.L. http://www.economist.com/

2. Cancer Statistics. Estimated Incidence, Mortality and Prevalence Worldwide, Globocan 2012.

3. Richard G. Abramson, M.D.
Overview of Targeted Therapies for Cancer.
www.mycancergenome.org