noroendokrin-tumor

Nöroendokrin tümör nedir? Nedenleri - risk faktörleri nelerdir? Çeşitleri nelerdir?

Yazı Boyutu:
Küçült
Sıfırla
Büyült

Vücudun nöroendokrin sistemi, endokrin hücreleri (veya hormon üreten hücreler) ve sinir hücrelerinden oluşur. Nöroendokrin hücreler çoğunlukla sindirim sistemi (mide, bağırsaklar gibi) ve akciğerler gibi organlarda mevcuttur. Bu hücrelerin akciğerlere hava dolaşımını ve kan akışını sağlamak, sindirim sisteminden geçen besin maddelerinin hızını kontrol etmek gibi işlevleri vardır.

Nöroendokrin tümörlerde (NET), diğer tümör türlerinin aksine önemli iki unsur ön plana çıkmaktadır.

  1. Belli bir organ veya dokuda bulunan hücrelerden çok endokrin sistem içinde dağınık duran hücrelerden oluşması.

  2. Nöroendokrin hücrelerin önemli vücut fonksiyonlarını kontrol eden biyoaktif madde ve hormon üretmeleri.

Nöroendokrin tümörlerde, bu maddeleri fazlaca salgılayarak birçok farklı belirtiye yol açabilir. Bu nedenle, doğru bir tedavi için endokrinolog, gastroentrolog, onkolog ve radyolog gibi alanında uzman birden fazla doktorun tedaviyi takip etmeleri gerekebilir.

Nöroendokrin tümörler (NET), vücudun nöroendokrin sisteminde hormon üreten endokrin ve sinir hücrelerinde başlar. Genellikle yavaş seyirli olsa da agresif (yayılım gösteren) eğilim de gösterebilen bu tümör türleri, bulundukları yer ve salgıladıkları hormonlar sebebiyle farklı gelişim gösterirler.

Nöroendokrin tümörler için istatistiki verilere bakıldığında, yıllık her 100,000 kişi içinde yaklaşık 2.5 - 5 kişiye bu hastalığın tanısının konulduğunu görmekteyiz (insidans).

Nöroendokrin tümörlerin nedenleri – risk faktörleri nelerdir?

Hastalığa yakalanma şansını değiştiren her şey bizler için risk faktörüdür. Bu nedenle yaşam tarzımıza, edindiğimiz alışkanlıklarımıza, maruz kaldığımız tüm çevresel etkenlere dikkat ederek kanser hastalığında etkisi olan risk faktörlerini azaltmamız mümkündür.

Sigara içmek, alkol kullanmak gibi bazı risk faktörleri, yaşamın içinde edindiğimiz alışkanlıklardandır ve değiştirilebilir. Kişinin yaşı ve ailesel geçmişi gibi bazı risk faktörleri de vardır ki değiştirilemez. Öte yandan, riske sahip olmanız kansere yakalanacağınız anlamına gelmez. Ya da herhangi bir risk faktörü yokken kanser olmanız mümkündür denilebilir.

Bu sebeple, nöroendokrin kanserlerde etken risk faktörlerini bilmeniz önemlidir. Bu sayede, hayatınızda yapacağınız ufak değişikliklerle riski azaltabilirsiniz. Nöroendokrin kanser ile ilgili bazı risk faktörlerine sahipseniz, sık aralıklarla rutin kontrollerinizi ihmal etmemelisiniz. Böylece, kanserde erken tanı ve etkin bir tedavi olanağına sahip olabilirsiniz.

Bazı risk faktörleri var ki, nöroendokrin kanserlerin gelişmesinde etkin rol oynamaktadır.

Kalıtsal Faktörler
Ailesel geçmiş
Feokromositom gelişen kişilerin %10’unda hastalık kalıtsal nedenlere bağlıdır. Multipl (çift) endokrin neoplazi tip 1 (MEN1) kalıtsal bir durumdur ve şu üç salgı bezinde tümör gelişme riskini arttırır: Hipofiz, paratiroid ve pankreas. Bunun yanında çift endokrin neoplazi tür 2 (MEN2), meduller tiroid kanseri ve feokromositom gibi başka kanser türleri ile bağlantılı kalıtsal bir durumdur.

Multipl Endokrin Neoplazi, Tip 1 (MEN1)
MEN1 genindeki kalıtsal bozukluk nedeniyle oluşan nadir bir durumdur. Bu sendroma sahip olan kişilerde hipofiz bezi, paratiroid ve pankreasta tümör gelişme riski yüksektir. Ayrıca, karsinoid tümör riski de artar. Bazı araştırmalar, karsinoid tümörlerin yaklaşık %10’unun MEN1 genindeki kalıtsal mutasyon sonucu oluştuğunu tahmin etmektedir. Bunların çoğu, gastrik (mide) karsinoidlerdir.

Nörofibromatoz (sinirlerin çoklu fibromu), Tip 1
Tümör, NF1 geninde oluşan hasar sebebiyle gelişir. Bu durumda olan bazı kişilerde, ince bağırsaklarda da nöroendokrin tümörlere rastlanmaktadır.

Diğer kalıtsal sendromlar

Nöroendokrin tümörler, tüberoz skleroz kompleksi ve Vin Hippel Lindau Hastalığı olan kişiler arasında daha sık rastlanmaktadır. Tüberoz skleroz kompleksi, TSC1 veya TSC2 genlerinde oluşan hasara bağlı gelişmektedir. Bu durumda olan kişiler arasında kalpte, gözlerde, beyinde, ciltte ve akciğerlerde tümör oluşabilir. Von Hippel Lindau hastalığı ise,kalıtsal bir eğilimdir. VHL geninde oluşan değişiklik sonucu meydana gelir ve beyin, omurilik, retina veya böbrek kanserlerini geliştirebilir.

Midede varolan başka hastalıklar
Belli bazı hastalıklar kişilerde mideye zarar vererek asit miktarını azaltır. Buda, midede karsinoid tümör gelişimi riskini arttırır. Ancak, diğer organlarda karsinoid tümör riskini etkilemez.

Yaş
Feokromositom, 40-60 yaş arası kişilerde daha sık rastlanmaktadır. Merkel hücreli kanser, 70 yaşından daha yaşlı kişilerde sıklıkla görülmektedir.

Cinsiyet
Feokromositom, kadınlardan çok erkeklerde gelişen bir tümör çeşididir. Ayrıca, erkeklerde merkel hücreli kanser gelişme riski kadınlara nazaran daha fazladır.

Bağışıklık sistemini baskılama
İnsan bağışıklık eksikliği virüsü (HIV), edinilmiş bağışıklık yetmezliği sendromuna (AIDS) yol açar. Ayrıca, bağışıklık sisteminde organ nakli ile ortaya çıkabilecek bir yetersizlik, nöroendokrin tümör gelişim riskini arttırır.

Arsenik
Arsenik zehirli bir maddedir. Bu maddeye maruz kalmak, merkel hücreli kanser riskini arttırabilir.

Güneşe maruz kalmak
Merkel hücreli kanser çoğunlukla güneşe sık maruz kalan baş ve boyun bölgesinde görüldüğü için güneşe fazla maruz kalmanın bu kanser türü için risk unsuru olabileceği düşünülmektedir.

Sağlıklı ve mutlu kalın...
Prof. Dr. Mustafa Özdoğan