noroendokrin-tumorlerde-kemoterapi-ve-hedefe-yonelik-akilli-ilac-tedavisi

Nöroendokrin tümörlerde kemoterapi ve hedefe yönelik akıllı ilaç tedavisi

Yazı Boyutu:
Küçült
Sıfırla
Büyült

Kemoterapi tedavisi, ilaç kullanılarak kanser hücrelerinin öldürülmesi yöntemidir. Bu yöntemde genellikle kanser hücrelerinin bölünerek çoğalması durdurulur. Sistemik kemoterapi, kan dolaşımı yoluyla tüm vücutta bulunan kanser hücrelerine ulaşır ve yok eder. Buda damardan veya ağızdan belli aralıklarla bir ve birden fazla kombine ilaç tedavisi kullanılarak gerçekleştirilir.

Kötü diferansiye nöroendokrin kanserlerin kemoterapi tedavisinde, küçük hücreli akciğer kanseri ile aynı ilaçlar kullanılmaktadır. Bu kemoterapi ilaçları platin bazlı sisplatin veya karboplatin ve etoposiddir. İyi diferansiye nöroendokrin kanserlerde ise, karaciğer yayılımı görülebilir ve kanserin ilk geliştiği yer bilinmeyebilir. Bu durumda hastalara, iyi diferansiye karsinoid tümörü olan hastalarla aynı kemoterapi tedavisi uygulanır. Uygulanan kombine tedaviler; doksorubisin (Adriamisin) ve streptozosin veya temozomid ve kapesitabin’dir.

Bunun yanında gastrointestinal karsinoid tümörler, kemoterapi tedavisine genellikle olumlu yanıt vermez. Bu nedenle ilaç tedavisi çoğunlukla diğer organlara yayılım göstermiş tümörlerin tedavisinde kullanılır. Kapesitabin, 5-floroürosil, doksorubisin, etoposid, dakarbazin, streptozosin, sisplatin, temozolomid, siklofosfamid gastrointestinal karsinoid tümörlerin tedavisinde kullanılan kemoterapi ilaçlarıdır.

Hedefe yönelik tedavi – akıllı ilaçlar

Hedefe yönelik tedavi, kanserin gelişimine ve yaşamasına katkı sağlayan dokusal yapıyı veya belli proteinleri ve genleri hedefler. Bu tür bir tedavi, sağlıklı hücrelere zarar vermesini sınırlayarak kanser hücrelerinin gelişimini ve yayılımını engeller.

Son yıllarda yapılan çalışmalar, teşhis edilen tüm tümörlerin aynı hedefe sahip olmadığını göstermiştir. En etkin tedaviyi bulmak için hastada tespit edilen tümörün sahip olduğu genlerin, proteinlerin ve diğer faktörlerin tanımlanmasını hedefleyen bir dizi test yapılabilir. Böylece, o tümöre özel en etkin tedavinin planlanması sağlanmış olur. Hedefe yönelik tedavinin etkinliğini arttırmak için yürütülen çalışmalar hız kesmeden devam etmektedir.

Sunitinib (Sutent) ve Everolimus (Afinitor) ile gerçekleştirilen iki yeni hedefe yönelik tedavi, pankreatik nöroendokrin tümörü olan hastalarda yarar sağlamıştır. Bu ilaçlarla ilgili bir tedavi planı uygulanmadan önce doktorunuzla konuşarak, olası yan etkiler ve nasıl yönetilebileceği konusunda daha fazla bilgi sahibi olabilirsiniz.

Nöroendokrin tümörlerde everolimus ile tedavi

Daha önce böbrek kanseri ve mide-bağırsak nöroendokrin tümörlerde hedeflenmiş tedavi olarak etkinliği kanıtlanan Everolimus etken maddeli ilacın, aynı şekilde akciğer nöroendokrin tümörlerde etkin olduğu 2015 Avrupa Kanser Kongresi'nde sonuçları açıklanan RADIANT-4 adlı çalışma ile gösterilmiştir. Everolimus verilen grupta hastalık ilerlemeden sağkalım oranı 11 ay olarak belirlenirken, ilacın verilmediği hastalarda bu oran 3,9 ay olarak tespit edilmiştir. Bu da istatistiksel olarak çok anlamlı olan ve bilim camiasını şaşırtacak ve tatmin edecek bir sonuç ortaya çıkarmıştır.

Nöroendokrin tümörler için uygulanan diğer ilaç tedavileri

Feokromositom çoğunlukla, cerrahiye ek olarak alfa-adrenerjik blokerlerle (çoğu zaman kan basıncını düşürmek için kullanılan ilaçlar) tedavi edilir. Beta-blokerler, hızlı veya düzensiz nabız atışını kontrol etmek için kullanılabilir.

Kanser tedavisi için kullanılan ilaçlar sürekli değerlendirmeye alınırlar. Size sunulan ilaç tedavisi ve potansiyel yan etkileri hakkında daha fazla bilgi sahibi olmak için doktorunuzla konuşunuz. Kullanılacak ilaçlar için önceden yapılan araştırma sonuçlarını inceleyerek bilgi sahibi olunuz.

Sağlıklı ve mutlu kalın...
Prof. Dr. Mustafa Özdoğan