Orta-Riskli-Prostat-Kanseri-Tedavisinde-Mudahale-Yapilmaksizin-Aktif-Izlem-Bir-Secenek-Olabilir-mi

Orta Riskli Prostat Kanseri Tedavisinde Müdahale Yapılmaksızın Aktif İzlem Bir Seçenek Olabilir mi?

Yazı Boyutu:
Küçült
Sıfırla
Büyült

Amerikan Tıbbi Onkoloji Derneği’nin yayınladığı bir çalışma, orta riskli prostat kanseri olan hastaların bir kısmının aktif izlem için uygun olabileceğini göstermiştir.

Prostat kanseri erkeklerde en sık görülen ve en çok ölüme neden olan kanserlerden olmasına karşın, erken teşhis edilip doğru tedavi uygulandığında oldukça başarılı sonuçlar elde edilen bir kanser türüdür. Elbette ki her kanser türünde olduğu gibi prostat kanserinin tedavisi de evrelere göre değişkenlik gösterir. Örneğin; uzak dokulara yayılmamış (lokalize) bir prostat kanserinde cerrahi müdahale ile kanserli dokunun alınması, radyoterapi veya aktif izlem gibi birden fazla tedavi seçeneği mevcuttur. Ancak kesin bir dille bu tedavilerin en ideali şudur demek doğru değildir. Çünkü prostat kanseri tedavisi kişisel bir karardır ve en uygun tedaviye hasta ve hekim birlikte karar vermelidir. Bunun için bu yöntemler hakkındaki her türlü gelişmeyi yakından takip etmek gerekmektedir.

Aktif izlem; hastalık ilerleme göstermediği sürece herhangi bir müdahalenin yapılmadığı, hastanın düzenli kontrollerle yakından takip edildiği bir yöntemdir. Yapılan klinik çalışmalarda düşük riskli prostat kanserinde aktif izlemin, cerrahi ve radyoterapiye yakın oranlarda sağkalım sağladığının gösterilmesiyle bu hasta grubunda aktif izlem, yaygın kabul gören standart bir yaklaşım haline gelmiştir. Çünkü radyoterapi ve cerrahi sağladığı sağkalım avantajlarının yanında, yaşam kalitesini doğrudan etkileyen birtakım yan etkilere de sahiptir. Bu yüzden son dönemlerde sadece düşük riskli değil, orta riskli prostat kanserinde de aktif izlemin kullanılması gündeme gelmiştir. Bu doğrultuda geçtiğimiz günlerde Genitoüriner Kanserler Sempozyumu’nda, aktif izlem uygulanan düşük ve orta riskli prostat kanserli hastaların genel sağkalım yönünden karşılaştırıldığı bir çalışma sunulmuştur.

Çalışmada; 237’si orta, 708’i düşük riskli 945 prostat kanserli hastaya aktif izlem yöntemi uygulanmış ve hastalar 10 ve 15 yıllık sağkalım oranları yönünden değerlendirilmiştir. Buna göre; 10 yıllık sağkalım oranları yaklaşık olarak düşük riskli grupta %83, orta riskli grupta %68; 15 yıllık sağkalım oranları düşük riskli grupta %69, orta riskli grupta %50 olmuştur. Yani orta riskli grupta aktif izlem uygulandığında, sağkalım oranları düşük riskli gruba kıyasla anlamlı derece düşük olmaktadır.

Ancak yine geçtiğimiz günlerde yayınlanan ve orta riskli prostat kanserli hastaların olumlu orta riskli ve olumsuz orta riskli olarak ayrıldığı bir başka çalışmada; brakiterapiyi (bir tür radyoterapi) takiben yapılan aktif izlemde; düşük riskli grupla olumlu orta riskli grubun benzer sağkalım oranlarına sahip olduğu görülmüştür.

Sonuç olarak; genel olarak bakıldığında orta riskli prostat kanserinde aktif izlemin uygun olmadığı ancak orta riskli grubun bir kısmının bu tedaviye uygun olabileceği görülmektedir. Biz de önümüzdeki dönemlerde orta riskli prostat kanserinin tedavi kararında; bu grubun 2’ye ayrılarak değerlendirilebileceğini öngörüyoruz ve bu konudaki her türlü gelişmeyi de yakın takip ediyor olacağız.

Sağlıklı ve mutlu kalın...
Prof. Dr. Mustafa Özdoğan

Kaynak:

http://meetinglibrary.asco.org/content/141803-159

http://oncology.jamanetwork.com/article.aspx?articleid=2118571