osteosarkom

Osteosarkom – kemik kanseri nedir? Nedenleri – risk faktörleri nelerdir?

Yazı Boyutu:
Küçült
Sıfırla
Büyült

Kemiklerde başlayan bir kanser türü olan osteosarkomun seyrini daha net anlayabilmek için normal kemik yapısı hakkında bilgi sahibi olmak gerekir.

Normal kemik yapısı

Vücudumuzda bulunan tüm kemiklerin farklı görevleri vardır. İskeletin birer parçası olan kemikler aynı zamanda bu yapıyı destekler. Yassı kemikler olarak adlandırılan kafa iskeleti, göğüs ve kaburga kemikleri iç organlarımızı koruyup desteklerken, hareket etmemizi sağlayan kaslarımızda çatı görevi gören uzun kemikler, kollar ve bacaklarda yer alır. Bunun yanında, kemiğin daha iç ve yumuşak olan kemik iliği kısmında yeni kan hücreleri üretilir. Ayrıca, kalsiyum gibi mineralleri depolayarak vücudun mineral ihtiyacını karşılar.

Kemikler, yaşayan hücrelerden oluşan canlı dokulardır. Bu yapı içinde 2 farklı çeşit hücreden bahsedilebilir. Bu hücrelerin kemik içinde farklı görevleri olsa da bakıldığında ortak görevleri olduğu görülmektedir. Kemiklerin yeniden yapılanmasını sağlayan kemik hücreleri osteoblastlar (kemik yapıcı hücreler) olarak adlandırılır. Bunun yanında osteoklastlar (kemik yıkıcı hücreler); kemiğin iç yapısında, gözenekli kemik dokusundaki boşlukta ve kemik iliğinde yıkıma yol açarak kemiklerin yeni boyutlarını kazandırır ve kandaki mineral miktarını kontrol eder. Hem osteoblastlar hem de osteoklastlar görevlerini ortak bir denge içinde yerine getirirler.

Peki, birçok işlevi olan bu yapının içinde kanser nasıl oluşur?

Osteosarkom, kemiklerde en sık rastlanan kemik kanseri türüdür. Kanser öncelikle kemiği oluşturan hücrelerde başlar. Daha çok kollar ve bacaklarda bulunan kemiklerde başlayan osteosarkom; bacakta uyluk kemiğinin bir bölümünde ya da dize yakın alt bacak kemiğinde oluşabilir. Kol kemiğinin omuza yakın kısmı, kanserin en sık rastlandığı ikinci yerdir. Osteosarkom, pek sık olmasa da kalça kemiği (pelvis), omuz ya da çene gibi farklı kemiklerde de görülebilir.

Osteosarkom (kemik kanseri) alt türleri

Osteosarkomun belli başlı alt türleri vardır. Bu alt türlerin bazılarında hastalık hafif seyrederken, bazı türlerinde daha agresif olabilir.

Osteosarkomlar, düşük, orta veya yüksek derece (grad = grade = derece) olarak gruplandırılabilir. Eğer tümörde bölünen hücre sayısı az ise, daha çok normal kemik gibi görünür ve daha yavaş seyirlidir. Bu grup osteosarkomlar, düşük-derece olarak adlandırılır. Eğer, bölünen hücre sayısı daha fazla ise ve hızla büyüyorsa, osteosarkom yüksek-derecelidir. Bu grupta kemik kanseri daha agresiftir ve diğer organlara daha fazla yayılım gösterme (metastaz) eğilimi gösterir.

Kanserin gelişme ve vücuda yayılma seyrinin anlaşılabilmesi için kanserin derecesini belirlemek gerekir. Tümörün derecesi ve tümörün evresi (yayılım durumu), tedaviyi belirlemede doktorunuza rehberlik edecektir. Bu nedenle, osteosarkomla karşılaşıldığında tedavi planı öncesi hastalığın yayılımını belirlemek, bulunduğu bölgede tümörün boyutunu ve etkisi altına aldığı dokuları görebilmek için patoloji raporu, PET-BT ve MR sonuçlarına bakılır.

Bunun yanında, kemiklerde görülen birçok tümörün kanser olmadığı bilinmesi gereken bir başka önemli noktadır. Bu tür tümörler, benign (iyi huylu) kemik tümörler olarak adlandırılır. Benign kemik tümörleri vücudun diğer bölümlerine yayılmaz, çoğu zaman cerrahi müdahale ile iyileştirilebilir ve yaşam kaybı riski yoktur.

Osteosarkomun nedenleri – risk faktörleri nelerdir?

Osteosarkom ülkemizde pek sık rastlanan bir kanser türü değildir. Her yıl yaklaşık olarak gençlerde 200’e yakın yeni osteosarkom vakası görülmektedir. Kemik kanserleri her yaşta görülse de, genellikle gençlerde sıkça rastlanmaktadır.

Çoğu osteosarkom oluşumunun kesin nedeni henüz bilinmemekle birlikte belli başlı bazı risk faktörlerinin bu hastalıkla bağlantısı olduğu düşünülmektedir. Kişinin hastalığa yakalanma şansını etkileyen unsurlar risk faktörlerini oluşturur. Bazı risk faktörlerini yaşam içinde değiştirmemiz mümkünken bazılarını değiştiremeyiz (örneğin; sigara kullanmayı bırakarak bazı risk faktörlerini kontrol altına alabiliriz ama yaşımızı değiştiremeyiz.

Önemli olan bir başka konuda, farklı kanser türlerinin farklı risk faktörlerine sahip olduğunun unutulmaması gerektiğidir. Ancak kötü beslenme, egzersiz eksikliği veya obezite gibi yaşam şekline bağlı bazı faktörlerinin gençlerde veya yetişkinlerde bulunan osteosarkomla bağlantısı şimdiye kadar tespit edilmemiştir. Ancak yine de, osteosarkom riskini arttıran bazı risk faktörleri vardır:

Yaş ve boy: daha çok uzun boylu gençlerde ve yetişkinlerde kemiklerin hızlı gelişmesi, osteosarkom oluşumunda risk faktörü olabilir. Yaşı daha ileri yetişkinlerde görülen osteosarkom, uzun süreli kemik hastalıkları gibi farklı nedenlerden oluşabilir.

Cinsiyet: osteosarkom, kadınlardan çok erkeklerde daha sık rastlanan bir kanser türüdür.

Irk/Etnik yapı: osteosarkom, beyazlardan çok siyahlarda daha yaygındır.

Kemiklere radyasyon verilmesi: bir başka kanser türünü tedavi etmek için kemiklerin olduğu bölgeye uygulanan radyasyon, genç hastalarda aynı bölgede sonradan osteosarkom gelişme riskini arttırır. Ancak X ışını, BT ve kemik tarama testlerinin ostesarkom riskini arttırdığına dair henüz net bir bilgi elde edilmemiştir. Bu testler için kullanılan radyasyon miktarı, kanser tedavisi için kullanılan miktardan çok daha az olduğu için bir risk varsa bile bu çok azdır.

Belli başlı kemik hastalıkları: kanser olmayan belli başlı kemik hastalıklarından doğan bir osteosarkom riski vardır. Kemikte Paget hastalığı ve çoklu herediter osteokondrom, bu tür kemik hastalıklarından bazılarıdır.

Bazı kalıtsal gen mustasyonları: Aileden gelen kalıtımsal gen mutasyonları bazı kanser türlerinde riski arttırır. Li-Fraumeni ve kalıtsal retinoblastoma (nadir rastlanan bir göz kanseri) gibi nadir rastlanan kalıtımsal kanser belirtileri olan gençlerde ve yetişkinlerde osteosarkom riski artmaktadır.

Sağlıklı ve mutlu kalın...
Prof. Dr. Mustafa Özdoğan