osteosarkomda-erken-tani-ve-tarama-mumkun-mudur-nasil-teshis-edilir

Osteosarkomda erken tanı ve tarama mümkün müdür? Nasıl teşhis edilir?

Yazı Boyutu:
Küçült
Sıfırla
Büyült

Belirtiler veya güçlü risk faktörleri olmadan kişide osteosarkom tespit edecek özel testler henüz yoktur. En doğrusu, hastalığın herhangi bir belirtisi (şişlik veya kemik ağrısı gibi) ortaya çıktığında vakit kaybetmeden doktora başvurmaktır. Teşhis ne kadar çabuk konursa, iyileşme şansı o kadar hızlı olur.

Tıbbi geçmiş ve fiziksel muayene

Tümörü işaret eden belirtiler varsa doktorunuz tıbbi geçmişiniz hakkında bilgi edinecek ve sizi fiziksel muayeneden geçirecektir. Kesin teşhisin konulması için de bazı testler talep edecektir.

Osteosarkom teşhisi için kullanılan görüntüleme testleri

Görüntüleme testleri; olası kanser hastalığını ortaya çıkarmak, yayılımını tespit etmek, uygulanan tedavinin başarı oranını belirlemek veya kanserin tekrarlayıp tekrarlamadığını gözlemlemek için uygulanır.

Osteosarkomda kemik röntgeni uygulaması: en basit yöntemlerden birisi olan düz röntgen filmi, osteosarkom tanısında yardımcı bir yöntemdir. Ancak tek başına yeterli olmayan bu uygulamadan sonraki aşamada diğer kapsamlı görüntüleme yöntemlerine de başvurulacak, kesin tanı için biyopsi uygulanacaktır.

Osteosarkomda MRG (manyetik rezonans görüntüleme) uygulaması: MRG, kemikte yer alan tümörün çapını, uzandığı alanları saptamakla birlikte, zaman zaman tümörden 4-5 cm uzaklıktaki küçük tümörleri de tespit etmekte fayda sağlayabilir. Tümörün ne kadar uzağa yayıldığını bilmek, en iyi cerrahi müdahalenin planlanması için önemlidir.

Osteosarkomda PET taraması: kemiği en iyi görüntüleyen testler tomografi, manyetik rezonans görüntüleme olarak adlandırılan MRG ve günümüzde kanser görüntülemesinde oldukça avantajlar içeren PET-tomografidir. Bu görüntüleme yöntemleri, kimi zaman tek tek, kimi zaman ise kombine olarak yapılabilir. Günümüz koşullarında osteosarkomun yerleşim yerini, lenf bezlerine olan yayılımını, komşu organlara temasını ve ameliyat edilebilirliğini saptamak amacı ile çoğunlukla PET-Tomografi ve MRG’dan yararlanırız. MRG çekimleri başlangıç görüntüleme olarak kolay ve daha ucuz olması nedeni ile sıklıkla tercih edilen bir yöntem olmakla birlikte, özellikle osteosarkomda PET-tomografinin hastalığın kemik dışı yayılımını göstermedeki üstünlüğü tartışılamaz düzeydedir. PET-tomografinin önemli bir başka özelliği ise, tüm vücudu aynı anda değerlendirebilme şansı vermesidir. Bu sayede, hastalığın farklı organlara (akciğer, karaciğer, kemik vs.) yayılıp (metastaz) yayılmadığını anlayabiliriz. PET-tomografide hastanın böbrek testleri uygun ise FDG (florodeoksiglikoz) kullanılmasının yanı sıra tomografik görüntülemede damardan kontrast maddenin de kullanılması ilave avantajlar sağlamaktadır. Bu kombine uygulama deneyimli nükleer görüntüleme merkezlerinde yapılmaktadır.

Osteosarkomda biyopsi uygulaması: tümörün osteosarkom veya başka tür bir kemik kanseri olduğuna emin olmanın tek yolu hastaya uygulanan biyopsidir. Tümörden örnek alınarak laboratuvar ortamında patolojik inceleme yapılan biyopsi işleminde, osteosarkomun çeşidi ve agressif özeliğini yani derecesini (grad) saptamak çok önemlidir.

Tümör kemik içindeyse, biyopsiyi kemik tümörü tedavisinde deneyimli bir cerrahın gerçekleştirmesi gerekir. Biyopsi doğru şekilde yapılırsa, daha sonra oluşacak problemleri önler ve sonradan ihtiyaç duyulacak cerrahi müdahale sayısını azaltır. Biyopsi, duruma göre genel veya lokal anestezi altında gerçekleştirilebilir.

Osteosarkom teşhisinde 2 tür biyopsi yöntemi kullanılır. Bunlar; iğne biyopsisi ve açık (cerrahi) biyopsidir.

Biyopsi; ince iğne, kalın iğne ve ameliyathanede açık biyopsi teknikleri kullanılarak yapılabilir. Ancak tümör özelliklerini tam olarak saptayabilmek adına tercih edilen yöntemler, kalın iğne veya açık biyopsidir. İnce iğne biyopsisi, alınacak dokunun çok az olma ihtimali nedeni ile tercih edilmez. Açık (cerrahi) biyopsinin ise, uzman ellerde yapılması halinde ileride oluşabilecek problemleri önleyeceği unutulmaması gereken önemli bir noktadır.

Sağlıklı ve mutlu kalın...
Prof. Dr. Mustafa Özdoğan