ozofagus-kanseri

Özofagus – yemek borusu kanseri nedir? Nedenleri - risk faktörleri nelerdir?

Yazı Boyutu:
Küçült
Sıfırla
Büyült

Özofagus yani yemek borusu sindirim sisteminin bir parçası olarak görev yapar. Amerikan İngilizcesi’nde “esophagus”; İngiltere İngilizcesi’nde “oesophagus” olarak yazılır. Türkçe yazılışında da farklılıklar bulunmaktadır (özofagus veya özefagus; çoğunlukla özofagus tercih edilir).

Ağıza alınan besinleri mideye taşıyan içi boş tüp şeklinde bir organdır. Göğüs kafesinin içinde yer alan özofagus (yemek borusu), ağız boşluğunun sonundan başlayarak soluk borusu ile omurilik arasında yukardan aşağıya mideye kadar uzanır. Yutma işlemi gerçekleştiğinde özofagusta bulunan kas tabakaları kasılarak besinlerin mideye iletilmesi sağlanır.

Özofagus duvarının birkaç tabakası vardır. Bu tabakalar, özofagusun neresinde kanserin başlama eğiliminde olduğunu ve nasıl gelişebileceğini anlamamızda önemli bir yer teşkil eder.

Mukoza: Bu tabaka özofagusun iç kısmında yer alır ve üç bölümü vardır:

Epitelyum özofagusun en iç tabakasıdır ve normalde skuamöz hücreler olarak adlandırılan yassı, ince hücrelerden oluşur. Özofagus kanserinin en sık görüldüğü yer burasıdır.

Lamina propiya epitel dokunun hemen altında yer alan ince bağ dokusu tabakasıdır.

Muskülaris mukoza lamina propiya’nın altındaki çok ince kas tabakasıdır.

Alt mukoza (submukoza): Kan damarları ve sinirlerin yer aldığı mukozanın hemen altındaki bağ dokusu tabakasıdır. Özofagusun bazı bölümlerinde alt mukozada mukus salgılayan salgı bezleri yer alır.

Muskülaris propiya: Alt mukozanın altındaki kalın kas tabakadır. Düzenli bir biçimde kasılarak besinlerin mideye iletilmesini sağlar.

Adventisya (dış kabuk): Özofagusun bağ dokularından oluşan en dışta kalan tabakasıdır.

Özofagusun üst tarafında kastan oluşan bu özel bölge, besinlerin geldiğini hissederek özofagusun açılması için gevşer. Bu kas özofagusun üst sfinkteri olarak adlandırılır.

Özofagusun alt kısmında mideye birleşen yeri gastroözofajiyal bileşke (GB) olarak adlandırılır. GB’nin yakınında özofagusun alt sfinkteri olarak adlandırılan kas bölgesi besinlerin özofagustan mideye hareketini kontrol eder. Yemek yeme eylemi bittiğinde mide asiti ve sindirim enzimlerininin yemek borusuna girmemesi için özofagusu kapatır.

Özofajiyal (yemek borusu) kanser

Özofajiyal (yemek borusu) kanser, iç tabakada (mukoza) başlayarak dışa doğru (alt mukoza ve kas tabakasına doğru) gelişir. Özofagusta 2 tip hücre bulunmaktadır. Bu nedenle de 2 tür özofajiyal (yemek borusu) kanser türü gelişir. Şimdi gelin birlikte özofagusta gelişen bu iki kanser türünü inceleyelim.

Skuamöz (yassı) hücreli karsinom

Özofagus yani yemek borusu normalde skuamöz hücrelerle kaplıdır. Kanser daha çok bu hücrelerde başlar ve genellikle yemek borusunun üst kısmında ve biraz da orta kısmında görülür. Bu hücreler sıcak içeceklere ve sert yiyeceklere karşı dirençlidir ve hasar gördüğünde çabuk iyileşebilir. Ancak ne kadar çok hasar görürse, o kadar çok yeni hücre üretecektir. Buda üretilen yeni hücrelerin kansere dönüşme şansını artırır.

Adenokarsinom

Bez hücrelerinde başlayan kanserler adenokarsinom olarak adlandırılır. Bu bez hücreler, özofagusun alt mukozasında bulunur ve mukus salgılar. Son yıllarda özofagus (yemek borusu) kanserlerinin yarısından fazlası adenokarsinom olarak teşhis edilmektedir.

Adenokarsinom özofagusun mide ile birleştiği alanda başlar ve kanser gibi gelişme eğilimindedir. Bir başka neden ise, özofagusu kaplayan hücrelerin uzun süreli reflü sonucu değişimine bağlı tümör hücrelerinin oluşumudur. Reflünün sık görülmesi adenokarsinom’a yakalanma oranını artırmaktadır. Ayrıca bu kanser türünün gelişiminde “Barrett özofagusu”nun da etkisi olduğu görülmüştür.

Ayırt edilemeyen kanser türleri

Farklılaşmamış kanser, hangi hücre türünde başladığını belirleyecek özellikte değildir. Laboratuvar ortamında incelendiğinde kanser hücrelerinin belirlenecek kadar gelişmemiş olduğu görülebilir. Bu nedenle de, bez hücrelerden mi (adenokarsinom) ya da cilt hücrelerden mi (skuamöz hücreli) geliştiği söylenemez.

Hücrelerin özelleşmesi ile birlikte bu hücrelere ayırt edilebilen hücreler denilir. Bu özelleşme hücrelerde görülemediğinde “özofagusta ayırt edilemeyen kanser” olarak nitelendirilir.

Nadir rastlanan kanser türleri

Nadiren de olsa özofagusta (yemek borusu) görülen kitle, gastrointestinal stromal tümör olarak karşımıza çıkabilir ya da lenfoma, melanom (cilt kanseri), sarkom gibi başka kanser türlerine rastlanabilir.

Özefagus (yemek borusu) kanserinde risk faktörleri nelerdir?

Hastalığa yakalanma şansını değiştiren herşey bizler için risk faktörüdür. Bu nedenle yaşam tarzımıza, edindiğimiz alışkanlıklarımıza, maruz kaldığımız tüm çevresel etkenlere dikkat ederek kanser hastalığında etkisi olan risk faktörlerini azaltmamız mümkündür.
Sigara içmek, alkol kullanmak gibi bazı risk faktörleri, yaşamın içinde edindiğimiz alışkanlıklardandır ve değiştirilebilir. Kişinin yaşı ve ailesel geçmişi gibi bazı risk faktörleri de vardır ki bunlar değiştirilemez. Öte yandan, riske sahip olmanız kansere yakalanacağınız anlamına gelmez. Ya da herhangi bir risk faktörü yokken kanser olmanız mümkündür denilebilir.

Bu sebeple, özofagus (yemek borusu) kanserinde etken risk faktörlerini bilmeniz önemlidir. Bu sayede, hayatınızda yapacağınız ufak değişikliklerle riski azaltabilirsiniz. Bu kanser türü ile ilgili bazı risk faktörlerine sahipseniz, sık aralıklarla rutin kontrollerinizi ihmal etmemelisiniz. Böylece, kanserde erken tanı ve etkin bir tedavi olanağına sahip olabilirsiniz.

Şimdi gelin özofagus (yemek borusu) kanserinde etken olan risk faktörlerini birlikte inceleyelim.

Yaş ve Cinsiyet

Özofagus (yemek borusu) kanserine yakalanma riski yaş ilerledikçe artmaktadır. Kadınlara nazaran erkeklerde daha fazla görülen özofagus kanseri, 50 yaş altındaki kişilerde nadiren rastlanmaktadır.

Sigara ve Alkol

Sigara, puro, pipo kullanmak, özofagus kanserinde en önemli risk faktörlerinden biridir. Çok miktarda ve uzun süre tütün ürünleri kullanılırsa kanser riskide o derece artacaktır. Bu oran özellikle skuamöz(yassı) hücreli özofagus kanserine yakalanma riskinde daha da fazladır.

Alkol kullanmakta özofagus kanser riskini artırır. Alkol tüketimi ne kadar fazla olursa kanser riski de o oranda artış gösterir. Alkol, skuamöz hücreli özofagus kanserinin gelişmesinde daha etken rol oynar. Ayrıca hem alkol hem de tütün ürünlerini kullanmak, bunların tek başına kullanıldığında gelişen riski ikiye katlar.

Bu nedenle size tavsiyem; özofagus kanseri dahil birçok kanser türünde etken risk faktörü olan tütün ve tütün ürünlerini kullanmayı bırakarak sağlıklı bir yaşama merhaba demenizdir.

Barrett özofagusu

Mide asitinin reflüsü uzun süre özofagusun alt kısmına giderse, özofagusun iç yüzeyine zarar verebilir. Buda, normalde skuamöz hücre ile kaplı alanın bez hücrelerle yer değiştirmesine neden olur. Bu bez hücreler mide ve bağırsak hücrelerine benzer ve mide asitine karşı daha dayanıklıdır. Gelişen bu duruma Barrett özofagusu adı verilmiştir.

Reflü ne kadar uzun süre devam ederse Barrett özofagusu gelişme olasılığı da o kadar artacaktır. Barrett özofagusunda bez hücreler zaman içinde anormalleşir, buda prekanseröz bir durum olan displaziye yol açabilir. Dizplazi, hücrelerin görünümlerindeki anormalliğin nasıl göründüğüne bağlı olarak derecelendirilir. Düşük derece displazide hücreler normal hücrelere benzer. Yüksek derece displazide ise, hücreler çok daha anormal görünüştedir. Buda kanser riskinin yüksek olduğu anlamına gelir.

Gastroözofageal reflü hastalığı

Mide normalde besinleri öğütmek için güçlü asit ve enzim üretir. Bazen asit mideden özofagusun alt kısmına sızabilir. Bu duruma gastroözofageal reflü hastalığı ya da kısaca reflü denir. Halk arasında oldukça yaygın bir hastalık olarak görülen reflü, yemekten sonra hazımsızlık, mide ekşimesi, yemek borusunda yanma gibi belirtilere neden olur. Bazende hiçbir belirti göstermeyebilir.

Reflü olan kişilerde özofagusta adenokarsinom riski biraz daha fazladır. Bu risk, kişi sık reflü belirtisi gösterdiğinde artar, ancak yine de reflü olan kişilerin büyük çoğunluğunda özofagus (yemek borusu) kanseri gelişmez.

Obezite

Aşırı kilolu ya da obez olmak, reflü ve özofagusta adenokarsinom gelişme riskini artırır.

Beslenme

Besin maddelerinde bulunan bazı maddeler özofagus (yemek borusu) kanser riskini artırabilir. Yapılan araştırmalarda henüz tam bir karara varılmamış olsa da, işlenmiş et ürünlerini çok tüketmenin özofagus kanserinde riski artırabileceği düşünülmektedir. Buda dünyanın belli bazı bölgelerinde bu kanser türünün neden yüksek oranda görüldüğünü açıklamaktadır.

Öte yandan sebze ve meyve ağırlıklı beslenmenin özofagus riskini azalttığı görülmüştür. Bunun sebebinin de sebze ve meyvelerde bulunan vitamin ve minerallerin kanseri önlemede etken rol oynayabileceği düşünülmektedir.

Ayrıca, çok sıcak içecek tüketmek özofagusta skuamöz hücreli kanser riskini artırabilmektedir. Bunun sebebi; çok sıcak içeceklere maruz kalan özofagus (yemek borusu) yüzeyindeki hücrelerin uzun vadede zarar görmesi sonucu kanserin oluşabileceği düşüncesidir.

Akalazya

Bu durum yemek borusunun alt uç kısmındaki kasların düzgün bir şekilde çalışmayarak düzenli gevşememesi yani yutma güçlüğüdür. Katı ve sıvı besinler yutma işleminde mideye geçmekte zorlanır ve yemek borusunda birikir. Normalden daha uzun süre besinlere maruz kalan yemek borusu yüzeyindeki hücreler zamanla tahriş olur. Bu durum yemek borusu kanser riskini artırır.

Tiloz

Tiloz ayak tabanları ve avuç içi derisinin en üst tabakasında gelişen ve nadir görülen kalıtsal bir hastalıktır. Bu durum, yemek borusunda papillom (küçük urcuk) gelişmesinde etken rol oynar ve yemek borusunda skuamöz hücreli kanser riskini oldukça artırır.

Plummer-Vinson sendromu

Nadir olarak görülen Plummer-Vinson sendromunda yemek borusunun iç yüzeyinde dışarıya doğru uzanan ince cepler (web) oluşur ve daralmaya neden olur. Bu daralma sonucu besinlerin sıkışıp kalması kişide yutkunma problemine yol açar. Bu sendrom, demir eksikliğine bağlı kansızlık, glossit (dilde tahriş), kolay kırılan tırnak, bazende tiroid bezlerinde veya dalakta büyüme gibi belirtiler gösterir.

Bazı kimyasallar

Sudkostik çözeltisi, solvent, asbest gibi maddeler güçlü kimyasallar içerir. Temizleme ürünlerinde kullanılan ve aşındırıcı madde içeren bu kimyasallar, temas ettiği hücreleri yakıp yok eder ve ciddi yanıklara neden olarak özofagusta daralmaya yol açar. Buda özofagusta skuamöz hücreli kanser gelişmesi için zemin hazırlayabilir.

İnsan papillom virüs (HPV) enfeksiyonu

Yapılan araştırmalarda, özellikle Asya ve Güney Afrika’da özofagus kanseri olan 3 hastadan birinde HPV enfeksiyonu belirtilerine rastlandığı gözlenmektedir. Buda özellikle bazı bölgelerde HPV virüsünün özofagus kanseri gelişme riskini artırabileceğini gösterir

Sağlıklı ve mutlu kalın...
Prof. Dr. Mustafa Özdoğan