prostat-kanseri-ameliyati-ve-robotik-cerrahi

Prostat kanseri ameliyatı ve robotik cerrahi

Yazı Boyutu:
Küçült
Sıfırla
Büyült

Prostat bezi dışına yayılmamış prostat kanserine erken evre prostat kanseri denir. Ülkeden ülkeye değişmekle birlikte bu evrede tanı konulan hasta oranı tüm prostat kanserleri içinde %80 civarındadır. Erken evre prostat kanseri; kanserin prostat dışı lenf bezlerine ve uzak organlara yayılmamış prostat kanserini tanımlar. Kanser prostat bezi içinde bir ya da iki lobuna yayılmış olabilir.

Uzun yıllardır erken evre prostat kanserinde tedavi açık veya laparoskopik ameliyat yöntemiyken, son yıllarda robotik cerrahinin popülaritesi, radyoterapi tekniklerinde gelişme ve bölgesel tedavilerde yenilikler bu alanda alternatif sayısını oldukça artırmıştır. Tedavi seçeneklerinde bu derecede artış, açık ve kapalı cerrahide gözlenen bir takım sevimsiz yan etkiler hastaları daha az invaziv olan yöntemlerden olan robotik cerrahi, bölgesel tedaviler (kryoablasyon), radyoterapiye doğru yönlendirmiştir. Hasta lehine bilimsel gelişmelerde aslında bu yöndedir. Ancak tüm bu yöntemler hastaların kafalarını karıştırmakta ve en doğru tedaviye karar verme konusunda güçlükler yaşatmaktadır. Bizde sizlere kafa karışıklığını azaltacağını umduğumuz bilgiler ve yol gösterici açıklamalar ile yardımcı olmayı ümit ediyoruz.

Prostat kanserinde cerrahi metotları

Bu sayfada prostat kanseri tedavisinde kullanılan farklı cerrahi metotları anlatılmaktadır. Bu sayfada ele alınan konular:

  • Sizin için en uygun cerrahi metodu hakkında doktorlar nasıl karar veriyorlar?
  • Prostat glandının çıkarılması
  • Testislerin çıkarılması (orşiektomi)
  • Prostatın iç kısmının çıkarılması (transüretral rezeksiyon - TUR)
  • Robotik cerrahi

Sizin için en uygun cerrahi metodu hakkında doktorlar nasıl karar veriyorlar?

Doktorunuz aşağıdaki maddeleri göz önünde bulundurarak sizin için en uygun cerrahi metoduna karar verecektir.

  • Tümörün büyüklüğü ve prostatın dışına yayılım gösterip göstermediği (hastalık evresi)
  • Mikroskobik incelemede hücrelerin görüntüsü (tümörün derecesi ya da Gleason skoru)
  • Durumunuz ile ilgili tahmin (prognozunuz)
  • Genel sağlık durumunuz
  • Sahip olduğunuz belirtiler

Her hangi bir ameliyat öncesi, ameliyat hakkında doktorunuzla ayrıntılı olarak konuşunuz. Bu ameliyatın detaylarını ve ameliyat sonrası sizin üzerinizdeki etkileri bilmeniz oldukça önemlidir. Hiçbir ameliyatın sizin izniniz olmadan yapılmayacağını unutmayınız.

Prostat bezinin çıkarılması - Prostat Ameliyatları

Prostat glandının çıkarılma işlemine total prostatektomi ya da radikal prostatektomi denir. Cerrah bu işlemi, karın üzerinde açılan büyük bir kesi ya da birkaç küçük kesi aracılığı ile yapmaktadır. Bazen cerrahlar prostatı, testisler ve arka çıkış (perine) arasında açılan küçük bir kesi aracılığı ile de çıkarabilmektedirler. Eğer kanser prostatın dışına yayılmamışsa, prostat glandının tamamen çıkarılması kanseri çoğunlukla yok edebilmektedir.

Bu sayfada, prostat glandının çıkarılma ameliyatlarıı hakkında bilgiler yer almaktadır. Bu ameliyata radikal prostatektomi ismi verilmektedir. Bu sayfada ele alınan konular:

  • Prostat glandının çıkarılması
  • Prostat glandı kimlerde çıkarılmaktadır?
  • Cerrahlar prostat glandını nasıl çıkarmaktadır?
  • Anahtar deliği cerrahisi (laparoskopik prostatektomi)
  • Robotik cerrahi
  • Tümörsüz ameliyat sınırı kontrolü
  • Sinir koruyucu cerrahi
  • Prostatın çıkarılma ameliyatı sonrası
  • Uzun vadeli yan etkiler

Prostat glandının çıkarılma ameliyatına radikal prostatektomi ismi verilmektedir. Prostat kanseri tedavisinde yaygın kullanılan bir ameliyattır. Ayrıca bu işlem total prostatektomi olarak da adlandırılmaktadır. Bunun anlamı, ameliyatla tüm prostat glandının çıkarılmasıdır. Cerrah bu işlemi, karın üzerinde ya da testisler ve arka çıkış (perine) arasında açılan bir kesi aracılığı ile yapmaktadır. Bu cerrahi türünün amacı, kanseri iyileştirmektir. Cerrahınız aşağıdaki durumlarda size radikal prostatektomi ameliyatını önerebilir:

  • Tümör prostatın dışına yayılmamışsa
  • Genç yaşta olmanız ve yüksek derece (grade) tümöre sahip olmanız

Prostat glandı (bezi) kimlerde çıkarılmaktadır?

Prostatın çıkarılma işlemi daha çok genç erkeklere uygulanmaktadır, çünkü onlar;

  • Bu kadar kapsamlı bir ameliyat için yeterince fitler
  • Radikal tedaviye ihtiyaç duyan hızlı büyüyen bir tümöre sahipler
  • Uygun bir şekilde tedavi edilmediği taktirde kanserden ölmeleri diğer bir sağlık probleminden ölmelerinden daha muhtemel olması

Radikal prostatektomi, birçok olası yan etkileri olan kapsamlı bir ameliyattır. Eğer yavaş seyirli tümör tipine sahip yaşlı bir insansanız, bu tip bir ameliyat sizin için zorunlu olmayabilir. Bunun sebebi, tümörünüzün yavaş seyirli olmasından dolayı yaşlılık ya da diğer sebeplerden ölmeniz kanserden ölmenizden daha muhtemel olmasıdır. Tedavi sağ kalım süresini uzatmayacağı sürece, hastayı ameliyatın olası yan etkilerine maruz bırakmak doğru olmayacaktır.

Cerrahlar prostat glandını nasıl çıkarmaktadır?

Prostat glandının çıkarılma ameliyatı uzman cerrahlar tarafından yapılmaktadır. Cerrahlar tüm prostat glandını, kanseri tamamen yok etmek amacı ile çıkarmaktadır. Cerrah, karnın üstünde ya da testisler ve arka çıkış (perine) arasında bir kesi açmaktadır. Bu ameliyat tekniğine açık prostatektomi ismi verilmektedir. Prostatın dışında cerrah, prostatın etrafındaki dokuyu, lenf nodlarını ve spermleri taşıyan tüpleri de (seminal veziküller) çıkarmaktadır. Tüm bunlardan sonra cerrah açtığı kesiyi kapatmaktadır.

Anahtar deliği cerrahisi (laparoskopik prostatektomi)

Prostat sıklıkla anahtar deliği (laparoskopik) cerrahi tekniği kullanılarak çıkarılmaktadır. Cerrah, vücut içerisini görmek için ışıklı bir tüp ve mercek kullanmaktadır. Prostatı daha net görebilmek için karın içerisi karbondioksit gazı ile doldurulmaktadır. Küçük bir video kamera ekrana prostat bezinin büyütülmüş görünümünü vermektedir. Cerrah, prostatı yan dokulardan ayırarak küçük bir torbaya koyup daha sonra karındaki küçük deliklerin birinden çıkarmaktadır. Bu ameliyat tekniğinin en temel farkı, ameliyat sonrasında karında büyük bir yaranın olmamasıdır. Tek büyük bir kesi yerine birkaç küçük kesi açılmaktadır.

Birçok çalışma, prostat kanseri tedavisinde laparoskopik cerrahinin açık ameliyat kadar etkili olduğunu göstermiştir. Bunun dışında hastalar daha az kan kaybetmekte, daha az acı çekmekte ve daha az hastanede yatmaktadır. Ayrıca bir çok hasta ameliyat sonrası rehabilitasyon süresini açık radikal prostatektomiye nazaran daha hızlı atlatmakta ve günlük hayatlarına daha çabuk dönmektedirler. Prostatektominin en sık rastlanan iki yan etkisi; idrar tutma güçlüğü ve ereksiyon problemleri (iktidarsızlık) dir. Bu tarz yan etkileri açık prostatektomi ya da laparoskopik prostatektomi sonrasına yaşayan hastaların sayılarında her hangi bir anlamlı farklılık gözlemlenmemiştir.

Laparoskopik ameliyatta da bazı hastalarda ağır kanama ve prostata yakın sağlıklı dokuda tahribat gibi riskler mevcuttur. Ancak bu tür komplikasyonlara, ameliyat laparoskopik teknikler konusunda deneyim ve uzmanlık sahibi bir cerrah tarafından yapıldığında nadir rastlanmaktadır.

Ulusal Sağlık ve Klinik Mükemmellik Ulusal Enstitüsü (NICE) radikal laparoskopik prostatektomi hakkında bir kılavuz yayınladı. NICE’ye göre, bu cerrahi yöntem NHS dahilinde kullanmak için oldukça güvenli ve etkilidir. Ancak tüm diğer ameliyatlarda olduğu gibi, cerrahınız ameliyat öncesi size tüm risk ve faydalar hakkında bilgi vermeli ve sadece bu tür ameliyat tekniğinde deneyim ve eğitime sahip cerrahlar bu işlemi hastalarına önermelidir. Cerrahınız gerekirse sizi bu ameliyat için farklı bir hastaneye yönlendirebilir.

Robotik Prostat Kanseri Cerrahisi

Prostat kanserinde robotik cerrahi son yıllarda giderek artan oranlarda kullanım alanı elde etmiştir. İnsanların teknolojiye olan ilgisi, robotik cerrahinin hastaya sağladığı avantajlar, teknolojiyi hekimlerin oldukça iyi düzeyde kullanması, sponsorların baş döndürücü reklamları robotik cerrahiye popülarite sağlamıştır. Gelin birlikte toplumda en sık görülen kanserlerden olan prostat kanserinde robotik cerrahinin yerini birlikte inceleyelim.

da Vinci Robotik Sistem nedir?

da Vinci Robotik Sistem, cerrahi ekipman olarak 3 ana bölümden oluşur. Robotik uygulama bilgisayar temeline dayanır ve deneyimli kullanıcı ile minimal invaziv (en az düzeyde zarar veren) cerrahinin uygulanmasını olanak sağlar.

daVinci Robotik sistemi oluşturan 3 ana sistem resimde görülmektedir.

Prostat kanserinde robotik cerrahinin avantajları nedir?

Açık cerrahiye göre robotik cerrahi; daha az ağrılı, kan kaybı ve kan takviyesine ihtiyacın daha az olması ve iyileşme zamanın daha kısa sürmesi olarak sayılabilir. Unutulmamalıdır ki cerrahi tekniklerin birbiri ile kıyaslaması ve en üstün yöntemin bilimsel olarak kanıtlanması yıllar alabilir. Açık cerrahi ile robotik cerrahinin kıyaslamalı çalışmalarında tartışma henüz devam etmektedir.

Prostat kanserinde hangi hastalar robotik cerrahi için uygundur?

Robotik cerrahi prostat beziyle sınırlı olan kanserlerin tedavisinde uygun bir yöntemdir. Prostat bezi dışına yayılmış ve özellikle uzak organlara metastaz yapmış prostat kanserinde robotik cerrahi uygun bir yöntem değildir. Cerrah ameliyat öncesi muayene ve görüntüleme yöntemleri ile hastayı değerlendirmeli, prostat biyopsisinde saptanan glison skor (GS), PSA düzeyi ve hastanın yaşı, beklentileri göz önüne alınarak tedavi uygunluğuna karar verilmeli. Prostat kanseri prostat bezini hareketsiz kılacak oranda prostat dışına uzanmış ve/veya prostat kanserine bağlı lenf bezi tutulumları saptanmış ise bu hastalarda cerrahi (açık veya robotik) yerine radyoterapi ve hormonal tedavi önerilmelidir. Özellikle riskli hastaların cerrahi öncesi değerlendirilmesinde prostat MR’ı ve PSMA-PET tomografi gibi yöntemlerin yetkin hekimlerce değerlendirilmesi hatalı tedavi kararlarını azaltacaktır.

da Vinci Robotik Cerrahi Uygulamada Cerrahın Faktörü Nedir?

Robotun en önemli özelliği kullanan cerraha üç boyutlu görüntü sağlayarak ve cerrahi alanına odaklanarak en ince ayrıntıların görülmesini sağlar. Bununla birlikte robota cerrahın verdiği komutları her hangi bir titremeye neden olmadan cerrahinin problemsiz sonuçlanmasına, kritik organ ve dokuların zarar görmemesine olanak sağlar.

Tüm bunlara rağmen robotun cerrahi başarıyı kendi başına elde etmesi mümkün değildir. Cerrahın ve yardımcı ameliyat ekibinin tecrübesi ve becerisi en önemli unsurlardan birisidir.

Tümörsüz ameliyat sınırı kontrolü

Ameliyat sonrasında cerrahınız çıkardığı parçayı laboratuvara gönderecektir. Ameliyatın amacı,  tüm kanserli dokuyu, etrafında kanser hücrelerinin olmadığı sağlıklı dokudan oluşan güvenlik bölgesi ile birlikte çıkarmaktır. Bu duruma temiz ameliyat sınırı denmektedir. Bu durum kanserin tamamen gittiği ve büyük olasılıkla tekrarlamayacağı anlamına gelmektedir.

Laboratuvarda patoloji uzmanları, çıkarılan dokunun sınırlarını, kanser hücrelerinin olmadığından emin olmak için oldukça detaylı incelemektedirler. Eğer çıkarılan dokunun sınırlarında tümör hücreleri tespit edilirse, bu durum bazı kanser hücresinin geride kalmış olma riski demektir. Bu durumda, geride kalmış kanser hücrelerinden kurtulmak amacı ile radyoterapi ya da hormonal tedavi görebilirsiniz. Ameliyat sonrası tedaviye ihtiyaç duyup duymadığınıza karar vermek için doktorunuz prostat spesifik antijen (PSA) seviyenize bakacaktır.

Sinir koruyucu cerrahi

Ameliyat sonrası ereksiyon probleminin üstesinden gelmek için cerrahlar özel bir teknik geliştirdiler. Bu teknik sinir koruyucu prostatektomidir. Prostatın yanından iki sinir demeti geçmektedir. Bu sinirler ereksiyon kontrolüne yardımcı olmaktadırlar. Sinir koruyucu prostatektomi sırasında cerrah prostat dokusunu sinir demetlerinden onları zedelemeden dikkatlice ayırmaktadır. Eğer cerrah sinirlere zarar vermeden prostatı çıkarabilirse, ameliyat sonrasında büyük olasılıkla hala ereksiyon olacağınız anlamına gelir. Ancak bu tarz cerrahi tekniğinde bazı kanser hücrelerinin geride kalma riski daha yüksektir.

Sinir koruyucu cerrahi erken evre prostat kanseri vakalarında mümkündür. Tümör tamamen prostat içerisinde olmalı (tüm total prostatektomi ameliyatlarında olduğu gibi) ve sinir demetlerinden mümkün olduğunca uzak yerleşmiş olmalıdır. Eğer tümör sinir demetlerine çok yakın ya da onların içerisine yayılmışsa, sinir demetlerinin prostat ile birlikte çıkarılması gerekecektir. Eğer bu durumda cerrah sinirleri çıkarmazsa, hastalık ameliyat ile temizlenmemiş olacaktır.

Eğer biyopsiniz tümörün prostat glandının sadece tek tarafında olduğunu gösterirse, diğer taraftaki sinir demetine dokunulmayabilir. Bu durum ereksiyonda sorunlar yaşamanıza neden olsa da, sildenafil (Viagra) gibi ilaçlar bazen bu durumda yardımcı olabilir.

Eğer sinir koruyucu cerrahi konusunda karar vermek istiyorsanız, cerrahınıza bu tür ameliyatın sizin durumunuzda uygun olup olmadığını sorabilirsiniz.

Prostatın çıkarılma ameliyatı sonrası

Ameliyat sonrasında sahip olacağınız şeyler;

  • Serum
  • Drenaj tüpü
  • Kateter
  • Yara
  • Ağrı kesiciler
  • Birkaç gün hastanede yatış

Serum

Vücudun su dengesini sağlamak amacı ile damarınızdan sıvı veren (intravenöz infüzyon)bir serum olacaktır. Normal olarak ağızdan sıvı almaya başladığınızda serum çıkarılacaktır. Ameliyat sonrası yeterince sıvı almak oldukça önemlidir.

Drenaj tüpü

Ameliyat bölgesinde biriken sıvının dışarıya çıkmasını sağlayan bir drenaj tüpü karnınızdaki küçük delikten dışarı çıkarılmış olacaktır. Tüpten sıvı akışı kesildiğinde hemşireniz onu çekecektir. Bu genellikle ameliyat sonrası 2-3 gün içinde olmaktadır.

Kateter

Ameliyat sonrası mesanenizin içerisine takılmış ve mesanedeki idrarı özel bir torbaya aktaran bir kateter (tüp) olacaktır.

Bu tür ameliyattan sonra idrarınızda kan pıhtılarının olması gayet normaldir. İdrarınızdaki kan yavaşça azaldığı zaman kateter çekilebilir. Bu genellikle ameliyat sonrası 1-2 hafta sürmektedir. Kateter çıkarıldıktan sonra idrara ilk çıkışınızdan hemen sonra hemşireye bilgi vermeniz gerekmektedir.

Nadir olarak bazı hastalar kateterleri çekildikten sonra idrara çıkamamaktadır. Bu durum, ameliyat sonrasında mesane ağzı etrafında ve prostat bölgesinde hala ödem olmasından kaynaklanabilir. Eğer idrara çıkamazsanız büyük ihtimalle kateter tekrar takılacak ve birkaç gün sonra çıkarma işlemi tekrarlanacaktır. Bazı durumlarda eve çıktıktan sonra da kateterin takılı olması gerekebilir. Bu durumda, eve çıkmadan önce hemşireniz size kateterin bakımı ile ilgili bilgi verecektir.

Yaranız

Ameliyat sonrası ameliyat bölgesinde yaranız ve büyük ihtimalle orada oluşan sıvıyı toplayan küçük drenaj kateteri olacaktır. Sıvı çıkışı kesildiğinde hemşireniz drenajı çekecektir.

Ağrı kesiciler

Ameliyat sonrası birkaç gün boyunca ağrınız olacaktır. Ancak bu ağrıyın kontrol etmek için ağrı kesici ilaçlarınız olacaktır. Ameliyat sonrası birkaç gün boyunca, düğmeye basarak ihtiyaç duyduğunuz anda kendi kendinize ağrı kesici verebileceğiniz bir pompa ağrı kesici görevini üstlenecektir. Kalkmadan önce ya da doktorunuz gelmeden önce kendinize bir doz ağrı kesici vererek ağrı kontrolünüzü planlayabilirsiniz.

Anahtar deliği (laparoskopik) cerrahi sonrasında ağrı daha az olmaktadır. Ağrınız olunca hemşirenize ya da doktorunuza bu durumu en kısa zamanda iletmeniz önem arz etmektedir. Sizin yardımınız ile birlikte doktorunuz sizin için en uygun ağrı kesici dozunu ayarlayabilecektir. Ağrı kesiciler düzenli alındıklarında daha etkili olmaktadırlar.

Birkaç gün hastanede yatış

Açık prostatektomi sonrasında 3-7 gün içerisinde, anahtar deliği cerrahisi sonrası ise 1-2 gün içerisinde evinize çıkabilirsiniz. Evde problem yaşayacağınızı düşünüyorsanız, size yardım ayarlamaları için bu durumdan hemşirenizi ya da sosyal hizmet görevlisini bilgilendiriniz. Onlar ayrıca, bölge hemşiresinin ziyaretini de ayarlayabilirler.

Uzun vadeli yan etkiler

Prostatın çıkarılması aşağıdaki yan etkilere neden olabilmektedir;

  • Ereksiyon problemleri
  • İdrar kaçırma

Hangi hastanın ameliyat sonrasında ereksiyon ya da idrar tutamama problemi yaşayacağı konusunda doktorların kesin bilgiye sahip olamayacağının bilinmesi önemlidir. Ameliyatınız öncesinde bu riskler konusunda yeterince bilgi sahibi olmalısınız. Doktorunuzdan ameliyat konusunda detaylı bilgi vermesini isteyin. Ayrıca başka tip tedavi alman şansınız olup olmadığı konusunda da bilgi isteyebilirsiniz.

Ereksiyon prpoblemleri

Ereksiyon problemleri (iktidarsızlık) 10 erkekten 7sinde (%70) görülmektedir. İktidarsızlık ereksiyon olamamak anlamına gelmektedir. Bu durum ileri yaş hastada daha sık görülmektedir. Doktorunuz bu durumu size izah edecek ve ileride çocuk sahibi olmak isterseniz spermlerinizi saklama şansını sunacaktır.

Ereksiyon probleminiz oluşursa, erken başlanacak ilaç tedavisi bu problemi azaltmaya yardımcı olabilir. Doktorunuz ya da uzan hemşireniz uzman yardımı almanız için sizi cinsel disfonksiyon kliniğine sevk edebilir.

İdrar tutamama

Mesanedeki idrarın tutulmasını sağlayan kasların zarar görmesinden ya da ödemden dolayı ameliyat sonrasında idrar çıkışının kontrolünde problemler (idrar kaçırma) görülebilir. Modern cerrahi teknikleri sayesinde bu problemler daha eski zamanlara oranla oldukça azalmıştır. 10 hastanın yaklaşık 2sinde (%20) küçük çaplı idrar tutamama problemi görülmektedir. Yaklaşık 20 hastadan birinde (%5) bu tür cerrahi sonrasında daha ağır idrar tutamama problemi görülebilir. Birçok hasta için idrar tutamama problemi geçicidir ve 6 aydan daha kısa sürmektedir.

Eğer idrar tutamama probleminiz uzun vadeli bir sorun haline gelirse, doktorunuz sizi idrar kaçırma kliniğine sevk edebilir. Oradaki ekip kas egzersizleri, mesane alıştırmaları ve ilaçlar konusunda yardımcı olabilecektir.

 

Testislerin çıkarılması (orşiektomi)

Orşiektomi ameliyatı, testosteron üretimini kesmek için her iki testisin alınma işlemidir. Testosteron prostat kanserinin yayılmasına neden olabilmektedir. Testislerin alınması, lokal ileri prostat kanseri vakalarında tümörün küçülmesine ya da büyümesinin durmasına neden olmaktadır. Lokal ileri kanserde hastalık prostatın çevresindeki bölgeye yayılım göstermeye başlamıştır.

Testislerin çıkarılması prostat kanserini tedavi etmemektedir. Bu tip bir ameliyat hastalığı aylar ya da bazen yıllar boyunca kontrol altında tutulmasını sağlamaktadır. Günümüzde orşiektomi ameliyatı yaygın olarak kullanılmamaktadır. Onun yerine doktorlar testislerin testosteron üretimini engelleyen hormonal tedavileri tercih etmektedirler.

Prostat iç kısmının çıkarılması (transüretral rezeksiyon-TUR)

Bu işlem esnasında cerrahınız üretra etrafındaki prostat glandının iç kısmını çıkarmaktadır. Üretra, mesaneden çıkan idrarın vücuttan atılmasını sağlayan tüptür. Cerrah bu işlemi, üretra sayesinde penisten içeri sokulan ince bir tüp aracılığı ile yapmaktadır. Bu ameliyat, idrar çıkışının engellenmesi gibi hastalık yan etkilerini azaltmaya yardımcı olmak amacı taşımaktadır. Bu işlemin hastalığı iyileştirmek gibi bir amacı yoktur.

Orta ve Yüksek Riskli Metastaz Yapmamış Prostat Kanseri Ameliyat Edilir mi?

Bu evrede prostat kanserinin prostat bezini aşarak komşu organlara uzanması ve/veya lenf bezlerine yayılması söz konusudur. Uzak organlara hastalık yayılmamış ancak kanser prostat bezi dışına taşmıştır. Bir grup hastada prostat muayenesinde prostat bezi hareketsizdir ve görüntülemeler hastalığın prostat dışına yayıldığını gösterir. Bu hastaların ameliyat edilmesi uygun değildir.

Bu grup hastalarda hastalığın bölgede yayılım derecesi yanı sıra risk hesabı tedavi kararında belirleyicidir. Yüksek riskli hastalarda hastalığın vücuda yayılıp yayılmadığını anlamak amacı ile karın alt bölgesi MRI tetkikine ilave olarak prostat kanserine özel PSMA-PET tomografi yapılabilir. Bu yöntemle hastalığın uzak organlara metastazı çok daha iyi değerlendirilerek hatalı tedavi oranını azaltır.

Lenf bezi metastazı klinik olarak nadiren saptanır. PSMA-PET tomografi gibi yöntemlerin kullanımının artması bu grup hasta sayısını da artıracaktır. Bu grup hastalarda cerrahi ve radyoterapi kararı yöntemlerin avantajı ve dezavantajları hasta ile paylaşılarak karar verilir. Cerrahide karar kılınmış ise cerrahi sonrası prostat cerrahi sınırında tümör kalmış ise ve lenf nodu pozitifliği var ise ilave olarak radyoterapi önerilir.

Prostat bezi muayenede hareketsiz olan veya prostata komşu organlara yayıldığı saptanan hastalara cerrahi önerilmez. Opere edilemez hastalarda en doğru tedavi radyoterapi eş zamanlı hormonal tedavidir. Radyoterapide prostat dokusu ve prostat bezine ait lenf bezi alanları ışınlanır. Ancak bu evrede radyoterapi tek başına yeterli bir tedavi yöntemi değildir. Radyoterapi ile eş zamanlı hormonal tedavi kullanılır. Hormonal tedavi radyoterapiden 2 ay önce başlanır ve orta riskli hastalarda 6 ay, yüksek riskli hastalarda 2 yıl süresince devam edilir. İlk dört ayda ağızdan hap şeklinde alınan androjen antagonisti ilaçların yanı sıra 3 ayda bir androjen salınımını azaltan iğneler yapılır. Yüksek riskli ve bölgesel ilerlemiş hastalarda cerrahi sonrası da hormonal tedavi kullanılabilir.

Sağlıklı ve mutlu kalın...
Prof. Dr. Mustafa Özdoğan