prostat-kanserinde-radyoterapi-isin-tedavisi

Prostat kanserinde radyoterapi – ışın tedavisi

Yazı Boyutu:
Küçült
Sıfırla
Büyült

Erken evre prostat kanserinde radyoterapi

Radyoterapi özel geliştirilen cihazlar aracılığı ile eş zamanlı olarak tümörü görüntüleyerek yüksek enerjili X ışınlarının uygulanmasıdır. Günümüzde üç yöntem uygulanır; klasik 6-8 hafta süreyle dışarıdan uygulanan radyasyon ışını (EBRT) yöntemi, radyoaktif çekirdeklerin prostat bezi içine yerleştirilmesi ile uygulanan içeriden radyoterapi (brakiterapi) ve yine dışarıdan kısa sürede uygulanan ileri teknolojik cihazların kullanılarak yapıldığı kısa sürede uygulanan streotaktik radyoterapi yöntemleridir. Her üç yönteminde avantaj ve dezavantajları vardır. Bilimsel gelişimi ve pratik becerisi en fazla olan yöntem 6-8 haftalık dışarıdan uygulanan radyoterapi yöntemidir. Bu yöntem doz ve yoğunluk ayarlı özel cihazlar ve teknikler yöntemi ile tümör 3 boyutlu planlanarak normal komşu dokulara en az zarar ile uygulanmaktadır. Radyoterapi ile erken evre prostat kanseri tedavisinde 5 yıllık hastalık kontrol oranları neredeyse %95’ler düzeyindedir.

II. ve III. evre prostat kanserlerinde radyoterapi

Pelvis bölgesine uygulanan radyoterapinin alanı geniş veya sadece prostata odaklı olabilir. Çünkü III. evre prostat kanserinde, pelvik lenf bezlerine yayılmış tespit edilemeyen kanser hücreleri olur. Radyoterapi direk pelvisteki lenf bezlerine ve ilaveten prostat bezine uygulanabilir. Eğer hastanın pelviste daha geniş alan tedaviye ihtiyacı varsa, kanser hücrelerinin yoğunlaştığı prostat bezi odaklı radyasyon uygulanılacak başka bir seans planlanır.

Radyoaktif implantlar, prostat çevresine yakından radyasyon göndermeye odaklıdır. Bu formda bir radyasyon işlemi, III. evre prostat kanserinde dıştan verilen ışın tedavisi ile birlikte uygulandığında fayda sağlar. Dıştan verilen ışının amacı, kanser hücrelerinin yayıldığı lenf bezlerini ve prostatı çevreleyen dokuyu tedavi etmektir. Radyoaktif implant çekirdeği ise, kanser hücrelerinin en yoğun olduğu prostat bölgesine yüksek radyasyon dozu göndermektir. İçten ve dıştan uygulanan bu radyasyon kombinasyonu, etrafında bulunan organlardaki yan etkileri minimize ederken, kansere daha yoğun radyasyon dozunun ulaşmasını sağlar.

Bazı uzmanlar, dıştan verilen ışın tedavisi ile doku içine gönderilen radyoaktif çekirdek yani brakiterapi yöntemini 2 ve 3. evre hastalarda birlikte kullanmaktadır. Dıştan verilen ışın tedavisindeki amaç, prostat bezini çevreleyen dokuyu ve lenf bezlerine yayılmış kanser hücrelerini tedavi etmektir. Doku içine gönderilen çekirdek ise, prostat içi kanser hücrelerinin en yoğun olduğu bölgeye ekstra radyasyon dozu gönderir. İçten ve dıştan uygulanan bu radyasyon kombinasyonu, etrafında bulunan organlardaki yan etkileri minimize ederken, kansere daha yoğun radyasyon dozunun ulaşmasını sağlar.

Kanserin tekrarlama riski yüksek olan bazı hastalarda radyoterapi, hormonal tedavi ile birlikte uygulanabilir. Hormonal tedavinin amacı, erkeklik hormonu olan androjen düzeyini azaltarak kanser gelişimini yavaşlatmaktır. Yapılan bazı araştırmalar, erken evre prostat kanseri olan erkeklerde radyoterapi ile birlikte uygulanan hormonal tedavinin iyi sonuçlar verdiğini göstermiştir.

3. evre prostat kanseri olan birçok hastada, tedavi sonrası kanser tekrarlar. Birden fazla kombine tedavi yöntemlerinin bir arada kullanılması tedavide yarar sağlamaktadır.

Radyoterapi ile birlikte uygulanan hormon tedavisi, bölgesel olarak ilerlemiş prostat kanserlerinde fayda sağlamaktadır. Hormon tedavisi, prostat kanseri gelişmesini sağlayan erkeklik hormonlarını engeller. Kanser, vücudun başka bölgelerinde veya prostat içinde var olsa da vücudun her tarafına yayılmasını etkileyebilir. Radyoterapi ile birlikte uygulanan hormon tedavisinin, ilerlemiş prostat kanserindeki olumlu sonuçları gözlenmiştir. Öte yandan, hormon tedavisi ateş basması, cinsel güçsüzlük gibi bir takım yan etkilerin çoğalmasını da sağlayabilir.

4. evre prostat kanserinde radyoterapi

Kemik metastazına bağlı gelişen ağrı, kemiklere uygulanan radyoterapi ile giderilebilir. Yan etkileri, vücudun hangi bölgesine radyoterapi uygulandığına bağlıdır. Prostat kanseri metastazlarında iki tür radyoterapi uygulanır. İlki, dıştan radyoterapi; radyoterapi cihazları aracılığı ile dışardan tek bir metastaz bölgesine yönelik ağrıyı veya o bölgede tutulan kemiğin kırılma riskini azaltmak amacı ile uygulanır. Beyin metastazlarında da bu yöntem kullanılır.

Diğer radyoterapi yöntemi ise radyoizotopların damardan uygulanması ile sağlanır. En çok bilinen üç radyoizotop; Stronsiyum-89, samaryum ve Radyum 223’dür. Stronsiyum geçmişte kullanılmış ancak kemik iliği baskılayıcı etkisinden dolayı kullanımı giderek azalmıştır. Günümüzde en çok tercih edilen ve ulaşılabilir olan radyoizotop samaryumdur. Prostat kanseri hücrelerin bulunduğu kemiklerde toplanarak, ufak dozlarda gönderdiği radyasyonla kanseri öldürür. Damardan verilen samaryum, vücuttaki tüm kemiklere ulaştığı için ilave ağrı kesici kullanılmasına gerek olmadığı tespit edilmiştir. Bu nedenle özellikle kemik metastazı ve bu metastazlara bağlı ağrısı olan hastalarda son derece etkili ve başarı ile uygulanan yöntemlerdendir. Tolere edilemez yan etkisi yok ve gözlenen kan değer düşüklüğü gibi yan etkileri ise minimaldir. Radyum 223 ise Mayıs 2013’de Amerikan ilaç dairesi tarafından prostat kanserinde etkinliği onaylanmış bir radyoizotoptur. Kemik metastazlı prostat kanserli hastalarda kullanılan Radyum 223’ün kemik ağrılarını azalttığı, bunun yanında yaşam süresini de anlamlı düzeyde uzattığı saptanmıştır. Önümüzdeki sürede Avrupa ülkeleri ve ülkemizde de onay alacağını ve hastalarımıza olumlu katkılar sağlayacağını düşünmekteyiz.

Sağlıklı ve mutlu kalın...
Prof. Dr. Mustafa Özdoğan