Genel Kanser Haberleri, Kanser Haberleri, Kanser Tedavisi

Sadece sekiz yol izleyerek kanser riskini azaltabilirsiniz

Yazı Boyutu:
Küçült
Sıfırla
Büyült

Yaşam döngünüz içinde yaptığınız seçimler, sizi kansere yakınlaştırır veya uzaklaştırır. Abartılı başlıklarla size sunulan yazıları her gün gazete ve dergilerde okursunuz. “Kanseri Önleyen Diyet!”; “Günde sadece bir iki dakikada kanser riskini yarıya indirin!”. Acaba, günlük yaşantınız içinde yaptığınız basit seçimlerle kanser riskini azaltmanız gerçekten mümkün müdür? Kanserden korunmak için sihirbaz olmanıza gerek yok. Sizi çokta sıkıntıya sokmayan basit uygulamalarla sağlıklı kalmanız mümkün...

Kanser hastalığında genetik önemli bir rol oynar. Bu yüzden, ne kadar sağlıklı yaşarsanız yaşayın, kanser hastalığına yakalanmanız olasılık dahilindedir.

Ancak uzmanlar, yetişkin kanserlerindeki her 3 kanserden 2'sinin sizin kontrolünüzde olan yaşam şekli ile bağlantılı olduğunu tahmin etmektedir. Sağlığınızla ilgili verdiğiniz her karar, bıraktığınız her sağlıksız alışkanlık, kanser riskinizi her seferinde biraz daha azaltır.

Aşağıda belirttiğim en sağlıklı sekiz alışkanlık, sizi kanser riskinden korumaya yardımcı olacaktır (dokuzuncusu, uzmanların henüz ihtiyatla yaklaştığı bir alışkanlıktır).

Kanser riskini tetikleyen alışkanlıklar ve/veya yapılması gerekenler nelerdir? Birlikte inceleyelim:

1. Sigara kullanmayın

Akciğer kanserinin oluşmasındaki en büyük etkenlerden biri sigara alışkanlığıdır. Tüm dünyada, hem erkek hem de kadınlarda en sık görülen kanser türlerinden biri olan akciğer kanseri, yaşamsal risk taşıyan bir kanser türüdür.

Sadece akciğer kanseri değil tabii… Sigara alışkanlığı ile bağlantılı düzinelerce kanser türü mevcuttur ve kansere bağlı yaşamsal risk oranı %30’lardadır.

Bu sebeple, doktorların çoğu kanser riskini azaltmak için atılacak en büyük adımın sigarayı bırakmak ve bir daha asla başlamamak olduğunu dile getirir. Sigara alışkanlığınızı tamamıyla bırakmak konusunda zorluk çekiyorsanız azaltmanız bile kanser riskinizi önemli ölçüde azaltır.

2010 yılında, Amerikan Tabipler Odasının dergisinde yayınlanan bir araştırmaya göre, günde 20 adet sigara içen birinin, sigara tüketimini günde 10 adetten aza indirmesi, akciğer kanseri riskini %27 oranında azaltmaktadır. Bu, sizin için iyi bir başlangıçtır, ancak burada durmamanız gerekir. Sağlığınız için sigarayı tamamen bırakmanız, sizin en doğru seçiminiz olacaktır.

Sigara kullanıcısı olmasanız bile, sanmayın ki bu sizin hayatınızı etkilemeyecektir. Her yıl, ortalama 3,000 akciğer kanseri vakasının pasif içicilerden oluştuğu ve pasif içici olmanın diğer kanser türleri ile bağlantılı olabileceğine dair güçlü kanıtlar bulunmuştur.

Eğer kapalı mekan bir barda veya gece kulübünde iseniz ve oradaki 100 kişi sigara içiyorsa, siz de içiyor olabilirsiniz. Bardan ayrıldığınızda, giysileriniz sigara kokar ve çok fazla sigara dumanına maruz kalmış olursunuz.

Bu yüzden, sigara içilen barlara, gece kulüplerine giderken ve çocuğunuzu arabada ve/veya kapalı yerlerde sürekli sigara içen biriyle birlikte bulundururken bir kez daha düşünün.

2. Kilo almayın

Birçok insan, aşırı kilolu olmanın kalp sağlığına iyi gelmediğini bilir. Ancak, kanser hastalığının ana risklerinden biri olduğunu bilmez. Her yıl, kansere bağlı yaşamsal risklerin %14’ü, yeni kanser vakalarının %3’ten fazlası obeziteye bağlı gelişir.

Önerim, mümkün olduğu kadar sağlıklı kiloda kalmanızdır. Bu, kanserden korunmanın en önemli yollarından biri olabilir.

Birçok yazımda belirttiğim gibi, kilo almamak için sağlıklı beslenmek ve spor yapmak kanser oluşumunu engelleyen faktörlerdir. Obeziteye bağlı olarak gelişen geniş yelpaze içindeki kanser türlerinin bazıları; Özofajiyal (yemek borusu), pankreas, safra kesesi, meme, endometriyal ve böbrek kanserleridir. Bu durumda, sağlıklı bir kiloda olmanın en önemli noktalarından biri, sağlıklı beslenmeyi bir yaşam şekli haline getirmektir.

3. Hareket edin

Her türlü fiziksel aktivite, birçok kanser türünün önlenmesinde yardımcı olur. Bazı araştırmalar, her gün en az 30 dakika yapılan sporun sık rastlanan birçok kanser türünü %30-50 oranında azalttığını tespit etmiştir.

Ne tür egzersiz yaptığınız veya ne zaman yaptığınız önemli değildir. Sadece yapın. Gelin, egzersiz yapmakla, sigara kullanımı arasındaki bağlantıyı kuralım. Sağlıklı bir kiloya sahip olursanız, fiziksel aktiviteniz artar, daha fazla sebze ve meyve tüketmeye başlarsınız. Eğer sigara kullanıyorsanız, buda sizin sigarayı bırakmanız anlamına gelir. Ne kadar çok spor yaparsanız, kötü alışkanlıklarınızı sürdürmek için o kadar az zaman bulursunuz. Daha zinde ve fit bir vücuda sahip olmanız da sporun katkı sağlayan diğer faydalarıdır.

Bu yüzden, insanların yaşamına sinsice giren ve sağlık durumlarını olumsuz yönde etkileyen kötü alışkanlıkların ne kadar önemli olduğunu anlamanız ve yaşam şeklinizi buna göre düzenlemeniz çok önemlidir.

4. Tabağınızı sebze ile doldurun

Belli bazı kanser türlerinden korunmaya yardımcı olabilecek farklı yiyecekler vardır. Yağların bağırsaklarda emilimini sağlayan likopeni; kırmızı greyfurt, böğürtlen, domates ve karpuz gibi yiyeceklerden karşılayabilir, prostat kanseri riskini azaltabilirsiniz.

Birçok kanser türü riskini azaltmayı hedefliyorsanız, tabağınızı karbonhidrat içermeyen sebze ve meyve ile doldurmalısınız. Her gün en az ortalama 400 gr. sebze ve meyve tüketmelisiniz. Akdeniz diyeti, St.Tropez diyeti ve yeşil diyet, sebze ve meyve bakımından zengin diyetlerdir ve sizi kanser hastalığından korur.

Tabağınızın üçte ikisini; meyveler, sebzeler, soya fasulyesi ve tüm tahılgiller kaplamalıdır; kalan üçte birlik yeri de yağsız et, balık ve yağ oranı düşük süt ürünleri içermelidir.

5. Alkol kullanmayın

İş sağlığa geldiğinde, alkol çift tarafı keskin bir kılıç tutmaya benzer. Özellikle, kalp sağlığına faydalı olabileceği uzmanlar tarafından söylenen kırmızı şarap gibi alkol oranı düşük içki tüketimi yazılı ve sözlü basında defalarca dile getirilmiştir.

Fakat diğer yandan, az veya çok alkol tüketiminin kanser riskini arttırabileceği de dile getirilmektedir.

Kanser için güvenli bir alkol seviyesi yoktur. Ne kadar çok alkol tüketirseniz, kanser riski o kadar çok artar. Ağız, özofagus (yemek borusu), boğaz kanseri gibi alkol tüketimine bağlı risk oranı artan belli kanser türleri vardır. Birde sigara kullanıyorsanız, kansere yakalanma riski ikiye katlanır.
Kadınların günde bir bardaktan fazla, erkeklerin ise günde iki bardaktan fazla alkol tüketmemesi, risk faktörünü azaltabileceği yönündedir.

6. Stresten kurtulun

İnsanlar, stresin kanser riskinin artmasında etken olup olmadığını daima merak etmiştir. Stresin, kanserde risk faktörü olup olmadığına dair geçerli bir kanıt bulunamamıştır. Ancak, stresli olan insanlar sağlıksız birtakım davranışlarda bulunabilir. Stresi gidermek için fazla yemek yiyebilir, içki veya sigara içebilirler. Bu tür davranışlarda, kanser riskini tetikleyen unsurlardır.

Günlük tutma, meditasyon, egzersiz gibi yöntemler, stresle baş etmenizde size yardımcı olacaktır.

7. Tarama testlerini azaltın

Mamografi, prostat-spesifik antijen(PSA) gibi birçok tarama testi, kanseri önlemek için değil, tedavi edilebilir durumdayken erken evrede kanseri belirleyebilmek için yapılır.

Kolonoskopi ve Pap testi gibi testler ise, tedavi edilmediğinde kolon veya rahim ağzı kanserine yol açabilen prekanseröz değişiklikleri tespit etmede yardımcı olabilir.

Kimin, hangi tarama testini ne zaman yaptıracağı, kafaları karıştıran bir durumdur. Ne yapmanız gerektiğini kendi başınıza bulmaya çalışmak yerine, kişisel sağlık durumunuz hakkında doktorunuzla görüşmeniz, oluşan soru işaretlerini giderecektir.

Örneğin; mamografi çektirmekle ilgili sorunuz “50 yaşın altındaki kadınlar mamografi çektirmeli mi?” olmamalı.. Onun yerine “ Kişisel sağlık durumum ve aile geçmişim hakkında bilgi vermeli miyim? Gerekli ise 50 yaşından önce mamografi çektirmeye başlamalı mıyım?” sorularını sormak olmalıdır.

Doktorunuzla bir kere görüşmenin yeterli olacağını sakın düşünmeyin. Sağlık durumunuz, kanserle ilgili yeni gelişmeler ve tarama testleri zamanla değişiklik gösterecektir. Bu yüzden bu yıl, gelecek yıl ve bir sonraki yıl gerçekleşen tüm değişiklikleri doktorunuza sormanız yerinde bir karar olacaktır.

8. Köklerinizi araştırın

Tüm hastalar, ailelerinin sağlık geçmişini sorgulamalıdır. Aile geçmişi, kanser riskini azaltmak ve erken evrede yakalamak için kişiye özel strateji belirleyebilmemizi sağlar. Ancak, çok az sayıda hasta aile geçmişi ile ilgili yeterli sağlık bilgisine sahiptir.

Bu durumda, bir dahaki sefere, yakın aile bireyleri ile bir araya gelerek sağlık durumları hakkında detaylı bilgi toplamalısınız. Bir araya gelemiyorsanız Skype veya Facebook gibi sosyal medya aracılığı ile iletişime geçerek süreci hızlandırabilirsiniz. Elde ettiğiniz bilgileri dikkatlice not almalı, akabinde doktorunuzla paylaşmalısınız.

9. Aspirin - Belki, Dozu uyarı ile belirtilmelidir

Kanseri önlemek için aspirin almalı mısınız?

Düzenli düşük doz aspirin kullanımı belirsizliğini korusa da, elde edilen bazı veriler aspirin kullanımını destekler niteliktedir.

2010 yılında yapılan geniş çaplı bir araştırma, günlük olarak alınan düşük doz aspirinin bazı kanser türlerine (ağırlıklı olarak; akciğer, kolorektal, özofajiyal kanser) bağlı gelişen yaşamsal riski yaklaşık %21 oranında azaltabileceğini belirtmiştir.

Ancak, düzenli aspirin kullanımı özellikle ciltte tahriş ve mide kanaması gibi bazı yan etkileri de beraberinde getirebilir. Çoğu uzman, aspirinin kansere karşı etkili olduğunu söylemek için henüz erken olduğu konusunda hemfikirdir.

Kanserden korunmanın günde bir hap almak gibi kolay bir yolla olmasını herkes arzu eder. Ancak, gerçekte kanser riskini azaltmak için sağlıklı kiloda olmak, spor yapmak ve sebze-meyve ile beslenmek, aspirin almaktan daha kalıcı önlemlerdir.

Herhangi bir sebeple düzenli aspirin kullanımına başlamadan önce doktorunuzla görüşünüz. Sağlık koşullarınızı bilerek doktorunuzun vereceği kararları uygulamak, ilerde yaşanabilecek başka sağlık sorunlarını bertaraf edecektir.

Sağlıklı ve mutlu kalın...
Prof. Dr. Mustafa Özdoğan

Kaynak:

http://www.webmd.com/cancer/features/8-ways-to-lower-cancer-risk