safra-yollari-kanseri

Safra yolu kanseri – kolanjiokanser nedir? Nedenleri - risk faktörleri nelerdir?

Yazı Boyutu:
Küçült
Sıfırla
Büyült

Safra yolları, karaciğerden ince barsağa kadar uzanan ince kanallardır. Bu kanallar, safra olarak bilinen sıvının, karaciğer ve safra kesesinden ince barsağa hareket etmesini sağlar.

Karaciğer hücrelerinde biriken safra, birçok küçük kanalcık olarak karaciğerde başlar. Bu küçük kanalcıklar bir araya gelerek küçük kanallar meydana getirir. Daha sonra bu küçük kanallar daha geniş kanallarla ve sağ - sol karaciğer kanalı ile birleşir. Karaciğerin içinde oluşan tüm bu kanallara intrahepatik (karaciğer içi) safra kanalları denir.

Sol ve sağ karaciğer kanalı bulunduğu karaciğerden çıkarak ortak karaciğer kanalını oluşturmak için hilum adı verilen alana bağlanır. Daha aşağıda yer alan safra kesesi de (safrayı depolayan küçük bir organ), küçük bir kanalla (sistik kanal) bu ortak karaciğer kanalıyla birleşir. Ortak safra yolu, pankreas yolu ile birleşmeden önce pankreasın bir kısmından geçer ve vater kabarcığında ince bağırsağın (duodenum) ilk bölümüne boşalır.

Safra yolları kanseri (kolanjiyokarsinom), safra kanallarının çeşitli bölgelerinde meydana gelen kötü huylu epitel bir hücredir. Kanser bulunduğu yere göre; intrahepatik (karaciğer içi), perihilar ve distal (uzak) safra yolları kanseri (kolanjiyokarsinom) olmak üzere 3 farklı türde sınıflandırılır.

Safra yolları kanseri (kolanjiyokarsinom), nadiren rastlanan diğer alt türleri ile birlikte kolay farkedilemeyen adenokarsinomlar olarak bilinir. Bu kanser türü için ilk tedavi seçeneği cerrahi müdahaledir. Ancak, cerrahi müdahaleyi planlarken damar yapısının ve lenf bezlerinin tutulumunu gözönünde bulundurmak gerekmektedir. Safra yolları kanserinin (kolanjiyokarsinom) dezmoplastik yapısı ve birden fazla genetik yapıda olması, tedaviye karşı direnci etkileyen unsurlardır.

Safra yolları kanserinin ileri evresinde yayılımın çok olduğu ve cerrahinin yapılamadığı durumlarda kemoterapi tedavileri (gemsitabin ve sisplatin) kullanılmaktadır. İntrahepatik (karaciğer içi) safra yolları kanserinde ise daha çok bölgesel tedaviler uygulanmaktadır, ancak etkinliği halen yeterli değildir. Safra yolları kanserinin biyolojik yapısını, tümörün karmaşık etkileşimini anlamak, doğru ve etkili bir tedavinin uygulanmasına imkan sağlar ve hastanın yaşam süresini uzatır.

Safra yolu kanserinin nedenleri – risk faktörleri nelerdir?

Hastalığa yakalanma şansını değiştiren herşey bizler için risk faktörüdür. Bu nedenle yaşam tarzımıza, edindiğimiz alışkanlıklarımıza, maruz kaldığımız tüm çevresel etkenlere dikkat ederek kanser hastalığında etkisi olan risk faktörlerini azaltmamız mümkündür.

Sigara içmek, alkol kullanmak gibi bazı risk faktörleri, yaşamın içinde edindiğimiz alışkanlıklardandır ve değiştirilebilir. Kişinin yaşı ve ailesel geçmişi gibi bazı risk faktörleri de vardır ki değiştirilemez. Öte yandan, riske sahip olmanız kansere yakalanacağınız anlamına gelmez. Ya da herhangi bir risk faktörü yokken kanser olmanız mümkündür denilebilir.

Bu sebeple, safra yolu kanserinde etken risk faktörlerini bilmeniz önemlidir. Bu sayede, hayatınızda yapacağınız ufak değişikliklerle riski azaltabilirsiniz. Safra yolu kanseri ile ilgili bazı risk faktörlerine sahipseniz, sık aralıklarla rutin kontrollerinizi ihmal etmemelisiniz. Böylece, kanserde erken tanı ve etkin bir tedavi olanağına sahip olabilirsiniz.

Bazı risk faktörleri var ki, safra yolu kanserinin gelişmesinde etkin rol oynamaktadır.

Karaciğerde ya da safra yolunda görülen bazı hastalıklar

Kanser riskini artıran bir etkendir. Safra yolları ve karaciğerde görülen bazı hastalıklar (safra yollarında kronik görülen iltihap) kanser riskini artıran etkenlerdir. Risk oluşturan bazı etkenleri şöyle sıralayabiliriz:

  • Birincil sklerozan kolanjit; safra yollarında doku sertleşmesine (skleroz) yol açan iltihaplanmadır. Bu durum safra yollarında kanser gelişme riskibi artırır. İltihaplanmanın sebebi genellikle bilinmez. Bu rahatsızlığı olan kişilerin bir çoğunda kalın bağırsakta da iltihaplanma (ülseratif kolit) görülür.

  • Safra yolunda taş, iltihaplanmaya yol açtığı için yine bu bölgede kanser riskini artırır.

  • Koledok kisti, doğuştan gelen bir anormalliktir. Karaciğer dışındaki safra yolunda şişliğe yol açar. Bu alanda prekanseröz değişiklikler, safra yolu kanseri riskini artırabilir.

  • Karaciğerde parazite bağlı enfeksiyon; çiğ yenen balıktan kaynaklanan küçük parazit kurtçukların yol açtığı bir enfeksiyondur. Safra yollarında yaşayan bu parazitler, bulundukları alanda kanser riskini artırabilir.

  • Siroz, aşırı alkol tüketimi ve hepatit gibi hastalıklara bağlı karaciğerde gelişen iritasyon sonucu oluşan hasardan kaynaklanan bir hastalıktır. Buda safra yolu kanser riskini artırır.

  • Caroli sendromu, karaciğer içindeki küçük safra kanallarında doğuştan gelişen anormalliktir. Bu sendrom, karaciğerde oluşan enfeksiyon ve safra taşı riskini artırır.

  • Hepatit B veya hepatit C’nin yol açtığı enfeksiyon, intrahepatik safra yolu kanser riskini artırdığı gözlenmiştir.

Yaş

Safra yolu kanseri daha çok 60-70 yaşındaki kişilerde görülmektedir. Buda safra yolu kanserinin daha sonraki yaşlarda görüldüğünü söylenebilir.

Zararlı bazı kimyasallara maruz kalmak

İnsan sağlığında tehlike yaratan bazı kimyasallara [diyoksin, nitrozaminler, asbest, radon, torotrast (eskiden radyolojide kullanılan opak madde) gibi] maruz kalmak, safra yolu kanseri riskini artırabilir.

Sigara ve alkol

Sigaranın safra yolu kanseri riskinde etken bir oynayabileceği düşünülmektedir. Fazla alkol tüketiminin intrahepatik safra yolu kanserinde risk faktörü olabileceği söylenebilir. Aşırı alkol tüketimine bağlı gelişen karaciğer problemleri, bu riski daha da artırmaktadır.

Obezite

Aşırı kilolu veya obez olmak, safra kesesi ve safra yolu kanserlerinde riski artıran faktörlerdir. Bunun, obezitenin safra kesesi ve safra yollarında taş oluşma riskini artırmasından kaynaklanabileceği düşünülmektedir.

Aile geçmişi

Ailede safra yolu kanseri olan bireylerin varlığı, bu kanser türünde bir risk faktörü olabilir. Ancak nadir görülen bir hastalık olduğu için risk genellikle azdır. Safra yolu kanseri vakalarının birçoğunda aile geçmişi ile ilgili bir bağlantıya rastlanmamıştır.

Sağlıklı ve mutlu kalın...
Prof. Dr. Mustafa Özdoğan