Saskinligimi-gizleyemeyecegim-Stres-kansere-neden-olmuyormus

Şaşkınlığımı gizleyemeyeceğim: Stres kansere neden olmuyormuş!

Yazı Boyutu:
Küçült
Sıfırla
Büyült

Bilim bazen insana “Yok artık bu kadar da değil!” detirtebiliyor. Bazen de işimize geleni bilimsel birkaç kırıntı ile birleştirip geleneksel doğrular yaratabiliyoruz. Yıllar sonra, doğru olarak kabul edilen bu çıkarımlarımız, bilimsel veriler ile çürütülmeye başlayınca da şaşkınlığa düşebiliyoruz.

‘’Eşim son bir yılda beni çok üzdü, kanser oldum.’’, ‘’İşyerinde çok mutsuz oldum. Bu yüzden kanser oldum.’’ ya da ‘’Kızım beni çok üzdü, bu nedenle hocam verdiğiniz tedaviler işe yaramadı, hastalığım ilerledi.’’ gibi hasta cümleleriyle bir onkolog olarak günlük yaşantımda birçok defa yüz yüze geliyorum.

Bu konuyu sorgulayan bilimsel literatürleri yıllar süresince hep takip ettim ve bu söylenenlere dayanak olacak verileri ben de bir birey olarak yakalamaya çalıştım. Yaşamda karşımıza çıkan birçok güçlüğün yarattığı üzüntüyle vücudumuzun savunma sisteminin zayıfladığı, bunun da kansere karşı bir eğilim yarattığı her zaman aklımızın bir köşesindedir. Bugüne değin bu yaklaşımı destekler çalışmalar okusam da, yapılan bu çalışmaların son derece zayıf olduğu ve bu yargıyı aydınlatmaya yetmediğini gözlemledim.

Bu nedenle de son derece saygın dergilerden olan Avrupa Epidemiyoloji Dergisi’nde yayımlanan yeni bir araştırmanın sonuçlarını sizinle paylaşmak istedim. Yerleşmiş inanışlarımızın aksine, bu çalışmanın sonuçları stresle kanser arasında bir ilişki kurulmadığı yönünde olmuştur. Kanserin basitçe kişisel ve toplumsal gözlemler ile açıklanamayacak hastalıklar grubundan olduğunu gözler önüne sermiştir.

Bu araştırmada, post travmatik stres hastalığı (travma yaratan bir olay sonrası, o olaya bağlı yaşanan aşırı kaygı, endişe ve stres sonucu oluşan psikolojik bozukluk) ile çeşitli kanser türleri arasındaki ilişki sorgulanmıştır. Cinsiyet ve yaş oranı gözönünde bulundurularak yapılan çalışmada 1995-2011 yılları arası post travmatik stres teşhisi konulmuş, 16 yaşından büyük yetişkin Danimarkalılar incelenmiştir. Ortalama 16 yıllık bir gözlem sonucunda, 4131 yetişkinin (% 60’ı kadın) post travmatik stres teşhisi konulduktan sonraki ilk yıl kansere yakalanmadığı tespit edilmiştir. Takip eden yıllarda da kanser hastalığına yakalanma oranının post travmatik stres hastalığı ile ilişkili olmadığı görülmüştür. Yapılan bu geniş çaplı araştırmadan elde edilen sonuçlar, travma sonrası yaşanan stres hastalığı ile birçok kanser türü arasında hiçbir bağlantı olmadığı yönündedir.

Bu çalışmanın vucudumuzun immün (bağışıklık) sistemi ile kanser arasında bir ilişki olup olmadığını sorgulamadığını ve bizimde böyle bir ilişki olmadığını iddia etmediğimizi belirtmek isterim. İmmün sistem ile kanser arasındaki ilişki kanıtlanmış bir mekanızmadır. Dahası bu alanda yeni geliştirilen tedaviler, kanser tedavisinde adeta bir çığır açmaktadır. Yapılan bu çalışmanın sonucu ise, yaşantımızda karşılaştığımız ciddi düzeyde stres oluşturabilecek, bizi üzüntüye itebilen problemlerin kanser oluşumundaki etkisinin neredeyse gözardı edilmesi gerektiği yönündedir.

Sevgili dostlarım, daha önce yapılan bazı araştırma sonuçları, stresin kanserle ilişkili olabileceğini göstermiştir. Ancak bu çalışmadan elde edilen veriler, ‘stres kaynaklı kanser’ algısını değiştirecek nitelikte olabilir.

Epidemiyoloji: Toplumdaki hastalık, kaza ve sağlıkla ilgili durumların dağılımını, görülme sıklıklarını ve bunları etkileyen belirteçleri inceleyen bir tıp bilimi dalı.

Sağlıklı ve mutlu kalın...
Prof. Dr. Mustafa Özdoğan

Kaynak:

Gradus JL, Farkas DK, Svensson E, et al.
Posttraumatic stress disorder and cancer risk: a nationwide cohort study.
Eur J Epidemiol. 2015;30(7):563-568.