serviks-rahim-agzi-kanserinde-immunoterapi-tedavisi

Serviks – rahim ağzı kanserinde immünoterapi tedavisi

Yazı Boyutu:
Küçült
Sıfırla
Büyült

İmmünoterapiler, bir kısmı yeni olan ve günümüzde kanser araştımalarının odak noktasındaki tedavilerdir. Birçok çeşitleri olmakla birlikte en etkili immünoterapi ilaçları immün kontrol noktası baskılayıcıları olarak adlandırılan ilaçlardır (günümüzde çeşitli kanserlerin tedavisinde kullanılmak üzere FDA onayı alan bu grup ilaçlar ipilimumab, nivolumab, pembrolizumab, atezolizumabdır).

İmmünoterapiler, kanser hücrelerini direk öldürmek yerine, bağışıklık sistemimizin bu işi üstlenmesi için dolaylı yoldan etki ederler (bağışıklık sisteminin aktivasyonu ve düzenlenmesi). Klasik kemoterapi ilaçlarından farklı olarak daha uzun süreli hastalık kontrolü ve daha az yan etki özelliklerine sahiplerdir.

Serviks kanseri alanında henüz kullanım onayı alan bir immünoterapi ilacı olmamakla birlikte umut vaad eden bazı çalışmalar mevcuttur.

İmmün kontrol noktası inhibitörleri / Bağışıklık sistemi düzenleyicileri

Bu ilaçlar bağışıklık yanıtının düzenlenmesi ve kontrolünde görev alırlar. Kanser hücrelerinin bağışıklık sistemi hücrelerini susturucu etkileri vardır. İşte bu ilaçlar, kanser hücrelerinin bağışıklık sistemi hücreleri üzerindeki baskısını kaldırırlar. Pembrolizumab adlı ilacın faz-2 çalışması bulunmaktadır (klinik çalışma başlığı ve linki: Study of Pembrolizumab (MK-3475) in Participants With Advanced Solid Tumors (MK-3475-158/KEYNOTE-158) ; https://clinicaltrials.gov/ct2/show/NCT02628067 )

Terapötik kanser aşıları

Kanser aşıları, kanser hücrelerini diğer hücrelerden ayıran belli moleküllere (antijen) karşı bağışıklık yanıtı ortaya çıkarmak için tasarlanmıştır. Serviks kanseri için henüz faz-3 aşamasına geçen klinik çalışma olmamakla TVGV-1 adlı kanser aşısının denendiği bir faz-2 çalışma mevcuttur (klinik çalışma başlığı ve linki: Safety and Efficacy Study of TVGV-1 Vaccine to Treat HPV Induced Cervical HSIL ; https://clinicaltrials.gov/ct2/show/NCT02576561 )

Sağlıklı ve mutlu kalın...
Prof. Dr. Mustafa Özdoğan