Tamamlayici-ve-alternatif-tip-urunu-kullanimi-meme-kanserli-hastalarin-tedaviye-baslama-kararini-etkiliyor-mu

Tamamlayıcı ve alternatif tıp ürünü kullanımı meme kanserli hastaların tedaviye başlama kararını etkiliyor mu?

Yazı Boyutu:
Küçült
Sıfırla
Büyült

Saygın tıp dergisi Jama Oncology’de 12 Mayıs’ta yayımlanan dikkat çekici bir çalışmaya göre, erken evre meme kanserli hastalarda tamamlayıcı ve alternatif tıp (TAT) ürünü kullanımı oldukça sıktır, ve TAT kullanımı hastalar için çok önemli olan kemoterapiye başlama kararını etkilemektedir.

Erken evre ve bölgesel olarak ilerlemiş meme kanserli hastaların bir grubunda adjuvan tedavinin yaşam sürelerini uzattığı ve hastalık tekrarlama riskini azalttığı bilinmektedir. Hangi hastalara adjuvan tedavi verilmesi gerektiği uluslarası tedavi kılavuzlarında net bir şekilde ifade edilmekle birlikte, bu konuda devam eden çok sayıda çalışma da bulunmaktadır.

Tedavi kararlarında hastalığa ait evre ve agresiflik gibi özelliklerinin yanında, psikososyal faktörler, inanç sistemi ve sunulan sağlık hizmetlerinin özellikleri de önemlidir.

Kemoterapi almaktan çekinen meme kanserli hastaların aşağıdaki özelliklere sahip oldukları belirlenmiştir:

- Kansere bağlı kaygı,

- Optimizm,

- Hekimlerle olumsuz deneyimler,

- Alternatif tıbbın fayda sağlayacağı inancı,

- Kemoterapiyle ilgili riskler konusunda endişeler ve

- Meme kanseri protokolleri hakkında yetersiz bilgi sahibi olmak

Bu gruptaki hastalar aynı zamanda tamamlayıcı ve alternatif tıp (TAT) kullanma eğilimindedir. Son 20 yıldır meme kanserli hastalar arasında TAT kullanımı artış göstermiştir. Bazı çalışmalar TAT kullanımının kemoterapi kararını nasıl etkilediğini değerlendirmiştir.

Yazımızın konusu olan çalışmaya, metastatik olmayan meme kanserli 685 kadın dahil edilmiştir. Bu hastaların meme kanseri tedavisinde başlangıç ve uyum göstergeleri incelenmiştir. Yapılan çalışmada 598 (87%) kadın TAT (tamamlayıcı ve alternatif tedavi) kullanımını bildirmiştir. Kemoterapi önerilen 272 (89%) kadına kemoterapi başlatılmış, bunun yanında 135 (36%) kadın için kemoterapi isteğe bağlı bir seçenek olarak bırakılmıştır.

Yapılan görüşmelerde 5 çeşit TAT ürünü/uygulamasının kullanımı değerlendirilmiştir:

1. Vitamin ve/veya mineraller

2. Bitkiler ve/veya botanik ürünleri

3. Diğer doğal ürünler

4. Kendi kendine zihin-beden teknikleri

5. Zihin-beden uzmanı ile yapılan uygulamalar

Hasta başka alternatif tedavileri keşfetmesi veya klasik onkoloji tedaviler hastanın inanç sistemi ile uyumlu olmadığı için TAT kullanımının, standart onkoloji tedavilere başlanmaması için bir risk faktörü olabileceği ileri sürülmüştür. Kemoterapi verilecek kadınlar arasında besin takviyesi kullanan ve TAT kullanım oranı yüksek bulunan kadınların, bunları kullanmayanlara nazaran, kemoterapiye başlamasının daha az bir olasılık olduğu görülmüştür. Ayrıca, zihin-beden uygulamasının kullanımı (beden ve ruh sağlığını korumak ve iyileştirmek amacıyla yapılan fizik tedavi/egzersiz gibi yöntemler) kemoterapi başlatılmasıyla ilişkili bulunmamıştır. Bunun yanında, isteğe bağlı kemoterapi alacak olan kadınlarda TAT kullanımı ve kemoterapi başlatılması arasında bir ilişki bulunmamıştır.

Sonuç olarak, yapılan çalışmada erken evre meme kanseri olan hastalar arasında TAT kullanımının oldukça fazla olduğu görülmüştür. Fayda sağlaması adına besin takviyesi ve fazla sayıda TAT yönteminin kullanıldığı tespit edilmiş, bu da oldukça hayati faydaları olan adjuvan kemoterapi uygulanmasını azaltmıştır. Ancak zihin-beden uygulamaları kemoterapi verilmesini azaltan bir etken olarak görülmemiştir. Bu nedenlerle kemoterapiye karar verme safhasında TAT kullanımını mutlaka akılda bulundurulmalı ve konuşulmalıdır.

Sağlıklı ve mutlu kalın...
Prof. Dr. Mustafa Özdoğan

Kaynak:

Heather Greenlee, ND, PhD; Alfred I. Neugut, MD, PhD; Laura Falci, MPH.
Association Between Complementary and Alternative Medicine Use and Breast Cancer Chemotherapy Initiation
The Breast Cancer Quality of Care (BQUAL) Study.
JAMA Oncol. Published online May 12, 2016. doi:10.1001/jamaoncol.2016.0685