Tedavi-sonrasi-kanserin-tekrarlamamasi-icin-neler-yapilmali

Tedavi sonrası kanserin tekrarlamaması için neler yapılmalı?

Yazı Boyutu:
Küçült
Sıfırla
Büyült

Tüm tedavi süreci ve sonrası yol gösterici olması adına, bazı noktalara dikkat ederek sağlıklı bir yaşam sürmeniz mümkün.

Kanser teşhisi koyulduğunda ilk şoku atlatan hasta ve yakınının, bu hastalık hakkında yeterli bilgi sahibi olması çok önemlidir. Tam olarak nasıl bir kanser türü olduğunu, hangi tedavi yöntemlerinin uygulanacağı, bu tedavilere bağlı olası yan etkileri ve en önemlisi kanserin tekrarlamasını önlemek için hangi önlemler alınacağı, sorgulanması gereken başlıca konular arasında yer almaktadır.

Tüm tedavi süreci ve sonrası yol gösterici olması adına, aşağıda belirtilen noktalara dikkat ederek sağlıklı bir yaşam sürmeniz mümkündür

-Doktorunuzdan tedavinizin kısa bir özetini isteyin. Uygulanan cerrahi müdahale, radyoterapi ve kemoterapi dozlarının listesini yapın. Böylece, doktorunuzla tedaviniz hakkında konuşabilir, aşama aşama takip edebilirsiniz.

-Kanser tedavinize bağlı gelişebilecek uzun süreli yan etkileri sorgulayarak plan yapın. Tedavinize bağlı olası uzun süreli yan etkileri doktorunuzla konuşun ve nelere dikkat etmeniz gerektiğini öğrenin. Kanser tedavilerinin bir kısmı, kalp-damar problemleri veya ikinci kanser riskini arttırabileceği gibi bir kısmı da, kemiklerinizi etkileyebilir. Bu sebeple, doktorunuzla sürekli iletişim halinde olmanız önemlidir.

-Kanserin tekrarlama korkusu ile nasıl baş edebileceğinizi öğrenin. İlk olarak, doktorunuzdan kanserin tekrarlama riskini öğrenin. İkinci aşamada, verilen risk oranının genel ortalama üstünden verildiğini ve size özel olmadığını unutmayın. Üçüncü olarak, korkularınızla yüzleşmek ve hayatınıza daha emin adımlarla yürümek için psikolojik destek almayı düşünün.

-Hareketli bir yaşam sürün. Sağlığınızı olumlu yönde etkileyecek bir karar vererek, yaşamınızı değiştirmeyi düşünebilirsiniz. Sağlık koşullarınıza uygun egzersiz yapmak, kendinizi iyi hissetmenizi sağlayacaktır. Bu sayede, kansere bağlı olası risk oranınız da azalmış olur. Sık sık yürüyüş yapın veya merdivenleri yürüyerek inip çıkın. Tek başına egzersiz yapmak zor gelirse, uygun bir egzersiz programına katılabilirsiniz. Böylece, uzman eşliğinde diğer katılımcılarla birlikte düzenli egzersiz yapma imkanı bulabilirsiniz.

-Düzgün beslenin. Mükemmel beslenmek zorunda değilsiniz. Ancak meyve, sebze ve tam tahıllı gıdaları daha çok tüketmeniz, kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlar. Daha sağlıklı beslenmek, midede hazım güçlüğü veya vücutta kilo alımına bağlı gelişecek problemleri önleyecektir. Emin olmadığınız durumlarda, sağlıklı beslenmek için bir diyetisyene başvurmanız yerinde bir davranış olacaktır.

-Sağlıklı bir yaşam sürdürün. Egzersiz ve beslenme, büyük resmin sadece bir parçasıdır. Uzun süreli yaşam ve bu yaşamın daha kaliteli sürdürülmesi için sigarayı bırakın, eğer kullanıyorsanız alkolü günde bir kadeh ile sınırlayın ve güneş ışınlarına karşı cildinizi korumak için güneş kremi kullanın. Ayrıca, yeteri kadar D vitamini aldığınızdan emin olun. Bunun için doktor kontrolünde yapılacak kan testi ile vücudunuzdaki D vitamini miktarını ölçtürebilir ve yeterli miktarı nasıl alacağınız konusunda doktorunuza danışabilirsiniz.

-Vücudunuzu geri kazanın. Örneğin; meme kanseri tedavisinden sonra birçok kadın kilo alır. Menopoz, tedavide kullanılan tamoksifen ve aromataz inhibitörler, vücutta değişikliğe ve kilo alımına yol açabilir. Kilo kontrolü sağlık açısından önemli olduğu için doktor ve diyetisyen kontrolünde egzersiz programlarına katılarak kilo kontrolünü ve vücudunuzda yağ yerine kas oluşumunu sağlayabilirsiniz.

-Belirtilerle baş edin. Gereksiz yere ızdırap çekmeyin. Devam eden bir halsizlik veya güçsüzlük hissediyorsanız, tedavi sonrası “kemo beyin” olarak adlandırılan düşünme ve hafıza sorunlarınız varsa veya yaşamınızı zorlaştıran ağrı, sızı gibi problemler yaşıyorsanız, vakit kaybetmeden doktorunuzla görüşün. Doktorunuz, gerekli tedavilerle bu tür belirtilerin etkisini azaltıp yaşam kalitenizi arttıracaktır.

-Kanser tedavisi görmüş ve iyileşmiş diğer kişilerle iletişim kurun. Aileniz ve arkadaşlarınız en büyük destekçileriniz olsa da, birçok kişi bu süreçte kanser teşhisi koyulmuş, tedavi görmüş ve iyileşmiş kişilerle deneyimlerini paylaşmak veya konuşarak birlikte zaman geçirmek ister. Aynı duyguları ve düşünceleri paylaşmak, kişinin tedavi sonrası günlük hayatına daha kolay adapte olmasını sağlayacak, ruhsal açıdan önemli bir güç kaynağı olacaktır.

Sevgili okurlarım, her geçen gün daha olumlu sonuçların alındığı kanser hastalığının birçok türü artık sorun olmaktan çıkmıştır. Birçok kanser türü, özellikle erken teşhis edildiğinde farklı yöntemler ile etkin bir şekilde tedavi edilmekte, hastaların çoğu yaşamlarına kaldıkları yerden devam edebilmektedir. Bu sebeple, kanser iseniz ya da kanser tedavisi görüp iyileştiyseniz korkmayın ve kendinizi yalnız hissetmeyin. Sizi tedavi edecek, destek olacak ve yol gösterecek uzmanlar olduğunu sakın unutmayın.

Yaşamınız boyunca karşılaşacağınız her türlü sorunla baş edebilmeniz mümkün. Sadece hep hatırlamanız gereken; hayatınızı nasıl şekillendireceğinize sizin karar vereceğinizdir..

Sağlıklı ve mutlu kalın...
Prof. Dr. Mustafa Özdoğan