testis-kanseri-tedavisi-ve-arastirmalarinda-yeni-gelismeler-neler

Testis kanseri tedavisi ve araştırmalarında yeni gelişmeler neler?

Yazı Boyutu:
Küçült
Sıfırla
Büyült

Genetik

Geçtiğimiz yıllarda araştırmacılar KITLG, SPRY4, DMRT1, BAK1, TERT ve ATF7IP gibi genlerde kalıtılan varyasyonların testiküler kanser riskini artırdığını buldular. Bu tür buluşlar yüksek risk altındaki erkekleri belirlemede yardımcı olmakla birlikte daha fazla araştırılması lazım.

Bilim adamları aynı zamanda hastalığın sebepleri konusunda daha fazla fikir sahibi olabilmek adına testiküler kanser hücrelerindeki genetik değişiklikleri de araştırıyorlar. Böylece hastalığı daha iyi anlamakla tedavide daha başarılı olabilmeyi amaçlıyorlar. Testiküler kanser hücrelerinde bulunan bazı gen mutasyonları kemoterapiye dirençle ilişkilendirilip kötü sonuçlar (kemoterapiye yanıtsızlık) elde edildi. Bu buluşlar tedavinin kişiselleştirilip, o genlerdeki mutasyonları hedef alan yeni testiküler kanser ilaçlarının geliştirilmesinde yardımcı olabilir. Genetik değişikliklerin daha iyi anlaşılması aynı zamanda doktorlara hangi hastaların sadece ameliyatla güvenilir şekilde tedavi edileceği hangi hastalara ise daha ileri tedavilerin gerekeceği hakkında karar verilmesinde de yardımcı olacaktır.

Tedavi

Klinik deneyler doktorların bu kanser türlerine tedavi yaklaşımını geliştirdi. Örneğin; çalışmalar, hangi hastaların iyi prognoza (hastalık seyri) sahip olacağını ve lenf nodu cerrahisine ya da radyasyon tedavisine ihtiyaç duymayacağını öngören faktörler buldu. Ayrıca bu çalışmalarda, bazı hastaların daha yoğun tedavi almasının gerekeceğini gösteren olumsuz prognostik faktörler de bulundu.

Bu çalışmaların büyük bir kısmı, yüksek doz tedavi uygularken meydana gelebilecek uzun süreli toksitenin (yan etkiler) sınırlandırılması üzerine yapıldı. Doktorlar hangi hastanın daha iyileştirilebilir olduğunu tahmin edebilmeyi ve verecekleri tedavi miktarını buna göre belirlemeyi istiyorlar ki bu sayede kimseye eksik ya da fazla tedavi uygulamasınlar.

Örneğin; erkeklerde metastatik testis kanserinde AFP ve Beta-HCG tümör markerlarının kemoterapi sonrası düşüşü üzerine yapılan bir çalışma, tedaviyi bireyselleştirmek açısından güzel sonuçlar verdi. Bu hastalardan tümör markerlarının düşme hızı daha az olanlara yoğun tedavi vermenin daha iyi sonuç sağladığını gösterdi.

Yeni ilaçlar ve ilaç kombinasyonları tekrarlayan kanseri olan hastalar için deneniyor. Kemoterapi kombinasyonları, bazı erkeklerde sabit ilaçların elimine edilip yenileriyle değiştirlmesinin ya da dozların düşürülmesinin tedavi yan etkilerini azaltıp azaltmayacağını anlamak için tedavi etkisini düşürmeksizin görülmeye çalışıyorlar.

Sağlıklı ve mutlu kalın...
Prof. Dr. Mustafa Özdoğan