testis-kanserinde-erken-tani-ve-tarama-mumkun-mudur-afp-ve-beta-hcg-nedir-nasil-teshis-edilir

Testis kanserinde erken tanı ve tarama mümkün müdür? AFP ve Beta HCG nedir? Nasıl teşhis edilir?

Yazı Boyutu:
Küçült
Sıfırla
Büyült

Testis kanseri belirtilerden herhangi birine sahipseniz, vakit kaybetmeden doktorunuza başvurmalısınız. Bu belirtilerin birçoğu, testis kanserinden farklı bir sebepten oluşabilir. Ancak, sebep tümörse hasta için erken teşhis ve etkin tedavi imkanı yaratacaktır.

Testis kanseri erken teşhis edilebilir mi?

Testis kanserlerinin çoğu erken evrede iken teşhis edilebilir. Bazı erkek hastalarda erken evrede testis kanserinin belirtilerine rastlanabilir. Çoğunda ilk işaret testiste kitle olarak ortaya çıkar. Ancak, ne yazık ki bazı testis kanserleri belirti göstermediği için hastalığın ilerlemesi mümkündür.

Birçok doktor, testis kontrolünün genel fiziksel muayenenin bir parçası olması gerektiği inancındadır. Tavsiyem, erken teşhis edildiğinde iyileşme oranı yüksek olan bir testis kanserinde testis muayenesinin rutin kanser kontrollerinden biri olarak yaptırılmasıdır.

Memede olduğu gibi testis kanserinde de kendi kendini muayene hastalığın hızla tedavi edilmesinin önünü açacaktır. Doktorunuzdan alacağınız bilgilerle aylık olarak kendi kendinizi muayene etmeniz yararınızadır.

Kendi kendine testis muayenesi

Kendi kendine testis muayenesi için en iyi zaman, duş veya banyo sırasında veya sonrasında testis torbasının derisi gevşediği zamandır.

  • Testisleri elinizle kontrol ediniz.

  • Her iki elinizin parmaklarını kullanarak tuttuğunuz testisi parmaklarınızın arasında nazikçe döndürünüz.

  • Testiste ele gelen herhangi bir sertliğin kitle veya şişlik olup olmadığını kontrol ediniz. Emin olmadığınız durumlarda doktora başvurmanız önemlidir.

Her normal testisin üst veya orta dış kısmında küçük şişlik hissi veren epididimis vardır. Normal testiste kan damarları ve spermi yöneten tüpler, dokulara destek olur. Bazı erkekler tüm bunları kanserle karıştırabilir. Bu gibi durumlarda herhangi bir endişeniz olduğunda doktorunuza danışmanız en sağlıklı bilgileri almanızı sağlayacaktır.

Testis, kanser dışında başka sebeplerden de büyüyebilir. Testis etrafında sıvı birikmesi ile hidrosel denen iyi huylu bir sağlık durumu oluşabilir. Ya da testisteki damarlar açılarak testis etrafında yumru ve genişlemeye neden olur. Buna, varikosel (toplardamarların şişmesi) denir. Bu durumda, kanser olmadığından emin olmak için uzman bir doktora görünmeniz yerinde bir karar olacaktır.

Tıbbi geçmiş ve fiziksel muayene

Testis kanseri olduğunuza dair belirtiler mevcutsa, doktorunuz risk faktörleri ve belirtileri kontrol etmek için tüm tıbbi geçmişinizi bilmek isteyecektir. Fiziksel muayene sırasında doktor testislerdeki hassasiyet ve şişliği varsa kitlenin yerini ve büyüklüğünü hissedecektir. Bunun yanında karın bölgesi, lenf bezleri ve vücudun diğer bölgeleri dkkatlice muayene edilerek tümörün yayılıp yayılmadığına dair belirtiler kontrol edilir. Fiziksel muayene sonuçları, testis anormallikleri dışında çoğunlukla normal çıkar.

Testis Ultrasonu

Ultrason, testiste kitlenin katı veya sıvı dolu olup olmadığını göstermede yardımcı olur. Bu test ses dalgaları kullanarak iç organların görüntülerini alır. Transdüser (çubuk şeklinde alet) ses dalgalarını gönderir ve organlardan seken ekoları toplar. Bilgisayar ekoların yapısına göre bir görüntü oluşturur. Tümörden alınan ekolar, normal dokulardan daha farklıdır. Bu eko yapıları, iyi huylu (benign) ve kötü huylu (malign) tümörleri birbirinden ayırmaya yardımcı olabilir.

Genellikle anne karnındaki bebeğin gelişimini görüntülemek için tercih edilen ultrason radyasyon içermeyen kolay bir testtir. Dokulardan gelen ekoların iyi huylu (benign) (hidrosel-su toplaması veya varikosel-toplardamarların şişmesi)veya kötü huylu (malign) yapısının ayrımını sağlar. Kitle sıvı ise kanser olma olasılığı vardır. Böyle bir durumda ileri testler veya cerrahi müdahale önerilebilir.

Tümör belirteçleri için kan testleri

Bazı kan testleri, testis tümörü teşhisinde etkin rol oynamaktadır. Birçok testis kanseri yüksek miktarda alfa-fetoprotein ve insan koryonik gonadotropin proteinleri salgılar. Bu proteinler (tümör belirteçleri olarak adlandırılır) kanda bulunursa, testis tümörünün varlığını gösterir. Tümör, laktat dehidrogenaz olarak anılan enzim seviyesini de yükseltebilir. Ancak, laktat dehidrogenaz kanser dışında başka sebeplerden de artış gösterebilir.

Seminom dışı tümörler, alfa-fetoprotein (AFP) ve insan koryonik gonadotropin seviyesini yükseltirler. Dolayısıyla AFP’deki herhangi bir yükselme, tümörün seminom dışı bileşenleri olduğu anlamına gelir (Tümörler seminom ve seminom dışı alanlarda farklı türler bir arada olabilir). Yüksek laktat dehidrogenaz çoğu zaman (ancak her zaman değil) geniş alana yayılma belirtisi gösteren bir hastalıktır. Sertoli ve Leydig hücre tümörleri bu maddeleri üretmez. Ayrıca, tümör küçükse bu proteinlerin seviyeleri yükselmeyebilir.

Yapılan testler, kanserin miktarı ile ilgili fikir sahibi olmamızı, hastanın tedaviye vereceği yanıtı değerlendirmemizi ve kanserin tekrarlamayacağından emin olmamızı sağlar.

Testis kanseri teşhisi için uygulanan cerrahi müdahale

Doktorunuz ultrasonda katı bir tümör tespit ederse, en kısa zamanda alınması için cerrahi müdahale önerecektir. Cerrahi müdahalede tümörün tamamı ile birlikte testis ve sperma kordonu da alınır. Sperma kordonu, testis kanserinin vücudun diğer bölgelerine yayılmasına aracılık eden kan ve lenf damarlarını içermektedir. Yayılan kanser hücrelerini azaltmak için bu damarlar operasyon sırasında düğümlenir. İşlem, kasıkta açılan bir kesiden gerçekleşir. Bu operasyona, radikal inguinal orşiektomi denir.

Alınan örnek laboratuvar ortamında incelenerek kanserin yayılımı ve türü rapor olarak sunulur.

Nadir vakalarda, testis kanseri tanısı net değilse, alınmadan önce testislere biyopsi yapılarak tanı netleştirilir. Operasyon sırasında testisler skrotumdan (testis torbası) çekilerek sperma kordonu kesilmeden kontrol edilir. Şüpheli bir doku görüldüğünde örnek alınarak patolojik inceleme yapılır. Kanser bulunursa, testis ve sperma kordonu alınır. Alınan doku kanser değilse, sadece tespit edilen tümör alınır, testisler alınmaz. Cerrahi müdahale sonrası ilaç tedavisi yapılır.

Kanser bulgusuna rastlandığında doktorunuz varsa testis dışına yayılmaları görmek için başka görüntüleme testleri isteyecektir.

Görüntüleme Testleri

Göğüs Röntgeni

Her türlü sağlık kuruluşunda kolaylıkla çektirebileceğiniz göğüs röntgeni basit bir işlemdir. Bu test, kanserin mediastinum olarak bilinen göğsün orta bölümündeki lenf bezleri veya akciğerlere yayılmadığını tespit etmek için uygulanır. Röntgen sonuçları normalse, muhtemelen akciğerlerinizde kanser yok demektir. Bazı doktorlar, kanserin göğüse yayılımını görüntülemede bilgisayarlı tomografinin (CT) daha detaylı görüntü elde ettiği düşüncesindedir.

Bilgisayarlı tomografi taraması

Bilgisayarlı tomografi (BT) taramasında, x-ray işlemi ile vücudunuzun detaylı kesitsel görüntüleri alınır. Klasik röntgen işlemindeki gibi tek bir resim almak yerine BT taraması ile vücudunuzun ilgili bölgesinden birçok resim elde edilmesi mümkündür. Sonrasında bilgisayar bu resimleri birleştirerek görüntü haline getirir.

BT taraması, kanser evrelemesinde etkin bir tanı yöntemidir. Kanserin lenf bezlerine, akciğerlere, karaciğerlere veya diğer organlara yayılımının tespit edilmesinde yardımcı olur.

Tarama öncesi, kontrast bir sıvı içilmesi ve/veya damardan kontrast boya enjekte edilmesi vücudunuzda anormallik gösteren alanlarını tespit etmekte işleme yardımcı olur.

Bu enjeksiyon ciltte kızarmaya (saatler hatta günler sürebilen kırmızılık ve ateş basması) neden olabilir. Damardan enjekte edilen boyaya karşı çok az insan alerjik reaksiyon gösterir. Nadirde olsa nefes darlığı ve düşük tansiyon gibi daha ciddi yan etkiler görülebilir. Herhangi bir kontrast sıvıya karşı olası alerjik reaksiyonlar işlem öncesi bilgilendirilmelidir.

BT taraması bazende biyopsi işlemine rehberlik etmesi için kullanılır. Bu işleme, BT-rehberliğinde iğne biyopsisi denir. BT görüntüleme, biyopsi iğnesinin şüpheli kitle ile buluşmasını sağlar. Alınan örnek laboratuvar ortamında incelenir.

MRI Görüntüleme (manyetik rezonans görüntüleme)

MRI, BT görüntülemesi gibi kesit görüntüler verir. Ancak, MRI X ray yerine güçlü mıknatıslar ve radyo dalgaları kullanır. Radyo dalgalarından gelen enerji absorbe edilerek olası hastalık ve doku türlerinden oluşan yapıyı belirler. Bilgisayar, şüpheli dokulardan gelen radyo dalgalarının yapısını çözümleyerek vücudun ilgili bölgesinden oldukça detaylı görüntüler elde eder. CT taramasında olduğu gibi kontrast maddenin hastaya damardan enjekte edilmesi söz konusudur, ancak bu yöntem daha az kullanılmaktadır.

PET Görüntüleme (pozitron emisyon tomografi)

Günümüzde kanserin vücutta yaygınlığını saptamak için en duyarlı görüntüleme yöntemlerinden biridir. Bu test için özel bir çeşit radyoaktif madde bağlanmış glukoz (florodeoksiglikoz) hastaya damardan enjekte edilir. Radyoaktivite oranı oldukça düşüktür. Florlanmış glikoz zamanla kanser olan yerlerde toplanır. Yaklaşık bir saat sonra PET görüntüleme testi için hasta yatırılır. Yaklaşık 30 dk. boyunca özel kamera ile kanser şüphesi olan bölgeden görüntü alınır. Kanserin yayılmış olmasından şüphelenildiğinde, kanserli alanın tespitinde PET Tomografi faydalı bir görüntüleme yöntemidir.

Sağlıklı ve mutlu kalın...
Prof. Dr. Mustafa Özdoğan