Tup-bebek-yontemiyle-dogan-cocuklarda-kanser-riski

Tüp bebek yöntemiyle doğan çocuklarda kanser riski

Yazı Boyutu:
Küçült
Sıfırla
Büyült

New England Tıp Dergisi’nin yayınladığı araştırma sonuçlarına göre, tüp bebek yöntemiyle dünyaya gelen çocukların, doğal yolla doğan çocuklarla aynı oranda kanser riskine sahip olduğu belirtilmiştir.

Tüp bebek yöntemi, günümüzde çocuk sahibi olamayan birçok anne-baba adayının aile olma hayalini gerçekleştirmektedir. Çeşitli nedenlerle doğurganlık yetisine sahip olmayan yetişkin kadın ve/veya erkeklerde üremeye yardımcı genel tedaviler uygulanabilir. Tüp bebek yöntemi de, bu tedavilerden biridir. Bu yöntemde; kadın yumurtalıklarında sağlıklı yumurtaların oluşumu sağlanır ve takip edilir. Daha sonra oluşan bu sağlıklı yumurtalar toplanır. Öte yanda, babadan alınan sağlıklı spermler güvenli bir şekilde muhafaza edilir. Sonrasındaki aşamada, kadından alınan yumurta ve erkekten alınan sperm laboratuvar ortamında birleştirilerek, embriyonun gelişmesi için uygun ortam yaratılır. Ardından embriyo rahime yerleştirilir ve hamilelik oluşur.

Bu bir tüp bebek yöntemidir ve döllenme laboratuvar ortamında sağlanır. Her yaş ve her kanser türü için yoğun çözüm arayışları adına, nedenlerin ve nasılların araştırıldığı onlarca araştırma gerçekleştirilmektedir. Bu anlamda, günümüzde sıkça görülen çocuk kanserlerinin, yapay döllenme ile bağlantısı sorgulanmış ve bu konuya odaklı bir araştırma yapılmıştır. New England Tıp Dergisi’nin yayınladığı araştırma sonuçlarına göre, tüp bebek yöntemiyle dünyaya gelen çocukların, doğal yolla doğan çocuklarla aynı oranda kanser riskine sahip olduğu belirtilmiştir.

Son yıllarda, “Desteklenmiş Gebelik” veya “Tüp Bebek” yöntemine rağbet gittikçe artmaktadır. Bu işlemin, çocuk kanserlerinde riski arttırdığına dair bu zamana kadar bir kanıta ulaşılmamıştır. Her yıl ülkemizde 7.500 yeni doğan, tüp bebek yöntemiyle dünyaya gelmektedir. Yapılan bazı araştırmalar, tüp bebek embriyolarının genlerinde birtakım değişiklikler tespit etmiştir. Tüp bebek yönteminin kanser riskini arttırması ile bağlantısını ölçmenin tek yolu, bu yöntemle dünyaya gelen çocukların yakından izlenmesi sonucu elde edilen kesin verileri değerlendirmektir.

İngiltere’de bir grup araştırmacı, 1992-2008 yılları arası tüp bebek yöntemiyle dünyaya gelmiş 100,000’den fazla çocuğu yakından izlemiş, 15 yaşından önce kanser tespit edilen çocukların sayısı belirlenmiştir. Ek olarak, cinsiyet, doğum şekli, ebeveynlerin doğurganlık durumu, yaşı gibi bazı etken faktörler göz önünde bulundurularak genel nüfusa göre aynı yaş grubundaki çocuklarda kanser oranları karşılaştırılmıştır.

Belli başlı kanser türlerinde risk oranını ölçen araştırmacılar, nöroblastom (sinir sistemi tümörü), kan kanseri, retinoblastom, merkezi sinir sistemi tümörleri, renal veya germ-hücreli tümörlerde risk tespit etmemiştir. Ancak, hepatoblastom(bir tür karaciğer kanseri) ve rabdomiyosarkom (kas ve yumuşak doku hücrelerinde gelişen kanser) olarak bilinen, nadir rastlanan iki kanser türünde az da olsa risk artışı belirlenmiştir. Araştırmacılar, bu iki kanser türünün nadir rastlanması ve risk olasılığının az olması sebebiyle tam bir sonuca varamamışlardır. Hepatoblastom, tüp bebek yöntemiyle dünyaya gelen 1 milyon çocuğun yaklaşık 6’sında görülmektedir.

Bu sebeple araştırmacılar, 17 yıllık çalışma süresi boyunca elde ettikleri verilere dayanarak, tüp bebek yöntemiyle doğan çocuklarla, doğal yolla dünyaya gelen çocuklar arasında genel kanser riskinde bir fark olmadığı sonucuna varmışlardır. Ancak, az da olsa hepatoblastom ve rabdomiyosarkom risk artışı olduğu belirtilmiştir.

Çocuk, sevgi ile kurulan bir yuvada aile olmayı sağlayan temel etkendir. Bu sebeple, çeşitli nedenlerle doğal yoldan çocuk sahibi olamayan çiftler, çözüm arayışlarına girerler. Bilimin ilerlemesi sayesinde, kısırlık neredeyse tarihe karışmıştır. Yapay döllenme ve/veya tüp bebek gibi yöntemlere başvuran çiftlerin önemli bir kısmı artık çocuk sahibi olmaktadır. Yapılan bu araştırma, laboratuvar ortamında uygulanan yöntemlerin, ilerde çocukluk çağında görülen kanserlerde önemli bir risk artışına neden olmadığını tespit etmiştir. Bu sonuç, çözüm arayışları içinde olan çiftlerin kafalarındaki soru işaretlerini gidermek adına faydalı olmuştur.

Hayat onlarla renkli ve onlarla güzeldir.. Onlarla anlam kazanır.. Çocuklarınızla birlikte sağlıklı ve mutlu yarınlar dilerim.

Sağlıklı ve mutlu kalın...
Prof. Dr. Mustafa Özdoğan

Kaynak:

Carrie L. Williams, M.B., B.Ch., Kathryn J. Bunch, M.A
Cancer Risk among Children Born after Assisted Conception
N Engl J Med 2013; 369:1819-1827November 7, 2013DOI: 10.1056/NEJMoa1301675
http://www.nejm.org/doi/full/10.1056/NEJMoa1301675