Baş-boyun kanseri, Kanser Haberleri

Yenileyen veya metastatik p16 HPV negatif baş boyun kanserlerinde panitumumab etkisi

Yazı Boyutu:
Küçült
Sıfırla
Büyült

Lancet Onkoloji dergisinde yayınlanan metastatik baş boyun kanseri hastalarda yapılan araştırma sonuçlarına göre panitumumab (Vectibix), kanser tedavisinde yeni bir seçenek olarak umut vadediyor.

Baş boyun kanseri, ağız, burun ve boğaz içindeki veya etrafındaki dokularda oluşur. Sigara kullanımı, alkol tüketimi ve yüksek enfeksiyon riski taşıyan insan papillom virüsü, bu kanser türünde baş rol oynayan risk faktörleridir. Baş boyun kanseri; boyunda şişlik, ses değişimi, dudakta büyüme, birkaç günden fazla süre tükürükte veya balgamda kanama, yutma problemi, dudakta, yüzde, kulakta iyileşmeyen yaralar, devam eden kulak ağrıları gibi belirtiler gösterir.

Baş boyun kanseri, erken tanı konulduğunda tedavi edilebilen kanser türlerinden biridir. Erken belirti vermesi, erken tanı konmasına ve etkin bir tedavinin uygulanmasına imkan sağlar.

Ancak, vücudun diğer bölgelerine yayılma göstermiş veya ilk tedavi sonrası yenilemiş baş boyun kanseri hastaların tedavi seçenekleri sınırlıdır. Araştırmacılar, sınırlı tedavi seçeneklerini çoğaltmak adına yeni ve daha etkin yöntemler üzerinde çalışmalarına devam etmektedir.

Panitumumab (Vectibix®), kanserli hücre yüzeyinde yer alan epidermal büyüme faktör receptörü (EGFR) olarak bilinen proteini hedef alarak kanser hücrelerinin yaşamasını ve gelişmesini engeller. Daha önce yapılan ön araştırma sonuçları, panitumumab’ın yenilemiş metastatik baş boyun kanseri tedavisinde fayda sağlayabileceğini göstermiştir.

Araştırmacılar, metastatik veya yenilemiş baş boyun kanseri hastaların tedavisinde kullanılan cisplatin/floroürasil (5-FU) kombinasyonuna eklenen panitumumab’ın etkisini ve güvenliğini değerlendirmek için bir çalışma planlamışlardır.

26 ülke, 126 bölgede cerrahi müdahale veya radyoterapi ile tedavi edilemeyen metastatik veya bölgesel olarak yenilemiş 657 baş boyun kanser hastasının katılımı ile gerçekleştirilen araştırmada, cisplatin/5-FU kombinasyonu ile tedavi edilen hastaların bir kısmına panitumumab verilirken, diğerleri sadece cisplatin/5-FU kombinasyonu ile tedavi edilmiştir. Ayrıca, özel tanılama yöntemleri ile belirlenen insan papillom virüsünün (HPV) gırtlak kanserine neden olan p16 birimi de incelenmiştir. Araştırmanın ilk hedef noktası yaşam süresi olmuştur.

Sonuç olarak, metastatik veya yenilemiş baş boyun kanseri hastalarda cisplatin/5-FU kombinasyonuna ilave olarak verilen panitumumab (Vectibix®) toplamda ortalama yaşam süresini 11.1 ay uzatırken, kontrol grubundaki hastalarda bu süre 9 ay olarak belirlenmiştir. Bu fark anlamlı bulunmamıştır. Hastalığın tedavi ile kontrol altına alınma süresi, panitumumab verilen hastalarda 5.8 ay uzarken, kontrol grubunda bu süre 4.6 ay olarak belirlenmiştir. Hastaların %67’sinin (443 hasta) tümör blokları ileri test için uygun bulunmuş ve p16 HPV test edilmiştir. Bu hastaların ise %22’sinde p16 HPV-pozitif çıkmıştır. Bunun yanında, panitumumab verilen metastatik veya yenilemiş baş boyun kanseri p16 HPV-negatif hastalar arasında toplamda ortalama yaşam süresi 11.7 ay gibi önemli bir oranda uzarken, kontrol grubunda bu süre 8.6 ay olarak tespit edilmiştir. P16 HPV negatif hastalarda panitumamab kullanımı ile yaşam anlamlı oranda uzamıştır. P16 HPV-pozitif çıkan ve panitumumab verilen metastatik veya yenilemiş baş boyun kanseri hastalarla, kontrol grubu hastalar arasında toplamda ortalama yaşam sürelerinde dikkat çekici bir farklılık olmadığı tespit edilmiştir.

Panitumumab verilen yenilemiş veya metastatik baş boyun kanseri hastalarda en sık rastlanan yan etkiler; ciltte veya gözde toksisite (ilaç kullanımına bağlı reaksiyon), kanda potasyum ve magnezyum düşüklüğü, ishal ve vücutta su kaybı olarak belirlenmiştir. Tedavi kaynaklı yaşamsal risk oranı, panitumumab kullanan hastalarda %4, kontrol grubundaki hastalarda %2 olarak tespit edilmiştir.

HPV p16 negatif yenileyen veya metastatik baş boyun kanseri olan hastalar arasında, cisplatin/5-FU tedavisinde ilave olarak kullanılan panitumumab’ın, yaşam süresini uzattığı ve toksisite seviyesinin kabul edilebilir ölçüde olduğu belirlenmiştir.

Araştırmacılar, p16 insan papillom virüsünün (HPV), bahsi geçen hastalarda, hastalığın seyrini belirleyici bir işaret olabileceğini düşünmektedir.

Baş boyun kanserleri, tedavi seçenekleri açısından yıllarca öksüz kalmış kanser türlerinden biridir. Bu alanda yarar sağlayacak ilaçların keşfi ve yapılan klinik çalışmalarda yarar sağlaması, bizleri son derece mutlu etmektedir. Ayrıca, benzeri mekanizma ile etki eden akıllı ilaçlardan cetuximab’a benzer bir ilaç olan panitimumab’ın, belirli bir hasta grubunda bile olsa yararı son derece önemlidir.

Bu konuda yapılacak yeni çalışmalara ihtiyaç vardır. Henüz bu bilgiler rutin pratiğimizi değiştirmek için yeterli değildir, ancak umut vadetmektedir.
Sevgili okurlarım, başarılı bir baş boyun kanseri tedavisinin erken teşhise bağlı olduğunu unutmayın. Uyarıcı bir takım belirtilerin bilinmesi ve fark edilmesi, baş boyun kanserinde yaşam kurtarıcı olabilir. Olası belirtilere sahip olduğunuzu düşünüyorsanız, mümkün olan en kısa sürede doktorunuzu bilgilendirmelisiniz. Belirtilerin ortaya çıkmasından sonra tanı konması ve akabinde tedavisine başlanması arasında geçen süredeki gecikmeyi önlemek, erken tanı ve etkin bir tedavi ile tamamen iyileşme oranını arttırmaya imkan sağlar. Bunun yanında, başta sigara ve alkol olmak üzere kanser riskini arttıracak tüm zararlı alışkanlıklardan kaçınmanız, sağlıklı bir yaşam adına yapılan en doğru seçim olacaktır.

Sağlıklı ve mutlu kalın...
Prof. Dr. Mustafa Özdoğan

Kaynak:

http://www.thelancet.com/journals/lanonc/article/PIIS1470-2045(13)70181-5/abstract