Tıbbi Onkolog Prof. Dr. Mustafa Özdoğan Memorial Antalya Hastaneler Grubu Onkoloji Merkezi Başkanı "Kanser alanındaki en büyük eksiklik, halka yönelik sade ve anlaşılabilir bilgiye ulaşılamamasıdır. Web sitemiz ile bu eksikliği giderdiğimizi düşünüyorum."

Anasayfa - Kanser Tedavisi - Yumurtalık kanseri tedavisi - Evrelerine göre yumurtalık – over kanseri tedavisi
Evrelerine göre yumurtalık – over kanseri tedavisi

Evrelerine göre yumurtalık – over kanseri tedavisi

Yazı Boyutu:
Küçült
Sıfırla
Büyült
28.09.2017

1. evre yumurtalık kanseri tedavisi

Birinci evrede kanser yumurtalıklarla sınırlıdır ve pelvik (kasık) veya alt karın bölgesindeki organlara, lenf bezlerine veya karın bölgesi dışına yayılmamıştır.

Evre I yumurtalık kanserinde, hastaların çoğu uygun cerrahi müdahale ile iyileşir. Ameliyat yoluyla kanser tamamıyla ortadan kalkmasına rağmen, hastaların %5-20’sinde kanser tekrarlayabilir. Bunun sebebi, bu hastalarda gözle görülemeyecek kadar az miktarda kanser hücrelerinin yumurtalık dışına taşması ve dolayısıyla ameliyatla alınamamasıdır. Yumurtalık dışında tespit edilemeyen bölgelerdeki az miktarda kansere mikrometastaz denir. Mikrometastazın tespit edilmesi ile birlikte cerrahi müdahale tekrarlanır. Bazı hastalar, kanserin tekrarlama riskinin azaltılması için ameliyat sonrası ek olarak koruyucu (adjuvan) kemoterapi de görebilirler.

Düşük risk 1. evre yumurtalık kanseri

Mikroskop altında incelendiğinde, yumurtalık yüzeyinde veya karın sıvısında kanser hücrelerine rastlanmadığında, kanserin tekrarlama riski düşük kabul edilir. Bölgesel olarak uygulanan cerrahi müdahale, birinci evre yumurtalık kanserinin hemen hemen tamamını yok eder. Çok az sayıda hastada mikrometastaz gelişir.

Birinci evre yumurtalık kanserli bazı hastaların, kemoterapi görmesi gerekli görülmeyebilir. Kemoterapi gören hastalara, paklitaksel ve platin kemoterapi kombinasyonu ile tedavi uygulanır.

Yüksek risk 1. evre yumurtalık kanseri

Yumurtalık yüzeyinde veya karın sıvısında kanser hücreleri tespit edilirse veya berrak hücre histolojisi varsa yüksek riskli kanser olarak değerlendirilir. Kanser ameliyatı ile hastaların çoğu iyileştiriliyor olsa da, yaklaşık %40’ında hastalığın tekrarlaması söz konusudur. Yüksek risk altındaki hastalar için cerrahi sonrası uygulanan adjuvan tedavi (yenileme riskini azaltıcı kemoterapi), kanserin tekrarlama riskini azaltmaktadır. Hastaların ortalama %80’ini cerrahi müdahaleden sonra 5 yıl içinde herhangi bir kanser belirtisi göstermeden yaşamlarına devam etmektedir.

Adjuvan kemoterapi tedavisine karar vermeden önce, kadın hastalar aşağıda belirtilen 3 sorunun yanıtını anladıklarından emin olmalıdırlar:

- Adjuvan kemoterapi tedavisi görmeden hastalığımın seyri (kanserin tekrarlama riski) ne olur?

- Kemoterapi tedavisi hastalığımın seyrinde nasıl bir olumlu etki yapacak?

- Kemoterapi tedavisinin riskleri nelerdir?

2. evre yumurtalık kanseri tedavisi

İkinci evre yumurtalık kanseri, yumurtalıkla ve diğer alt karın bölgesi organlarla sınırlıdır. Henüz karın üst bölgesine, lenf bezlerine veya karın bölgesi dışına yayılmamıştır.

2. evre yumurtalık kanserinin standart tedavisi, cerrahi müdahale ardından kemoterapi tedavisidir. IIA evresindeki hastalarda kanserin tekrarlama olasılığı %30-40’dır. Ancak, daha ileri evre olan IIB hastalarda bu oran daha da yüksektir. Bunun sebebi, ikinci evre yumurtalık kanseri hastalarda cerrahi müdahale sırasında küçük kanser hücrelerinin alınamaması ve kemoterapi tedavisinin kalan kanser hücrelerini tam olarak yok edememesidir.

İkinci evre yumurtalık kanserinde kanseri tama yakın çıkarma ameliyatı

Aynı zamanda tümörü çıkarma ameliyatı olarak da bilinen sitoredüktif cerrahi müdahalede amaç, karın içinden yumurtalar, rahim, karın zarı ve lenf bezleri dahil olmak üzere mümkün olduğu kadar çok kanseri ameliyatla çıkarmaktır. Sitoredüktif ameliyat, kemoterapi tarafından yok edilecek kanser hücrelerinin sayısını azaltır ve böylece, kemoterapiye direnç gösteren kanser gelişimini de otomatikman azaltır. Hastanın yaşam kalitesini arttıran ve kanserin tekrarlamasının önlenmesinde önemli etken olan sitoredüktif cerrahi müdahale, standart bir tedavi yöntemi olarak kabul edilebilir.

Sitoredüktif cerrahi müdahale sonrası hastalara, ek tedavi uygulaması yapılır. Yumurtalık dışına yayılmış ve ameliyatla çıkarılmamış olan kanser hücreleri sebebiyle birçok ikinci evre yumurtalık kanseri hastası ek tedavi uygulaması görür. Etkili bir tedavi, cerrahi müdahale sonrası kalan kanserli hücreleri yok ederek iyileşme oranını arttırmak için gereklidir. Bu da kemoterapi tedavisidir.

Sitoredüktif yumurtalık kanseri ameliyatı ve kemoterapi uygulaması ikinci evre hastalarda, standart tedavidir!

İkinci evre yumurtalık kanseri için sistemik kemoterapi

Yumurtalık kanseri olan birçok kadın hastada cerrahi müdahale sonrası az da olsa kanser hücrelerinin geride kalabileceğini bilmek önemlidir. Bu küçük miktarlardaki kanser hücreleri, var olan testlerle tespit edilemeyebilir. Cerrahi müdahale ile alınamayan bu mikrometastazların varlığı, kanserin tekrarlamasına neden olur. Mikrometastazların vücuttan temizlenmesi, hastanın gerekli kürde kemoterapi almasıyla mümkün olabilir. İyileşmeyi hızlandırır, hastanın yaşam kalitesi artar. Bölgesel tedavi olarak uygulanan cerrahi müdahale sonrası kullanılan tedavi yöntemine adjuvan tedavi denir.

- İlginizi çekebilir: Yumurtalık kanseri tedavisinde adjuvan Karboplatin ve Paklitaksel kemoterapi rejimi

3. evre yumurtalık kanseri tedavisi

Üçüncü evre yumurtalık kanseri, yumurtalık dışında üst karın bölgesindeki karın zarına veya lenf bezlerine yayılmıştır. Üçüncü evrede kanser, karın bölgesi dışına veya karaciğere yayılma göstermez.

Üçüncü evre yumurtalık kanseri için standart tedavi cerrahi müdahale ve sonrasında uygulanan kemoterapidir.

Ne yazık ki, standart tedavi gören hastaların yaklaşık %40’ından daha azı 10 yıldan uzun yaşam süresine sahip olur. Bunun sebebi, üçüncü evre yumurtalık kanserinin, cerrahi müdahale ile tamamının alınamaması ve arkasından uygulanan kemoterapinin kalan kanser hücrelerini iyileştirme konusunda tek başına yeterli olamamasıdır.

Üçüncü evre yumurtalık kanserinde sitoredüktif cerrahi müdahale

Aynı zamanda tümörü çıkarma ameliyatı olarak da bilinen sitoredüktif cerrahi müdahalede amaç, mümkün olduğu kadar çok kanser çıkarmaktır. Sitoredüktif ameliyat, kemoterapi tarafından yok edilecek kanser hücrelerinin sayısını azaltır böylece, kemoterapiye direnç gösteren kanser gelişimini de otomatikman azaltır. Hastanın yaşam kalitesini arttıran ve kanserin tekrarlamasının önlenmesinde önemli etken olan sitoredüktif cerrahi müdahale, standart bir tedavi yöntemi olarak kabul edilebilir.

Sitoredüktif cerrahi müdahale sonrası hastalara, ek tedavi uygulaması yapılır. Yumurtalık dışına yayılmış ve ameliyatla çıkarılmamış olan kanser hücreleri sebebiyle %60-80 oranında tekrarlayan birçok üçüncü evre yumurtalık kanseri hastası ek tedavi uygulaması görür. Etkili bir tedavi, cerrahi müdahale sonrası kalan kanserli hücreleri yok ederek iyileşme oranını arttırmak için gereklidir. Bu da kemoterapi tedavisidir.

Sitoredüktif cerrahi müdahale ve kemoterapi uygulaması üçüncü evre hastalarda, standart tedavi yöntemidir!

Üçüncü evre yumurtalık kanseri için kemoterapi

Yumurtalık kanseri olan birçok kadın hastada cerrahi müdahale sonrası az da olsa kanser hücrelerinin olduğunu bilmek önemlidir. Bu küçük miktarlardaki kanser hücreleri var olan testlerle tespit edilemeyebilir. Cerrahi müdahale ile alınamayan bu mikrometastazların varlığı, kanserin tekrarlamasına neden olur. Mikrometastazların vücuttan temizlenmesi, hastanın gerekli kür sayısında kemoterapi almasıyla mümkün olabilir.

Bugün için cerrahi sonrası adjuvant tedavi, paklitaksel-karboplatinden oluşan kemoterapi rejimi her 3 haftada bir, 6 kere uygulanır.

Üçüncü evre yumurtalık kanserinde intraperitoneal (IP) kemoterapi

Bu tedavide kemoterapi, direk kanser hücrelerinin en fazla olduğu karın boşluğuna uygulanır. Cerrahi müdahale sırasında karına yerleştirilen geniş bir kateter yoluyla kemoterapi uygulanır. Cerrahi müdahale veya diğer tedavi yöntemleri ile kanserin boyutu 1cm’den küçültülmüşse, sonrasında uygulanan intraperitoneal kemoterapi etkili bir tedavi yöntemidir.

Üçüncü evre yumurtalık kanserinde neoadjuvan (ameliyat öncesi küçültücü) kemoterapi

Neoadjuvan kemoterapi, cerrahi müdahale öncesi uygulanır. Kemoterapi tedavisi sonrası uygulanan cerrahi müdahaleye interval sitoredüksiyon denir. Neoadjuvan kemoterapinin, kanser hücrelerinin boyutlarını düşürebileceğini ve kemoterapiden daha etkili sonuçlar alınarak cerrahi müdahaleyi kolaylaştıracağı inancında olan doktorlar bu tedavi yöntemini kullanmaktadırlar. Ancak, “neoadjuvant kemoterapi + cerrahi müdahale + adjuvan kemoterapi” tedavi yönteminin daha faydalı olduğu konusunda yeterli sonuçlar henüz elde edilmemiştir. Bu nedenle ameliyat için uygun hastalar ameliyat edilmeli ve sonrasında koruyucu tedaviler verilmeli. Ancak hastanın genel durumunun cerrahi için uygun olmadığı durumlarda veya tümör yükünün fazla olduğu durumlarda bu yöntem tercih edilebilir. Bu konuda klinik araştırmalar devam etmektedir.

4. evre (metastatik = ileri evre), tekrarlayan veya tedaviye dirençli yumurtalık kanseri tedavisi

Dördüncü evre yumurtalık kanseri, hastalık karın dışına veya karaciğere yayılmıştır.

Dördüncü evre yumurtalık kanseri standart tedavisi uygun ise cerrahi uygulamak ve takiben kemoterapidir.

Dördüncü evre yumurtalık kanseri için kemoterapi

İleri evre yumurtalık kanserinin kemoterapi tedavisinde kullanılan Karboplatin-Paklitaksel ajanlarının, yaşam sürelerini uzattığı gözlemlenmiştir. Son yıllarda bu ikili kemoterapiye Bevasizumab (Altuzan®) adlı damar oluşumunu önleyici ilacın eklenmesi ile tedaviden alınan yanıt oranları artmıştır.

- İlginizi çekebilir: Anjiyogenez - yeni damar oluşumunun, kanser ve tedavileri için önemi nedir?

Tekrarlayan yumurtalık kanseri

Tedaviye cevap vermeyen veya tekrarlayan kanser, öncelikle uygunsa cerrahi müdahale ile tedavi edilir. Ardından birinci basamak kemoterapi tedaviye başlanır. Tekrarlayan kanser, tedavi sonrası tam başarı sağlanmış ancak bir süre sonra nükseden kanser şeklidir. Tedaviye cevap vermeyen kanser ise, tedavi uygulamalarında kanserin büyümeye devam etmesidir. Bu durumda, hasta ikinci basamak tedavi ile ek tedavi yöntemlerinden faydalanabilir. Hastanın tedavi seçenekleri, kanserin durumuna yani tekrarlaması veya tedaviye cevap vermemesine göre değişir.

- Tekrarlayan over-yumurtalık kanserinde cerrahi yapılmalı mı?

İnatçı yumurtalık kanserleri, bazı metotlarla kontrol altına alınabilir. Bazı hastalar, kanser hücrelerinin beyne, karaciğere veya kemiğe yayılmasından dolayı karında şişlik, ağrı veya yayılmaya bağlı bazı belirtiler gösterebilirler. Bazı hastalarda ise, sadece CA-125 seviyesi yükselebilir veya ısrarla yüksek kalır. Kan testleri ve yumurtalık kanserinin görüntüleme yöntemiyle taramadan geçirilmesi, kanserin durumunu gözler önüne serecektir. CA-125 seviyesi yükseldiğinde çoğu hastanın karın içi bölgesine PET-BT taraması yapılır. Ayrıca, ek olarak tanı konması için gerekli diğer testlerde yapılır. Ek tedavinin etkinliği, daha önce uygulanan kemoterapinin türüne bağlıdır. Doktorunuz daha önce uygulanan tedavilerin başarısına, iyileştikten sonra geçen süreye bakarak sizin için en uygun tedaviyi seçecektir. Ülkemizde akıllı ilaçlarla birlikte kemoterapi uygulaması bu evrede özel izinle ödenmektedir. Bevasizumab bu evrede kullanılması kemoterapinin etkisini artıracak ve başarı şansına katkı sağlayacaktır.

Dördüncü evre veya tekrarlayan Over kanseri tedavisinde DNA tamir engelleyici PARP inhibitörler

Daha önce platin bazlı kemoterapiye tam veya kısmi yanıt vermiş, tekrarlayan kadın yumurtalık, fallop tüpü veya peritoneal (karın zarı) kanserli yetişkin hastaların tedavisinde PARP inhibitörleri ilk olarak 2014 yılında FDA onayı alarak kullanıma girmiştir. Hap şeklinde alınan bu küçük molekül sınıfı ilaçlar, DNA hasarını tamir eden PARP enziminin çalışmasını engelleyerek iş görmektedir. 2014 yılında sadece BRCA mutasyonuna sahip over kanserli hastalarda kullanım onayı almışken, 2017 yılında BRCA mutasyonu olmayan 4. evre veya tekrarlamış over (yumurtalık) kanserli hastalar için de FDA onayı almıştır; fakat BRCA mutasyonuna sahip hastalarda daha fazla etkinlik göstermektedir.

- 4. evre veya tekrarlayan Over kanseri tedavisinde olaparib FDA onayı aldı

Yumurtalık kanserinde destek/palyatif tedavi

Destek tedavi, kanser ve tedavisinde oluşan yan etkilerden korumak ve kontrol altına almak için tasarlanan bir tedavi yöntemidir; palyatif bakım olarak da adlandırılmaktadır. Yan etkiler, hastaya sadece rahatsızlık vermekle kalmaz, tedavi planlamasını ve verilen ilaç dozlarını etkileyerek hastanın etkin bir tedavi görmesini de engeller. Yan etkileri minimize etmek, hem tedavinin daha sağlıklı uygulanmasını sağlar hem de yaşam kalitesini arttırır.

- Sonraki başlık: Yumurtalık – over kanserinde ameliyat

- Önceki başlık: Yumurtalık – over kanserinde evreleme – hastalık yayılımı

Sağlıklı ve mutlu kalın...
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Beğenmedim
Gönder
Sayfada yer alan yazılar sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.
Kanser Haberleri
Saç boyası kanser riskini artırır mı?
Saç boyası kanser riskini artırır mı?
Kanser riskini azalttığı sanılan 8 yanlış beslenme önerisi ve doğruları
Kanser riskini azalttığı sanılan 8 yanlış beslenme önerisi ve doğruları
Pestisit nedir? Sağlığa zararlı mıdır, kanser riski oluşturur mu?
Pestisit nedir? Sağlığa zararlı mıdır, kanser riski oluşturur mu?
Lökopeni ve nötropeni nedir?
Lökopeni ve nötropeni nedir?