Akciğer kanseri, tüm kanserlere bağlı ölümlerin %18,4'ünü oluşturarak, dünya çapında kanser ilişkili yaşam kaybının ilk nedenidir. Akciğer kanserinin günümüzde onlarca farklı alt-türü olduğu anlaşılmıştır, bununla birlikte küçük hücreli ve küçük hücreli dışı olmak üzere iki ana alt-türü bulunmaktadır.

Akciğer kanserlerinin çoğunu oluşturan küçük hücreli dışı tümörlerin tedavisinde, 2000 yılı sonrası genetik alanındaki gelişmeler sayesinde, ciddi ilerlemeler kaydedildi. Genetik çalışmalar ile ilk olarak kanserlerin tetikleyicisi olan ve tümörlerin büyümek için bağımlı olduğu kanser genleri ve bunlardaki genetik değişimler tespit edildi, daha sonra da bu genlerin çalışmasını baskılayan ilaçlar geliştirildi. Akciğer kanseri için en bilinen genetik değişimler EGFR, ALK, ROS1, MET, RET ve BRAF'tır. Bu genetik biyobelirteçlerden en çok çalışılan epidermal büyüme faktörü reseptörüdür (EGFR) ve burada meydana gelen mutasyonlar, kanser oluşumunu desteklemektedir. Benzer şekilde insan epidermal büyüme faktörü reseptörü 2 (HER2), EGFR ile benzer fonksiyonlara sahiptir ancak ileri evre küçük hücreli dışı akciğer kanseri (KHDAK) tedavisindeki rolü henüz tam anlaşılamamıştır.

HER2 geninin aşırı üretimi (overekspresyon) veya gen çoğalması (amplifikasyon), meme kanserinde önemli bir biyobelirteçtir ve günümüzde ağırlıklı olarak meme kanserinde kullanılan çok sayıda HER2 hedefli ilaçlar mevcuttur. Ancak yapılan çalışmalar, ileri evre KHDAK olan hastalarda HER2 geninde meydana gelen mutasyonların, genin aşırı üretimi veya gen çoğalmasından daha etkili olduğunu göstermektedir. Akciğer kanseri olan kişilerin %1-%4’ü HER2 mutasyonuna sahiptir ancak şimdiye kadar bu hasta grubunda kullanılmak üzere kabul edilen bir tedavi yöntemi bulunmamaktadır. Bu nedenle HER2 mutasyonu olan KHDAK hastalarında, hedefe yönelik tedavilerin geliştirilmesi en büyük ihtiyaçlardandır. HER2 genindeki her 3 değişiklik de – overekspresyon, amplifikasyon veya mutasyon – hücre büyüme ve çoğalmasından tetikleyici etki yapabilmeketdir; bununla birlikte 3 farklı durum için farklı baskılayıcı ilaçlara ihtiyaç duyulmaktadır.

Akciğer kanseri için HER2 mutasyonunu hedeflemek

2 Temmuz 2020'de Journal of Clinical Oncology'de yayımlanan çalışmada geri dönüşümsüz olarak HER1, HER2 ve HER4 reseptörlerinin çalışmasını engelleyen bir tirozin kinaz baskılayıcı pyrotinib kullanıldı. Daha öncesinde yapılan deneysel çalışmalarda, bu ajanın HER2 mutasyonu olan akciğer kanserlerinde tümör küçültücü özellik gösterdiği bulunmuştu. Yeni yapılan faz 2 klinik çalışmanın amacı da ileri evre, HER2 mutasyon pozitif KHDAK hastalarında pyrotinibin etkinliğini değerlendirmektir.

Evre 3B ve 4. evre KHDAK hastalarından 60 kişinin dahil edildiği çalışmada, hastalar pyrotinib öncesi en az bir doz platin bazlı kemoterapi almış ancak hiçbiri immünoterapi tedavisi almamıştır.

Çalışmanın sonucunda değerlendirilen hastaların 18’inde (%30) kısmi yanıt alınırken, 33 hastada (%55) stabil hastalık seyri gözlendiği bildirildi. Araştırma boyunca ortanca olarak hastalar, 10 kür tedavi aldı ve %91,7’lik oran ile ishal en sık rastlanan yan etki olarak kaydedildi.

HER2 mutasyon pozitif KHDAK hastaları ile yapılan şimdiye kadarki en kapsamlı klinik çalışma olan bu deneyde pyrotinib, kemoterapi almış HER2 mutasyon pozitif KHDAK hastaları için güvenilir ve iyi bir antitümör özelliği olan ajan olarak belirtilmektedir. Bu sonuçlar, bir faz III çalışmada da denenecektir ve bir kez daha kişiye özel, hedefli tedavilerin ne kadar önemli ve umut vaat etmekte olduğunu göstermektedir.