Tıbbi Onkolog Prof. Dr. Mustafa Özdoğan Memorial Antalya Hastaneler Grubu Onkoloji Merkezi Başkanı "Kanser alanındaki en büyük eksiklik, halka yönelik sade ve anlaşılabilir bilgiye ulaşılamamasıdır. Web sitemiz ile bu eksikliği giderdiğimizi düşünüyorum."

Anasayfa - Kanser Tedavisi - Yumurtalık kanseri tedavisi - Yumurtalık – over kanserinde erken tanı ve tarama mümkün müdür? Nasıl teşhis edilir?
Yumurtalık – over kanserinde erken tanı ve tarama mümkün müdür? Nasıl teşhis edilir?

Yumurtalık – over kanserinde erken tanı ve tarama mümkün müdür? Nasıl teşhis edilir?

Yazı Boyutu:
Küçült
Sıfırla
Büyült
04.09.2017

Birçok kanser türü için yapılan tarama ve tedavi araştırmaları büyük ilerleme kaydetmiş, bu da kansere erken tanı konmasına imkan sağlamıştır. Bununla birlikte over kanserine özel ailesel geçişli BRCA1-2 geni taşıyanlar haricinde sağlıklı bireyler için günümüz koşullarında özel bir tarama yöntemi konusunda henüz ortak bir karara varılmamıştır. Yani yumurtalık kanserinin öncü lezyonlarını saptayan tek bir tarama testi mevcut değildir. Bu amaç ile birçok farklı kanser belirteci bilimsel araştırmalarda kullanılmıştır; ancak evre 1 dediğimiz erken evrede hastaların sadece %30'unda bu belirteçler yüksek bulunmuştur. Birden fazla tümör belirtecinin bir arada kullanımı ile yapılan taramalarda elde edilen sonuçlar daha başarılı olmakla beraber, ne kadar maliyet etkin oldukları tartışmalıdır.

- İlginizi çekebilir: Güncel kanser tarama programları: hangi testlerle hangi kanserlerde erken teşhis mümkündür?

Yumurtalık kanserlerinin yaklaşık %70'i 3. evrede teşhis edilebilmektedir. Bu kadar yüksek oranda ileri evrede yumurtalık kanserlerinin tanı konmasının en önemli nedeni, bu kanserin daha çok doğrudan karın içine (özellikle karın zarı peritona) yayılım yapmasıdır. Diğer birçok kanserin aksine over kanseri lenf veya kan damarlarından ziyade periton üzerinden yayılmayı tercih eder

Erken tanı için en önemli husus, halen düzenli olarak yapılan jinekolojik muayene ve menopoz sonrası ultrasonografide saptanan ve üç santimin üzerinde olan her kistik oluşum kuşkulu olarak kabul edilmesidir.

Diğer taraftan, menopoz öncesi dönemde yapılan ultrasonografide de kistik oluşum görüldüğünde, özellikle bu kist adet sonrası dönemde de halen mevcutsa ve bir takım ilave ultrasonografik özellikler taşımakta ise, jinekolojik kanser tanısında deneyimli bir hekim tarafından da gözden geçirilmelidir.

Yumurtalık (over) kanseri tanısı nasıl konur?

Yumurtalık kanserinin tanısı ancak histopatolojik inceleme dediğimiz mikroskop altında dokunun incelenmesi ile konmaktadır. Bu tanı için cerrahi girişim gereklidir. Burada yapılacak olan cerrahi girişim hem tanı hem de tedavi amaçlıdır. Ameliyat esnasında kuşkulu olan yumurtalık ve varsa buna ait olan yayıldığı dokulardan örnek alınıp ameliyat esnasında frozen inceleme dediğimiz histopatolojik muayeneye yollanır. Ameliyat devam ederken tümörün yumurtalık kaynaklı olup olmadığı, tümörün hücre tipi, tümörün normal dokuya benzerlik derecesi (diferansiasyonu) belirlenir ve burada elde edilen sonuçlara göre cerrahi tedavi şekillendirilir.

Yumurtalık kanseri ameliyatı öncesi yapılacak olan görüntüleme yöntemleri (bilgisayarlı tomografi, pozitron emisyon tomografi, ultrasonografi gibi) veya tümör göstergesi düzeylerinin belirlenmesi, hastalığın yaygınlığı yani evresi hakkında bilgi verebilirler ancak kesin tanı koydurucu yöntemler değillerdir. Ayrıca hiçbir zaman doku tanısının yerine geçemezler.

Yumurtalık kanserine yatkınlığı artıran genler

Yumurtalık kanserlerinin yaklaşık % 10-15'i kalıtsaldır, yani nesilden nesle geçen genetik mutasyonlarla ilişkilidir. Örneğin; BRCA1 mutasyonu olan kadınlarda yumurtalık kanseri gelişme riski %36, BRCA2 mutasyonu olanlarda %12’dir. Bunun aksine, genel olarak toplumda kadınlar arasında yaşam boyu yumurtalık kanseri gelişme riski %1-2’dir. Yakın zamanda yapılan çalışmalarla kadınlarda yumurtalık kanserine yatkınlığa neden olan yeni genler de (RAD51C ve RAD51D gibi) tanımlanmıştır. Bu nedenle kalıtsal yumurtalık kanserinden şüphe duyuluyorsa genetik danışma önerilir.

CA 125 nedir, yumurtalık kanserinde tarama amaçlı kullanılabilir mi?

CA 125 proteininin kan düzeyinin ölçümü, yumurtalık kanseri taramasının en yaygın olarak incelenen biyokimyasal yöntemidir. Serum CA 125 değerleri, erken evre hastalığı olan kadınların yaklaşık yüzde 50'sinde ve ileri evre over kanserli kadınların yüzde 80'inde yükselmiştir.

Bununla birlikte, CA 125'in özgüllüğü sınırlıdır. CA 125 seviyeleri, sağlıklı kadınların yaklaşık yüzde 1'inde yükselir ve menstrüel siklüs sırasında dalgalanır. CA 125 ayrıca aşağıdakileri de içeren çeşitli benign (iyi huylu) ve malign (habis) koşullarda artar:

● Endometriozis

● Uterin leyomiyoması

● Siroz

● Pelvik inflamatuar hastalık

● Endometriyum, meme, akciğer ve pankreas kanseri

● Herhangi bir nedenden dolayı akciğer ve karın zarlarında sıvı birikmesi

Ortalama CA 125 seviyeleri etnik köken ve sigara içme durumuna göre de değişebilir ve yaşla birlikte artar.

Özellikle menopoz öncesi dönemde CA 125 yüksekliğinin birçok başka nedeni olduğu için, yanlış pozitiflikten korunmak için yumurtalık kanseri taramasında CA 125 testi menopoza girmiş (postmenopozal) kadınlara odaklanmıştır. Bununla birlikte yapılan çok sayıda çalışma, yıllık CA 125 ölçümlerinin tek başına, menopoz sonrası kadınların yumurtalık kanseri riskini hesaplamak için yeterli özgüllüğü olmadığını göstermektedir.

Özetle

● Yumurtalık kanseri için bilinen en önemli risk faktörü aile hikayesidir.

● Yumurtalık kanseri erken tanısı için kanda CA 125 düzeyini ölçmek yanlış bir yaklaşımdır, çünkü CA 125 yüksekliği yumurtalık kanserine özgü bir durum değildir.

- Sonraki başlık: Yumurtalık – over kanserinde evreleme – hastalık yayılımı

- Önceki başlık: Yumurtalık – over kanseri belirtileri nelerdir?

Sağlıklı ve mutlu kalın...
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Beğenmedim
Gönder
Sayfada yer alan yazılar sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.
Kanser Haberleri
Pediatrik kronik miyeloid lösemi kronik faz tedavisinde dasatinib FDA onayı aldı
Pediatrik kronik miyeloid lösemi kronik faz tedavisinde dasatinib FDA onayı aldı
Kemoterapi öncesi beslenmenizi planlayın – yemekleri güvenli dondurmak için 7 ipucu
Kemoterapi öncesi beslenmenizi planlayın – yemekleri güvenli dondurmak için 7 ipucu
Kanser tedavisi sırasında greyfurt ve nar gibi gıdalardan neden kaçınmalı?
Kanser tedavisi sırasında greyfurt ve nar gibi gıdalardan neden kaçınmalı?
Kanser ve soğuk hava: Hastaların bilmeleri gereken 5 şey
Kanser ve soğuk hava: Hastaların bilmeleri gereken 5 şey