Onkolojik tedavilerin parlayan üç silahşorları başlıklı ikinci yazımıza Pembrolizumab (Aramis) ile devam ediyoruz. İmmün (bağışıklık) sistemin fren mekanizmalarını kaldıran ilaçlardan olan Pembrolizumab geçtiğimiz yılda diğer iki dostu ipilimumab ve nivolumab gibi Eylül 2014’de ileri evre malign melanomda (cilt kanseri) FDA (Amerika Gıda ve İlaç Dairesi) tarafınca etkili bulunarak onaylandı.

Kanserli hastada nakavt olmuş immün sistemi harekete geçirebilen bu ilaçların en önemli özelliği kanser türüne özel olmayışıydı. Yani bu ilaçların cilt kanseri ve akciğer kanseri türleri dışında birçok kanser türünde de etkili olabileceği tüm onkoloji camiasını heyecanlı bekleyişe itti. ASCO (Dünyanın en fazla hekim katılımlı kanser kongresi; her yıl Mayıs sonu Chicago’da düzenlenir) 2015’de Pembrolizumab ile ilgili değişik kanserlerde yapılan çalışmaların ön sonuçları açıklandı. Değişik kanser türlerinde test edilen Pembrolizumab’ın neredeyse tüm ön sonuçları hastalarımız ve onkoloji camiası adına sevinçle karşılandı.

Pembrolizumab kanserle nasıl mücadele eder: PD-1 programlanmış hücre ölüm proteini olarak da bilinir ve immün sistem hücrelerinin yüzeyinde bulunan bir reseptördür (algaç). Bu reseptöre kanser hücresinden salınan PD-L1 ve PD-L2 adlı protein yapısındaki ligandlar bağlanarak kansere yönelik immün sistemin fren mekanizmasını çalıştırır. Pembrolizumab bu protein yapılara bağlanarak immün sistemin fren mekanizmasının çalışmasına izin vermez. Serbest kalan immün hücreler kanseri tanımak ve yok etmek üzere harekete geçer (şekil).

Başlıca pembrolizumab etkiniğinin gözlendiği kanser türleri; metastaz yapmış maling melanom, baş boyun kanseri, küçük hücreli akciğer kanseri, özefagus (yemek borusu) kanseri, mide kanseri, mesane (idrar torbası), küçük hücreli olmayan akciğer kanserleri, karaciğer kanseri (hepatoselüler kanser), over (kadılarda yumurtalık) kanseri, kolon rektum (kalın barsak) kanseri.

Tüm bu hastalıklarda ilacın etkinliği ile ilgili elde edilen veriler henüz ön sonuçlardır. Bu sonuçlar şu an için kullanageldiğimiz tedavi stratejilerini değiştirmemiz için yeterli değildir. ASCO 2015’den elde edilen veriler geleceğe ümitle bakmamızı, günümüzde kullandığımız kanserle mücadele yolunda çok sayıda başarılı tedaviye yeni stratejilerin ekleneceğini göstermektedir. Önümüzdeki süreçte bu çalışmaların kapsamlı verilerinin yayınlanması heyecanla bekliyor olacağız.

İpilimumab, Nivolumab ve Pembrolizumab’ın onkoloji tedavi alanında en zorlandığımız kanser türlerinden olan maling melanomda fark yaratmaları ve diğer birçok kanser türüne karşı fark yaratacak mücadeleyi başlatmaları modern çağın üç silahşorları olarak adlandırılmayı kanımca hak ediyorlar.

Konu ile ilgili animasyonlar, videolar için tıklayınız.