Tıbbi Onkolog Prof. Dr. Mustafa Özdoğan Memorial Antalya Hastaneler Grubu Onkoloji Merkezi Başkanı "Kanser alanındaki en büyük eksiklik, halka yönelik sade ve anlaşılabilir bilgiye ulaşılamamasıdır. Web sitemiz ile bu eksikliği giderdiğimizi düşünüyorum."

Anasayfa - Kanser Haberleri - Psiko-onkoloji - KANSER HASTASINA BÜTÜNCÜL YAKLAŞIM: Kanser Psikolojisi!
KANSER HASTASINA BÜTÜNCÜL YAKLAŞIM: Kanser Psikolojisi!

KANSER HASTASINA BÜTÜNCÜL YAKLAŞIM: Kanser Psikolojisi!

Yazı Boyutu:
Küçült
Sıfırla
Büyült
28.02.2017

Sağlık, hastalık ve bütüncül yaklaşım

Dünya Sağlık Örgütü’nün, 1948 yılı bildirgesinde sağlık, “Sadece hastalık ve sakatlık durumunun olmayışı değil, kişinin fiziksel, ruhsal ve sosyal yönlerden tam bir iyilik hali içinde olması” şeklinde tanımlamıştır. Bu tanım çok önemlidir, çünkü, genel bir yanılgıya dikkat çekmekte ve sağlıklı olmanın da, hasta olmanın da, iyileşmenin de sadece bedenin başına gelen, biyolojik bir sorunmuş gibi görülmemesi gerektiğini vurgulamaktadır. Hastalık da sağlık da, biyolojik, psikolojik ve sosyal komponentleri olan bir olgudur, aynı insanoğlu gibi.

Artık birçok yerde rastlayabileceğiniz bir tanımlama ile daha devam etmek istiyorum. İnsanın biyopsikososyal bir varlık oluşu... Bu tanımlamalar özünde aynı sağlık gibi, insanoğlunu da sadece biyolojik bir mekanizma olarak göremeyeceğimizi, insanın bedeni, ruhu ve sosyal etkileşimleri ile tanımlanabileceğini bir kez daha vurgular.

Bizi biz yapan bu 3 temel unsurdan herhangi birinde sorun var ise, bu diğer bacakları da etkileyecektir. Örneğin, fiziksel hastalıklar ister istemez, ruhsal sıkıntıları, kaygıyı, korkuyu beraberinde getirir. Ya da tedavi masrafları, bakımveren olmak, aile içi dengelerin değişmesi sosyal sorunları tetikleyebilir. Tersi şekilde, stresli yaşam olayları ve ruhsal hastalıklar da, bedenin işleyişini bozabilir. Maddi zorluklardan geçtiğiniz, iş yerinde sorunlar yaşadığınız ya da aile içi ilişkilerinizin kötü gittiği zamanlarda, yorgun hissetmek, baş ağrıları yaşamak, kas ağrılarından muzdarip olmak azımsanmayacak kadar çoktur. Özetle denilebilir ki, yaygın inanışın aksine, beden ve ruh sıkı bağlara sahiptir, birlikte çalışır ve birbirlerini etkiler.

Sağlığı, hastalığı ve insanı bütüncül olarak anlamak tedavide nasıl işimize yarayacak?

Her insan biriciktir. Bir kişiyi, bir tanecik ve özel kılan, yalnızca genetik yapısı ve biyolojik işlevleri değil, aynı zamanda yaşı, cinsiyeti, maddi durumu, sosyal çevresi ve desteğiyle birlikte, inançları, kültürü, gelecekten beklentileri özellikle de kişilik özellikleri, sorunlarla baş etme becerileri ve ruhsal dayanıklıklılığı gibi birçok unsurdur. İşte tüm bu unsurları göz ardı ederek, bir bütün olarak hastayı değil de, sadece hastalığın biyolojik tarafını tedavi etmeye çalışmak, hayal kırıklıkları ve başarısızlık getirebilir.

Kanser hastalığını da tüm diğer hastalıklar gibi, hem bedensel, hem de ruhsal, varoluşsal ve sosyal boyutları olan ciddi bir hastalık olduğu düşündüğümüzde, her bir hastamıza, özel dikim bir kıyafet gibi, tüm ihtiyaçlarına özel hazırlanmış bir tedavi planı hazırlayabilmek yegane amaçtır. Düşünün ki 19 yaşında henüz bekar olan genç bir erkek hasta ile, 45 yaşında iki çocuk annesi bir kadının ya da 55 yaşında eve ekmek götürmek zorunda olan baba ile, 70 yaşında, evlatlarıyla ve torunlarıyla birlikte huzurla yaşayan bir hanımın, kanser hastalığını, algılayışı, hissedişi, kabullenişi, endişeleri, korkuları, beklentileri nasıl aynı olabilir ki?

İşte tam da bu ihtiyacı karşılamak, kanser hastalarını bütüncül bir yaklaşımla değerlendirebilmek, biricik hastaların, onlara özgün ihtiyaçlarına uygun tedavi stratejileri belirleyebilmek için, onkoloji ve psikiyatrinin ortak bir alt dalı olan psiko-onkoloji diğer adı ile kanser psikolojisi alt bilim dalı oluşmuştur. Henüz 50 yıllık tazecik bir geçmişi olan bu alt birimin amacı kanser hastaları ve yakınlarının ve hatta onkoloji sağlık çalışanlarının, tanı konulma aşamasından itibaren, tüm tedavi süreci boyunca yaşayabilecekleri psikolojik, psikiyatrik, varoluşsal ve sosyal sorunları tespit etmek ve gidermeye çalışmaktır.

Bu günden itibaren, Psiko-onkoloji/Kanser psikolojisi adlı bu bölümün altında, kanser hastalığı ve ruh sağlığı ilişkisine dair en güncel bilgileri sunmaya, yapılabilecekler ile ilgili pratik bilgiler iletmeye çalışacağız. Gelecek günlerde sizlerle,

Kanser tanısı almak, ne gibi duyguları beraberinde getirir?

• Yas süreci nasıl işler?

• Tanı sonrası yaşanabilecek stres nelere sebep olabilir ve nasıl baş edilebilir?

• Ne zaman, eşlik eden bir ruhsal hastalıktan şüphelenebiliriz? Uyum bozukluklukları, depresyon, anksiyete bozuklukları...

• Ruhsal sıkıntıların bedensel şikayetler üzerine etkisi var mıdır? Ağrı, uyku sorunları, bulantı-kusma, halsizlik, unutkanlık, cinsel sorunlar, beden görünümünde ve algısındaki değişikliklerle başetmede psikolojik yaklaşımlar neler olabilir.

• Survivors! Kanser atlatıldı, şimdi ne olacak? İyileşme sonrası süreçte yaşanabilecek ruhsal değişiklikler...

• İleri dönem hastalık ve ruhsal etkileri

• Kanser hastası yakını olmak, yaşayabilecekleri sıkıntılar ve çözüm yolları

• Koruyucu ruh sağlığı; stres yönetimi, sigarayı ve alkolü bırakma güçlükleriyle mücadele, kilo vermek isterken diyete uyamama ve çözümleri gibi konularda yazılar sunmaya çalışacağız.

Umuyoruz ki, doğru ve bilimsel bilgi ile bu alanda da bir ihtiyacı karşılamış oluruz.

Sağlıklı ve mutlu kalın...
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
- Hayır
Sayfada yer alan yazılar sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.
Kanser Haberleri
Eşler arasındaki ilişkiyi kanser tanısı nasıl etkiler ve öneriler
Eşler arasındaki ilişkiyi kanser tanısı nasıl etkiler ve öneriler
Kalıtsal meme kanserli kişiler nasıl takip ve tedavi edilmeli?
Kalıtsal meme kanserli kişiler nasıl takip ve tedavi edilmeli?
Tamoksifen – meme kanseri tedavisinde en yaygın kullanılan ilaç
Tamoksifen – meme kanseri tedavisinde en yaygın kullanılan ilaç
Kanserli bir kadın için en güzel hediye fikirleri
Kanserli bir kadın için en güzel hediye fikirleri