
Kolon Kanserinde ctDNA Pozitif Hastalar İçin Artık Bir Tedavi Stratejimiz Var: Selekoksib
JAMA Oncology • 4 Aralık 2025 • CALGB/SWOG 80702
Evre 3 kolon kanserinde ameliyat sonrası dönemde yapılan dolaşımdaki tümör DNA’sı (circulating tumor DNA – ctDNA) testleri, son yılların en önemli yeniliklerinden biri haline geldi. Basit bir kan örneğinde, tümöre özgü DNA parçacıklarını saptayan bu test, aslında gözle göremediğimiz minimal rezidüel hastalığın bir yansıması. Bugün biliyoruz ki, ameliyat sonrası ctDNA’nın pozitif olması, klasik patolojik evreleme ve lenf nodu sayısından bağımsız olarak bilinen en güçlü prognostik faktörlerden biri; özellikle kolon kanserinde bu ilişki defalarca gösterildi.
Buna karşın, ctDNA’nın “prognostik” olmaktan çıkıp “prediktif” bir biyobelirteç haline gelip gelmeyeceği – yani sadece kimin kötü gidişli olduğunu göstermekle kalmayıp, aynı zamanda hangi ek tedaviden fayda görebileceğini öngörüp öngöremeyeceği – uzun süredir cevabı aranan bir soruydu. JAMA Oncology’de yayımlanan bu yeni CALGB/SWOG 80702 alt analizinde araştırmacılar, ameliyat sonrası ctDNA pozitif evre 3 kolon kanserli hastalarda, standart adjuvan kemoterapiye selekoksib eklenmesinin; hastalığın tekrarlamadan geçen süresini ve genel sağkalımı anlamlı biçimde iyileştirip iyileştirmediğini incelediler. Kısacası çalışma, ctDNA’yı yalnızca “risk göstergesi” olmaktan çıkarıp, tedaviyi kişiselleştiren bir pusula olarak kullanmanın kapısını aralıyor.
Bu yazı ne anlatıyor?
Ameliyat sonrası ctDNA testi ile evre 3 kolon kanserinde gerçek yüksek riskli hastaları nasıl ayırt edebileceğimizi ve bu grupta selekoksib + adjuvan kemoterapi kombinasyonunun sağkalıma katkısını özetliyor.
Neden önemli?
Çünkü uzun yıllardır kolon kanserinde aspirin/NSAİİ faydası tartışılırken, bu çalışma ilk kez ctDNA pozitif alt grupta selekoksibin gerçekten kime yarar sağladığını somut sayılarla gösteriyor.
Kolon Kanserinde Aspirin/NSAİİ Tartışması ctDNA Çağına Giriyor
Kolorektal kanser alanında aspirin ve nonsteroid antiinflamatuvar ilaçların (NSAİİ) adenoma gelişimi ve kanser riskini azalttığı uzun zamandır biliniyor. Tanı sonrasında da düzenli aspirin/NSAİİ kullanan hastalarda, gözlemsel çalışmalarda daha düşük nüks riski bildirilmiş durumda.
Ancak bu etkiler, tüm hastalara yayıldığında randomize klinik çalışmalarda net ve tutarlı bir faydaya dönüşmedi. Bu durum, şu kritik soruyu gündeme getirdi:
“Belki de her evre 3 kolon kanseri hastası değil, belirli biyolojik alt gruplar COX-2 inhibisyonundan daha fazla fayda görüyor olabilir mi?”
Tam bu noktada devreye dolaşımdaki tümör DNA’sı (circulating tumor DNA – ctDNA) giriyor. ctDNA, ameliyat sonrası kanda saptanan tümör kaynaklı DNA parçaları ile mikroskopik artık hastalığı ve gerçek nüks riskini yansıtan güçlü bir biyobelirteç olarak öne çıkıyor.
CALGB/SWOG 80702: ctDNA ile Yeniden Okunan Klasik Bir Çalışma
Bu analiz, aslında eski ama çok iyi bilinen bir faz 3 çalışmanın (CALGB/Alliance – SWOG 80702) verilerini ctDNA merceğinden yeniden değerlendiriyor.
- Hasta grubu: 2010–2015 arasında tedavi gören 940 evre 3 kolon kanseri hastası
- Adjuvan tedavi: 3 veya 6 ay FOLFOX (5-FU, lökovorin, oksaliplatin)
- Ek tedavi kolu: 3 yıl boyunca günde 400 mg selekoksib veya plasebo
- ctDNA değerlendirmesi: Ameliyat ile adjuvan kemoterapi başlangıcı arasındaki sürede tümöre özgü, 16 hedefli PCR–NGS (Signatera) testi ile
Çalışmanın temel sorusu şuydu: “Ameliyat sonrası ctDNA durumu (pozitif/negatif), selekoksibin sağkalım üzerindeki etkisini değiştiriyor mu?”
ctDNA • PROGNOSTİK GÜÇ
ctDNA Pozitifliği: 6 Kat Fazla Nüks Riski
940 hastanın %81,6’sı ctDNA negatif, %18,4’ü ctDNA pozitif bulundu. Yani her 5 hastadan yaklaşık 1’i ameliyata rağmen kanda hâlâ tümör DNA’sı taşıyordu.
- Hastalığa bağlı nüks / ölüm riski (DFS): ctDNA pozitiflerde 6,12 kat daha yüksek (AHR 6.12; %95 GA 4.66–8.03)
- Genel sağkalım (OS) riski: ctDNA pozitiflerde 5,86 kat daha kötü (AHR 5.86; %95 GA 4.19–8.19)
Bu sayılar, ctDNA’nın evre 3 kolon kanserinde en güçlü prognostik belirteçlerden biri olduğunu bir kez daha doğruluyor.
ctDNA POZİTİF • SELEKOKSİB ETKİSİ
Yüksek Riskli Grupta Belirgin Sağkalım Kazancı
ctDNA pozitif hastalarda, adjuvan kemoterapiye eklenen selekoksib şu sonuçları sağladı:
- Hastalıksız sağkalım (DFS): AHR 0.61 → nüks/ölüm riski yaklaşık %39 azaldı
- Genel sağkalım (OS): AHR 0.62 → ölüm riski yaklaşık %38 azaldı
Çalışmanın özetinde, ctDNA pozitif hastalarda 3 yıllık hastalıksız sağkalımın %22,6’dan %41’e yükseldiği belirtiliyor. Yani neredeyse iki kişiden biri, selekoksib ile ek bir nüks önleme şansı kazanmış görünüyor.
ctDNA NEGATİF • SELEKOKSİB ETKİSİ
Düşük Riskli Grupta Ek Fayda Görünmüyor
ctDNA negatif hastalarda selekoksib eklenmesi:
- DFS: AHR 0.76; %95 GA 0.53–1.09
- OS: AHR 0.85; %95 GA 0.54–1.36
Güven aralıkları 1’i kestiği için, bu grupta istatistiksel olarak anlamlı bir faydadan söz edemiyoruz. Yani ctDNA negatif, mikroskopik artık hastalığı olmayan hastalarda selekoksib rutin ek tedavi gibi görünmüyor.
MSI, PIK3CA ve Güvenlik: Bulgular Ne Kadar Genellenebilir?
Araştırmacılar, selekoksib etkisinin farklı biyolojik alt gruplarda da benzer olup olmadığına baktı:
- Mikrosatellit instabilitesi (MSI) durumu ile stratifiye edildiğinde sonuçlar tutarlı kaldı.
- PIK3CA mutasyon durumu göz önüne alındığında da ctDNA pozitif gruptaki selekoksib faydası kaybolmadı.
Çalışma aynı zamanda güvenlik verilerini de rapor ediyor. Daha önceki CALGB 80702 analizlerinden bildiğimiz üzere, uzun süreli COX-2 inhibitörü kullanımı kardiyovasküler riskler başta olmak üzere bazı endişeler taşısa da bu analizde belirgin yeni güvenlik sinyali bildirilmedi.
Önemli not: SelekoksiB veya diğer NSAİİ’lerin uzun süreli kullanımı, kalp-damar hastalığı, böbrek fonksiyon bozukluğu ve gastrointestinal yan etkiler gibi riskler taşıyabilir. Bu nedenle, bu çalışma ne “her evre 3 hastaya selekoksib yazalım” diyor, ne de ctDNA sonucundan bağımsız bir genellemeyi destekliyor.
ctDNA ile Tedaviyi Kişiselleştirmek: Sıradaki Adımlar
Bu post hoc analiz bize birkaç önemli mesaj veriyor:
- 1. ctDNA, evre 3 kolon kanserinde olağanüstü güçlü bir prognostik belirteçtir.
Pozitiflik; hem hastalıksız sağkalım hem de genel sağkalım açısından 5–6 kat daha kötü bir gidişat anlamına geliyor. - 2. ctDNA pozitif alt grupta selekoksib, anlamlı sağkalım kazancı sağlayabilir.
Yaklaşık %40 oranında risk azalması, özellikle çok yüksek nüks riski taşıyan bu hastalarda klinik olarak dikkate değer. - 3. ctDNA negatif hastalarda ise ek selekoksib rutine girecek düzeyde fayda göstermiyor.
Bu da “herkese aynı tedavi” yaklaşımından biyobelirteçle yönlendirilen tedaviye geçişin altını çiziyor.
Elbette, çalışma post hoc olduğu için sonuçlar hipotez üreten nitelikte ve prospektif, ctDNA hedefli randomize çalışmalara ihtiyaç var. Ancak yön net: geleceğin adjuvan tedavi kararları, yalnızca evre veya lenf nodu sayısı ile değil; ctDNA gibi dinamik biyobelirteçler ile şekillenecek.
Kaynak
Zhang GQ, Meyerhardt JA, Shi Q, et al. Predictive Role of Circulating Tumor DNA in Stage III Colon Cancer Treated With Celecoxib: A Post Hoc Analysis of the CALGB (Alliance)/SWOG 80702 Phase 3 Randomized Clinical Trial. JAMA Oncology. Online yayın: 4 Aralık 2025; doi:10.1001/jamaoncol.2025.5144.



